“Ukrayna- Rusya Federasyonu arasında savaş patlak verdiğinde Odessa’da öğrenciydim ve bir ay boyunca karanlık bir oda da mahsur kaldım. Hayatım da büyük bir savaş yaşamamıştım. Bir ay boyunca karanlık bir oda da tekrar gökkuşağını görebilecek miyim diye düşündüm. İşte kitabımı bu duygu ve düşüncelerle yazmaya karar verdim.”

“Masallar; dünya edebiyatının ilk sözlü anlatımları… Küçük birer çocukken uyku vakti kulağımıza üflenen ninniler ve maniler gibi. Geçmişten günümüze anonim masallardan edebi masallara hepsi de binlerce yıl çocukların hayal dünyasını zenginleştirmiş, çocuklara evrensel değerleri aşılamıştır. Çocuk edebiyatı başlı başına yeni bir edebi alan ortaya çıkmasıyla sadece didaktik değil, çocukları estetik değerlerle de tanıştırmış, masaldan edebi keyif almasını sağlamıştır. “

Genç yazar Dilara Duman çocuklara masal anlatmak için ilk kitabını kaleme almış. Destek yayınlarının çocuk-genç yayın grubu Genç Destek yayınlarından çıkan “Mavi Etekli Kız” kitabı hakkında röportaj isteğimi kabul ettiği için kendisine teşekkür ederim.

Sizin çocukluğunuza dönmek istiyorum. Kitap yazmaya başlamadan önce nasıl bir okuyucuydunuz?

Ben çiftlikte çok kalabalık bir ailede büyüyen çocuktum. Çiftliğimizde kuzenlerimle beraber büyüdük. Çiftlik yaşamı, hayatımda özellikle hayal dünyamın gelişmesine çok katkısı oldu. Bu kalabalık ortamda en sevdiğim şey ise kitap okumaktı. Erik ağacımız vardı. Bütün kuzenlerimiz ile erik ağacına çıkar her dala birer birer geçer, kitaplarımızı açar, okurduk. Okuduğum kitapların da gerçek olduğunu düşünür, etkisinden çıkmazdım. Uzun zaman çiftliğimize Peter Pan’ın gelmesini beklemiştim. Gelmeyeceğini anladığım gün de çok üzülmüştüm.

Günümüzde çocuk edebiyatı alanında daha çok çocuk öykü ve romanlarının yazıldığını düşünüyorum. Sizin ise ilk kitabınız çocuk masalı. Bundan sonra da yazacağınız eserlerde masallar anlatmaya devam edecek misiniz?

Masal yazmaya kesinlikle devam edeceğim; çünkü aynı zamanda bir masal anlatıcısı ve terapistiyim. Masallar bizim geçmiş zamanlardan günümüze bilinçaltımıza simge ve sembolleri işlemiştir. Hayal mi gerçek mi? Ben neyin parçasıyım, onu hissetmenin en önemli ögesidir. Ben de masalları anlatmaya, yazmaya devam edeceğim. Bizler Keloğlan, Grimm kardeşler, Binbir Gece masalları ile büyüdük. Çocukluğumuzdan itibaren her birey için masalların hayatımızda önemli bir yer kapladığına inanıyorum. Masalların içindeki simge ve sembollerin çocukları çok etkilediği bir gerçektir. Kırmızı Başlıklı Kız hikâyesinde kırmızı rengin ve başlığın günümüz toplumlarında bir yeri olduğunu düşünüyorum. Simgelerin altında bize mesajlar verildiğini düşünüyorum. Kırmızı Başlıklı Kız’da kurbanın kız olması, Kurt’un erkek olması ve annesinin ormandan gitmemesi için nasihatler vermesi gibi ögeler üzerine çok okudum ve araştırdım. İşte günümüz masallarında ben bu simgeleri ve sembolleri yıkmak istiyorum. Çocukların bilinçaltına en kolay giren ögeler masallar olduğundan ben de bir masal terapisti olarak masallar yazmaya devam edeceğim. Geçmişe dönük baktığımızda masallar geçmiş dönemlerdeki toplumların kültürünü yansıtıyor. Günümüzde bu kültürel ögeleri doğru ve çocuğa yapıcı bir şekilde vererek masalların gerçekleşebileceğine inanıyorum.

