Gururumuz, onurumuz, öncümüz diyerek başlamak istiyorum Kıymeti büyük bilim insanı Aziz Sancar’ın hayatını yazmaya başlarken… Göğsümüzü kabartan buluşlarıyla ve bu buluşlarını da Türk milletine atfeden yüreği büyük insan.

Elimde incelemeye almış olduğum kitap bir çizgi roman şeklinde tasarlanmış. Kara Karga Yayınlarının küçük çocuklar için bastığı harika kitap. 9 yaş ve üzeri okurların bayılacağı ve özenerek okuyacakları türde, el kitabı boyutunda.

Aziz Sancar, 1946 yılında Mardin’in savur ilçesinde doğmuş, sekiz çocuklu bir ailenin yedinci çocuğudur. Anne- babası okuma-yazma bilmese bile çocuklarının okumasını çok istemişlerdir. Aziz Sancar da 5 yaşında okuma-yazmayı öğrenmiş, pek hareketli bir çocukluk yaşamıştır. Büyük abisi Ankara’ya taşınınca onların yanında gitmiş ve ilkokula Ankara’da başlamıştır. Orada öğretmeni hemen anlamıştır ne kadar zeki olduğunu, ve eğitiminin devam ettirilmesini tembihlemiştir. Lisede futbola ilgilenmiştir. Futbol oynarken tek hayali kaleci olmaktı. Sonrasında ani bir karar değişikliğiyle vazgeçmiş kendimi akademik çalışmalara vermiştir. Liseyi bitirdikten sonra Kimya okumak istediği halde beş yakın arkadaşının ısrarıyla İstanbul Tıp Fakültesi’ne başladı.
1963 yılında başladığı Tıp Fakültesini 1969 yılında birincilikle bitirmiştir. Ardından doğduğu ilçeye dönüp doktorluk yapmaya başlar. Kimya hevesi hiç itmemiştir. Bir buçuk yıl sonra NATO-TUBİTAK Bursuyla Amerika’ya Johns Hopkins Üniversitesi’nde Biyokimya eğitimi almaya gitmiştir.
İngilizce bilmediği için öğrenene kadar bildiği Fransızcasıyla idare etmiştir. Kısa sürede dil problemini çözmüştür. Ancak sürekli aklına takılan sorulardan dolayı sivrilmiş ve 17973’te yenide Savur’a dönmüştür. Bu kısa sürede iletişim halinde olduğu DNA onarımı üzerinde çalışmalar yapan Claud Rupert gelmesini rica eder ve yeniden Amerika haytı başlar. Maddi açıdan sıkıntılı günler yaşar. Yılmadan günlerce, geçlerce çalıştı ve 1978 yılında “MAXICELL (Büyük Hücre) yöntemini buldu. Bu yöntem birçok araştırmacının yolunu aydınlattı. Bu sırada hocasının bulduğu ve nihayete erdiremediği buluşu uzun süren çalışmaları sonucunda tamamlamış ve “Sancar’ın Enzimi” olarak Amerikan Ulusal Bilimler Akademisi’ne seçilmesine büyük katkı sağlamıştır. Bu sırada Gwen adında bir bayanla tanımış ve evlenmişlerdir.

Aziz Sancar1982 yılında Kuzey Carolina Üniversite’sine kabul edilir ve ders vermeye başlar. Burada da hız kesmeden çalışmalarına devam eder ve dördüncü buluşunu:”Transkripsiyona bağlı DNA onarım Mekanizması’nı bilim dünyasına açıkladı.

Aziz Sancar’ın beşinci keşfi de yine DNA onarımı üzerine olmuştur: Protein-DNA bağlanmasında “Moleküler Arabulucu Protein”i keşfetti.1996 yılında araştırmaları sonucunda bulduğu Fotoliyaz benzeri bu gene KRİPTOKROM (CRY) adını verdi. Biyolojik saatle ilgili bu keşfi 1998 yılında Science Dergisi’nin ikincilik ödülünü kazandırmıştır.

ABD’de okuyan öğrencilere yardım etmek amacıyla eşiyle birlikte AZİZ&GWEN SANCAR VAKFI’NI kurarak ABD’nin Kuzey Carolina eyaletinde “ Carolina Türk Evi” isimli bir öğrenci misafirhanesi açtı.
Aziz Sancar, hücrelerin hasar gören DNA’ları nasıl onardığı ve genetik bilgisini koruduğunu haritalandıran araştırmaları sayesinde, 2015 Nobel Kimya Ödülü’nü kazandırmıştır.
Sancar, Nobel Ödülü ile Madalya ve Sertifikasını Anıtkabir’e armağan etmiştir. Ödül, Anıtkabir’deki Atatürk ve Kurtuluş Savaşı Müzesinde sergileniyor. DNA Onarımı, Hücre Dizilimi, Kanser tedavisi ve biyolojik saat üzerinde çalışmalarını sürdüren Sancar, bugüne kadar 415 makale ve 33 kitap yazmıştır.

Karşımızda örnek alacağımız harika bir insan vardır. Yılmadan çalışmıştır, bu çalışmaları bizlere örnek olmalıdır. Bu kitabı kesinlikle alın ve okuyun, kesinlikle okutun. Minnettarım size kıymeti büyük insan Aziz Sancar.

Aziz Sancar
Selin Feldman
Can Baytak
Karakarga Yayınları
2017,50 sayfa