İlkbahar, erguvan, tarih, geçmiş, gelecek… Bu saydığım kelimeleri bir cümle içinde kullanınca aklımıza hangi şehir geliyor, diye sorsam birçoğunuz tereddütsüz “İstanbul” cevabını verirsiniz.

Bunların üzerine bir de Yahya Kemal Beyatlı‘dan ;

“Sana dün bir tepeden baktım aziz İstanbul!
Görmedim gezmediğim, sevmediğim hiçbir yer.
Ömrüm oldukça, gönül tahtıma keyfince kurul!
Sade bir semtini sevmek bile bir ömre değer.”

Orhan Veli’den;

“İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Serin serin Kapalıçarşı
Cıvıl cıvıl Mahmutpaşa
Güvercin dolu avlular
Çekiç sesleri geliyor doklardan
Güzelim bahar rüzgârında ter kokuları;
İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı.”

dizelerini okusam kendinizi bu kadim şehrin sokaklarına bırakmak istersiniz. En azından ben böyle hissettim ve oğlumu da alıp buram buram tarih kokan bu şehri, adım adım gezmek niyetiyle yola çıktım.

Çocuklara, bildiklerimizi anlatmanın en iyi yolu, hikâye tekniğini kullanmak… Ben de bunu yapmaya çalıştım. Ama çoğu zaman nereden başlasam, diye çok düşündüm. Mesela bu güzel şehrin evvela “Kuruluş hikâyesini mi anlatsam, sanat eserlerinden mi başlasam, var olan tarihi yapıların yanında şu an var olmayan yapıları nasıl anlatsam?” diye sorular zihnimi kurcalarken, İstanbul’u anlatan bir iki esere başvurdum. Bu eserleri okuyunca bu defa da “Çocuğa bunları nasıl anlatmalıyım?” diye bir düşünce aldı beni.

Benim İstanbul'umElimde bir kitap olsa, İstanbul’un eski isimleriyle anlatımına başlasa, içinde çocukların anlayacağı gibi çizilmiş bir harita yer alsa, şehrin tarihinden efsanelerine, kültürel miraslarından sanat eserlerine, bayramlarından çarşılarına, yemeklerinden sanatçılarına, sporundan müziğine kadar her ayrıntı yer alsa… Sonrasında bu anlatılanlar etkinliklerle pekiştirilse… İçimden bunları düşünürken elime bir kitap geçti: “Benim İstanbul’um” İstediğim ne varsa, bu kitapta yer alıyordu.

Kitabı Yasemin Gülcü ve Yurdanur Ay Paşa yazmış. Yazarlar aynı zamanda öğretmen… Bu durum eserin başarısını arttırmış. Bu iki öğretmen, bundan birkaç yıl önce “Kendi geçmişimizi, İstanbul’umuzu geleceğimiz çocuklarımıza anlatmalıyız” diyerek “Geçmişin İzinden Geleceğin Peşinde Benim İstanbul’um Projesi” ni hazırlamışlar. Proje, bu sene “İstanbul Rehber ve Etkinlik Kitabı” olarak basılmış. Seksen sekiz sayfadan oluşan kitabın her sayfası dolu dolu. Şehrin hem geçmişini hem bugünün öğreniyor hem de boyama, nokta birleştirme gibi çocukların severek yaptığı etkinliklerle öğrenilenleri pekiştirme imkânı buluyorsunuz. Proje kapsamında yer alan bir kitap olduğu için İstanbul’un birçok mekânında sponsorlar eşliğinde etkinlikler de yapılıyor. Bu etkinliklere katılan, kitabı okuyan çocuklara “Yıldız Çocuk” ismi verilmiş. Hatta kitabın içinde “Yıldız Çocuk Kimlik Kartı” da yer alıyor.

İstanbul’u kitapta yer alan iki kahramanla geziyorsunuz. Çizimler Betül Ünlü tarafından yapılmış. Hayykitap basmış. Çocuklarla İstanbul gezisi yapmak isteyenler için özellikle tavsiye ederim. Keyifli okumalar, iyi gezmeler.

Benim İstanbul’um

Yurdanur Ay Paşa – Yasemin Gülcü
HayyKitap
Çizer: Betül Ünlü
88 Sayfa, 2017