Gerçekten herşeyiyle muhteşem bir öykü kitabı: Caz Çağı Öyküleri. Bu kitabı okurken yazarına ayrıca hayran kalmamak elde değil çünkü Francis Scott Key Fitzgerald bir yandan caz çağının diğer yandan da yitik kuşağın önde gelen isimlerinden biri olduğu söyleniyor. Caz Çağı Öyküleri, birbirinden farklı, ilginç, Avrupa öyküleri ile karşımıza çıkıyor. Bilge Kültür Sanat’tan çıkan bu kitabın, çeviride emeği geçen Filiz Ofluoğlu oldukça başarılı bir çeviri yapmıştır.

F.Scott Fitzgerald ve eşi Zelda

Ayrıca kapağı sade ve hoş. Tam da o dönemin renklerini yansıtan iki dansçıyı görüyoruz kapakta. Arka kapaktaki barkod kısmının altında ayrıca kapakta bulunan bu iki dansçının George Barbier, Dansçılar adlı ilüstrasyonu olduğu yer almaktadır. Kitabın içeriğinde; ilk öykü yazarı anlatan nitelikte ve daha sonra gelenler ise: Zengin Çocuk, Kır Düşleri,Rıtz Boyu Elmas, Babil’e Son Gidiş, Uyumcu,Kristal Çanak, İnce Uzun Yol, Şekerleme gibi öyküler yer almaktadır. En sonda da yabancı ad ve sözcüklere yer verildiği küçük bir derleme görmekteyiz.

İlk öyküden de anlaşılacağı gibi yazarın hayatı, eşi ile olan ilişkisi, yaptığı işleri , sanatı ve çevresini anlatmaktadır. Fitzgerald tam bir caz çağını yansıtan aydın bir kişiliktir, bu yüzdendir ki öykülerinde ondan ve yaşayışı hakkında bilgiler ediniriz. Özellikle ilginçtir ki yazarın babasına olan hayranlığı had safhadadır. Onu, Great Gatsby ve Tender is the Night eserlerinde ele almış ve anlatmıştır. Bilindiği gibi Great Gatsby romanı beyaz perdeye aktarılmıştır; başrolleri Leonardo DiCaprio ve Carey Mulligan adlı iki muhteşem isim üstlenmiştir. 2013 Mayıs ayında vizyona girmiş olan bu filmin yöntemenliğini Baz Luhrman yapmıştır. Bu eserinin yanı sıra beyaz perdeye aktarılanlar arasında şunlar da vardır: Benjamin Button’ın Tuhaf Hikayesi,Güzel ve Lanetlenmiş, Son Düş…

            12 Eylül 1896’da Minnesota’da doğan yazar, anne tarafından İrlandalıdır. Yazar hem çok yönlü hem de gerçekten olağanüstü hayal gücüne sahip biridir. Bu özelliği ile Ernerst Hemingway onun gerçekten büyük bir yazar olduğunu söyleyip durmaktaydı. Caz Çağı Öykülerinde ise yaşanan aşkları,ihtirasları anlayabilmek için öncelikle Fitzgerald’ı tam anlamıyla bilmek şarttır çünkü eserlerinde kendi yaşamından yansımaları görmekteyiz. Eşi Zelday Sayre ile 1920 yılında evlenmiştir. Ayrıca bu kadın Fitzgerald’ın ilham kaynağıdır. Bunu kendisi de ifade etmiştir. Şöyle ki, karakterlerin çoğunun sözleri karısı Zelda’nın sözleriyle birebir aynıdır. Yazar, gerek yarattığı karakterlerle gerek dönemin entelektüeli olarak en iyi şekilde yansıtıp temsil ettiği bir gerçektir. Olağanüstü kurgu gücüne ve yeteneğine sahiptir.

Caz çağı genç kuşağın artık her yönden özgürleştiği, sınır tanımadığı; eğlenceler , kutlamalar ve sarhoşluklarla geçen bir dönemdir. Yıkıcı ve geçici bir bolluk içinde oluşmuş, bazı ideolojilerin gelişmesine yol açmıştır. Ayrıca makineleşme artmış ve ekonomi üst düzeye çıkmıştır. Bugünki Avrupayı, Avrupa yapan şeklin temelli bu yolla atılmıştır. Müzik ve sanat ilerlemiş fakat kitapta geçtiği gibi: ‘’Gerçek caz bunlar değildi.’’

Caz, gerçek manada New Orleans’tan Chicago’ya kadar uzanan yerdeydi. Yani kitaptan diğer bir alıntı ile: ‘’Gerçek cazcılar(zenciler) , eşyaları eski püskü arabalarının tepesine iple bağlayıp turneye çıkıyordu. Ama bu müzisyenler güçlüydü, dayanıklıydı. Müziğin kendisi gibi. Caz müziği dönemin ihmaline göğüs gerdi sonunda Amerika’nın dünya müziğine katkısı oldu’’ denmektedir.

Bütün bu gerçekleri ayan beyan öykülerinde canlandıran yazar, F. Scott Fitzgrald’ın hiç evi olmamıştır. Yazdıkları ile servet kazansa da kiralık evler ve otellerde yaşamını sürdürdü. Hatta 1937 yıllarında Los Angelas’a yerleştiği sırada Hollywood için senaristlik yapıyordu. En etkileyici kısım ise; 1940’ta son kitabını The Love of the Last Tycoon adlı eseri Hollywood deneyimlerini kapsayan niteliktedir hatta eşine yazdığı bir mektupta berbat bir şekilde gittiğini bu kitaptan bir şey çıkmayacağını söylemektedir.Fakat bu kitabı tamamlayamadan 1 ay sonra hayata veda etmiştir. Henüz 44 yaşında hayata gözlerini yuman yazarın ölüm sebebi kalp krizi olmasıydı. Romanını tamamlayamamış olsa da bu kitap bu yarım haliyle yayımlandı ve eleştirmenlerce bu eserin Fitzgerald’ın en iyi işi olduğu görüşü saptandı.