Kitap İncelemeleri

Bir “Uzun Hikaye”

Mustafa Kutlu 1947 yılında Erzincan’da doğdu. Orta Öğrenimini Erzincan Lisesi’nde, yükseköğrenimini Erzurum Atatürk Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili Edebiyatı Bölümü’nde tamamladı . 1974 yılında öğretmenlik görevinden ayrılarak kuruluşuna katkıda bulunduğu Dergâh Yayınları’nda çalışmaya başladı. Mustafa Kutlu, 24 farklı hikâye kitabına; Şehir Mektupları, Akasya ve Mandolin, Yoksulluk Kitabı isimli deneme kitaplarına ve Sait Faik’in Hikâye Dünyası, Sabahattin Ali isimli inceleme kitaplarına imza attı.

Uzun Hikaye“Uzun Hikaye” olsa da kitabın adı aslında kısa bir hikayedir. Anlatımın zenginliği ve çağrışımların bolluğu böylesine uzun bir hikâyeyi, 114 sayfaya sığdırmış. Bu hikâye uzun göç yollarının göze ve zihne yansımasıdır. Uzun Hikaye, üzerine yapılan incelemelerde eser için “Otobiyografik” bir öykü niteliği taşıdığı belirtilmektedir. Eserin anlatıcısı, genç bir çocuktur. Annesini kaybetmiş, babası ile hayatın zorluklarıyla mücadele eden bir karakterdir. Genç anlatıcının babasının namı “Sosyalist Ali” dir. Genç anlatıcının babası Cuma namazını kılan ve akşamında da meyhaneye içmeye giden bir baba tipidir. Baba okumuş ve entelektüel bir karakterdir. Babasına sosyalist denmesinin de bir hikâyesi vardır. Bir köy okulunda öğretmenlik yapan baba, okul bahçesine türlü türlü meyve ağaçları diker. Bu ağaçlar gel zaman git zaman boy verir, dalları meyvelerin ağırlığında eğilir. Okulun müdürü meyveleri satıp cebine indirir. Bahçeye ağaçları diken baba, müdürden hakkını ister.

Müdür, eşitlikçi istekler üzerine “Komünist misin?” diye sorunca,

Baba:”Evet, sosyalistim.” der.

Yazarın hayatını tam bilmemekle beraber eserin birçok parçasında Kutlu’nun yaşamına dair izler olduğunu hissediyorum. Baba ve oğul tren vagonlarına katılıp Anadolu’nun ücra kasabalarına gidip yerleşir. Elde ne tas ne tarak… Baba haksızlığa boyun eğip, zalime el açmaktansa, yaşadığı yeri terk etmeyi tercih eder.

Çocuk büyür. Babasıyla küçük bir kitap ve kırtasiye dükkânı açarlar. Genç anlatıcı günlerini klasik eserleri okumakla geçirir. Kitap satamasalar da rafları asla kitapsız yalnızlığa teslim etmezler. Genç anlatıcı, zengin bir ailenin kızına âşık olur. Kız da bu aşka karşılık verir ama bildiğimiz aşk hikayeleri gibi sonuçlanmaz. Kız, genç anlatıcımızla kaçmayı kabul etmez.

Kutlu, eseri sohbet havasında kaleme almış. Anlatımı fotoğraf çekimi gibi dizi dizi gözlerimizin önünden akarcasına okunuyor.

Uzun Hikaye,
Mustafa Kutlu
Dergah Yayınları
114 Sayfa, 2013

Etiketler
Daha Fazla Göster

Cem Akar

Okumak, bence sürekli bir eylemlilik ve emeğin en değerli hallerinden biridir. Okumanın somut hali yazmanın, gerekliliğine inandığımdan yazmayı görev bilirim. Kalemimiz adalete, emeğe, barışa, dostluğa, vatana yakışır ve tarafı belli olmalıdır. Öğrencilerine bilgiyi keşfettiren bir öğretmenim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Kapalı