Dilara Doman

Çocukluğumuzda bize anlatılan, okumamız istenen masalların kahramanları hep aynı kişilerdi. Kral, padişah, prens veya prenses gibi karakterlerdi. Şimdi ise çocukların kendisi birer kahraman. Masalınızın başkarakterini “Mavi Etekli Kız” olarak belirlerken neyi amaçladınız?

Küçükken hep bize dışarıdan bir kahraman gelip kurtaracak diye inandırdılar. Ama ben şunu vermek istedim: Sizler hepiniz birer kahramansınız. Kitabımın başında da “Bu yolculuğa beraber çıkalım mı?” diye sorarak başladım. “Mavi Etekli Kız” ın renginin mavi olması simgeseldir. Mavinin barışı, huzuru özgürlüğü simgelediği için bir nokta da mavi rengini bunun için seçtim. Ne mavi etekli kıza ne de diğer karakterlere isim koymadık. Çocuklar masalı okurken kendini istediği kişi yerine koysun diye renklerin simgeleri ile özdeşleşmesini istedim. Sadece kitabımı yazarken yanıma bir kız çocuğu ağlayarak geldi ve isminin Alya olduğunu söylemişti. O an ona ağacın ismini “Alya” koyacağıma söz verdiğim için ağaca isim verdim. Masallarda ana karakterin genellikle erkekler olması kadın karakterlerin yardımcı oyuncu olmasından dolayı masalımın ana karakterini bir kız çocuğu seçerek pozitif ayrımcılık yaptım. Birazda benim yolculuğumu anlattığından karakteri kendimle de özdeşleştirdim.

Küçük ama binbir çeşit renklerle dolu, insanların huzurlu ve mutlu olduğu gezegeninize kralın gelmesiyle her şey değişiyor. Kral neden bütün renklere düşman, halkı zorla çalışma kamplarına gönderiyor?

Kral aslında sevgisiz büyümüş dolayısıyla kral sevgisiz büyüdüğü için mutluluk nedir bilmiyor. Kral bu gezegendeki mutluluğu görünce burada yaşamaya karar veriyor. Kral gezegenin gücünü renklerden aldığını fark ediyor. Kral bu güce ulaşmak için bütün renkleri toplamaya çalışıyor. Yetişkinler, krala karşı çıkmasın diye onları çalışma kamplarına gönderiyor ve gezegenin büyümeye ihtiyacı gerek olduğuna inandırarak onun için de çalışmanız lazım, diyerek kandırıyor.

Uzun yıllar huzur içinde yaşayan halk bir krala neden özgürlüğünü teslim etti ? Kötülüğü hiç görmemiş olmak, insanın başına gelince “işin çoktan geçtiği” anlamına mı gelir?

Halkımız çok dürüst, kötülüğü görmemiş, bilmiyor gerçekten kralı da onlardan biri gibi zannediyorlar. O kendi saf duygularına kanıyorlar. Tek gayeleri gezegenlerinin daha iyi bir yer olması. Kral halka diğer gezegenlerin daha güzel daha gelişmiş olduğunu söyleyince halk –hayır, olmaz demiyor. Proaktif düşünüyor. Biz de yapabiliriz diye düşünüyorlar; ama kral art niyetli çıkıyor.

Dilara Duman

Çocuk masallarını yetişkin ve ebeveynlere de tavsiye ediyor musunuz?

Biz büyüdükçe bir zamanlar çocuk olduğumuzu unutuyoruz. İçindeki yetişkin egosuna kapılıp içimizdeki o saflığı ve çocuk naifliğini kaybediyoruz. Özellikle yetişkinlere ve ebeveynlere masallardan uzaklaşmamalarını tavsiye ediyorum. Çünkü o masalcı, o oyuncu tarafımızı beslemezsek daha çok hırslarımıza yenileceğiz. Biz oyun oynamanın heyecanını , merakını unutur ve bastırırsak çocuklara ne verebiliriz. Çocuklardan hiç beklemediğimiz şeyler çıkıyor. Masalın terapi eden aynı zamanda sakinleştiren bir yapısı var. Çocukların okuması kadar ebeveynlerin de okumaya ihtiyacı var. Fuarda çocukları için kitabımı alan anneler, çocuklarından daha önce okumuşlar. Bana gelen mesajlarda bu çocuklar için değil benim için yazılmış, diyen annelerin mesajlarını alıyorum.

