Ben de Çocuktum kitabı yazarın daha önce basılmış ve iki ciltlik olan kitabı Böyle Gelmiş Böyle Gitmez’in çocukları ilgilendiren bölümlerinin Erdal Öz tarafından seçilerek oluşturulmuş bir kitap.Ve yazar kitabın girişinde neden bu adı koyduğunu şöyle açıklıyor.
“Şimdi size açıkça söyleyeyim ki bir zamanlar çocuk olduğumu unutmuş olduğum için, kendi çocuklarıma her zaman iyi davranmadım. ‘Bir zamanlar ben de çocuktum.’ diyebilseydim, çocuklarıma daha iyi, daha hoşgörülü davranabilirdim.”

Aziz Nesin mizah yönü yüksek bir yazar olsa da bu kitapta anlattığı çocukluk anıları ile daha çok düşünmeye ve hayatın gerçeklerini göstermeye çalışıyor. Yokluk ve yalnızlık içinde geçirmiş çocukluğunu hatta hiç çocukluğunu yaşayamamış desek yeri var. Dışarıda arkadaşları ile oynarken o hep camdan seyretmiş. Bayramda bile kıyafet alamadıkları için annesinin babasının eskilerinden diktiği kıyafetleri giymek zorunda kalmış. Canının çektiği bir şekere bile dönüp yan gözle bakmamış. Yazmak için mürekkep bile alamayan bu çocuk babasının kurumlardan hazırladığı kara sıvıyı kullanmış. Kuru ekmeğini çaya bandırıp yumuşatarak yemeği öğrenmiş.

Okuduklarım arasında hiç gökten üç elma düşmedi, hiç mutlu mesut yaşadılar gibi masalsı sözler yoktu kitapta. Hayatın ve yoksulluğun gerçeklerini bir çocuk gözünden bir bir yüzüme çarptı yazar. Kardeşinin çok küçük yaşta ölmesi, annesinin hastalığı, ağır yoksulluk koşulları altında geçen bir çocukluk ile çok erken yaşta büyümek zorunda kalmış.Okurken yazarın bir kere bile isyan ettiğini görmedim, hep kabullenmek zorunda kalmış. Yazarın 10 yaşına kadar aklında kalan hatıralarını anlattığı bu kitap beni derinden etkiledi.

Beni Etkileyenlerden Alıntılar:

TANRIYA ADANAN ÇOCUK
Neden hasta çocuğun, son iyi olma çaresi olarak mezarlığa bırakıldığını sonraları çok düşündüm. Çocuğu doyuracak gücü bile olmayan, doktorsuz, ilaçsız yoksullar, Tanrılarına yakarıyorlar:
“Tanrım!.. işte yavrumu sana bıraktım, yavrumun hastalığını toprağa göm, onu bana dirimli, sağlıklı geri ver!…”

ÇOK MÜREKKEP YALADIK
Benim kullandığım mürekkebi, para vermesin diye babam, evimizin mutfak bacasından topladığı isle kurumdan yapardı. İsten yapılanı oldukça iyiydi, ama kurumlu olanı pürtüklü oluyordu. Bu, kötü bir mürekkepti. Kağıda yayılırdı. Sonra da yalayınca kağıttan çıkmazdı. Oysa öteki mürekkeple yanlış yazılmış bir harfi, bir kelimeyi, kağıdı dilimizle yalayarak silerdik. (Artık kullanılmaz olan “mürekkep yalamak”deyimi buradan gelir.)

Ben de ÇocuktumPASLI TOPLU İĞNE
Elbise idare edilir. Yeni elbiseyi baba, iki yıl giyer. Sonra bu elbise tersyüz edilir. Tersyüz dilince soldaki mendil cebi sağa geçer. Baba iki yıl da elbisenin tersyüz edilmişini giyer. Sonra bu elbise bozulur, evin büyük oğluna göre yapılır. Bir-iki yıl da oğlanlar giyer. Sonra yamalanır. Yama tutmaz olunca, kumaşları uzun uzun kesilir., bu parçalardan renk renk kilim dokunur. Elbisenin serüveni bitmez, sonunda tahtabezi denilen yer silinen temizlik bezi olur.
Herşey, herşey idare edilir.

Aziz Nesin’in dönemin zorluğunu, insanların inanç ve yaşam biçimini ve hatıralarını anlattığı bu kitabı çocuklar önce büyüklerin okumasını isterim. Zaten okuyan çocukların yaşının da 12’den fazla olması gerekiyor ki anlatılanlardan bir ders çıkabilsinler.
Kızım kitabı okuduğu “Bu kitaptan ne anladın” diye sordum.
-Zor bir çocukluk okudum ve üzüldüm.
Ve…
-Halime şükretmem lazım…
Aziz Nesin Mizah yazarı olsa da yaşadığı zorlukları saklamayacak kadar yüce bir yazar. Yaşayamadığı çocukluğunu, söyleyemediklerini, kızgınlıklarını mizah yoluyla ifade ettiğini de belirten dürüst biri.
Hayatımız da hep böyle yazarların olması dileğiyle.
“Bu acılar çekilmeyecek bigün. İnsanlar eşit fırsatlarla yarışa girecekler. Bugün olduğu gibi, ayakları bağlanmış olanla, antrenman yapmış olanları birlikte yarışa sokup,
–İşte hürriyet var, koşun bakalım, kim kimi geçecek!…denilemeyecek.”

Ben de Çocuktum
Aziz Nesin
Adam Yayınları
102 Sayfa, 2005