İlk kitabınızı yazmaya tam ne zaman karar verdiniz, kurguyu oluştururken sadece çocukluk dönemi anıları mı etkili oldu?

Ukrayna- Rusya Federasyonu arasında savaş patlak verdiğinde Odessa’da öğrenciydim ve bir ay boyunca karanlık bir odada mahsur kaldım. Hayatımda büyük bir savaş yaşamamıştım. Bir ay boyunca karanlık bir odada tekrar gökkuşağını görebilecek miyim, diye düşündüm. İşte kitabımı bu duygu ve düşüncelerle yazmaya karar verdim.

“Mavi Etekli Kız” serüvenini sürdürürken hangi değerleri benimsiyor?

Her rengi bir değerle eşleştirdim. Çünkü değerlerin unutulduğunu düşünüyorum. MEB’in değerler eğitimini baz alarak her rengin evrensel değerini işledim. Kırmızı cesareti, lacivert bilgeliği, mor sezgi gücünü, yeşil şifayı ve barışı, beyaz temizliği, turuncu yaratıcılığı sembolize ettim. Her birini de sevmek ve mutlulukla birleştirdim.

Bugün kız çocukları evlerinin önüne, sokaklara bile çıkamıyor. “Mavi Etekli Kız” gökkuşağının 7 rengini toplamak için dağları, bayırları, denizleri aşıyor. Küçük okurlarınıza ne mesajı vermek istediniz?

Öncelikle kahramanların kendileri olduğunu unutmalarını istemiyorum. Burada özellikle isimlerin olmamasının nedeni kahraman sensin mesajı vermekti. Önceden masallarda her şeyi halleden bir kahraman vardı. Artık bir yolculuk var ve her çocuğun bambaşka bir yolculuğu var. Bu yolculuk çocuğun kendi hayatı, ondan bu kitabı sen yaz, demek istedim. Kitabı okuduktan sonra bu yolculuğa sen çık. Kahramanlar da hep erkeklerden çıktığından ben de naif bir kız kahramanı yarattım. Naifliğini koruyarak, umudunu kaybetmeden, cesaretini yitirmeden, cesaretini gösterirken hırsına kapılmayan bir karakter yaratmak istedim. Şiddetle değil sevgiyle yaklaşan karakter için Mavi Etekli Kıza hayat verdim.

Çocuklarımızı korkularla büyütüyoruz. Ders verirken, nasihat ederken hep korkulardan bahsediyoruz. Ebeveynler çocuklarına barışı, kardeşliği, dostluğu, eşitliği “Mavi Etekli Kız” ile örnek gösterebilir mi?

Gösterirler. Hatta göstersinler istiyorum. Unuttuğumuz şey birlik olmak. Hepimiz insanız, bizi ayrıştıran çok şey olsa da eninde sonunda istediğimiz tek şey güzel bir yaşam sürmek. İyilik yapabilmek, iyiliği hissedebilmek adına kimseyi bu kitapta ayrıştırmadım. Kralın bile bu öfkesinin altında yatan sebep sevgisizlik. Her şeyin yolu sevgi ve iyilikten geçiyor. Bu yüzden önce sev, önce iyi ol, her şeyi halledersin.

İlk kitabınız ile ilgili verdiğiniz cevaplar için teşekkür ederim. Biraz da sosyal hayatınızla ilgili sormak istiyorum. Neler yaparsınız, zamanınızı nasıl değerlendirirsiniz?

Yeni projelerim olacak. Eğitmenim. Aynı zamanda duygusal zekâ, takım çalışması ve iletişim alanında eğitimler veriyorum. Bunun yanında da eğitimler almaya devam ediyorum. Farkındalık, çocuk travmaları, masal terapistliği gibi eğitimler alıyorum. Çok yakında ekip olarak gerçekleştirdiğimiz bir proje var. Arkasından da Eylül’de yeni bir seri kitabım geliyor. Hayatımda masallar olacak hep; ondan yazmaya ve anlatmaya devam edeceğim. “Masal anlatma” projeleri ile daha çok çocuğa ulaşıp çocuklara masalların içinde bu mesajları vereceğim.

Sorularıma gösterdiğiniz nezaket için teşekkür ederim.

Ben teşekkür ederim.