Dünyaca ünlü ‘’Hollanda’nın Mona Lisa’sı’’ veya ‘’Kuzeyin Mona Lisası” olarak tanımlanan, Felemenk asıllı ressam Johannes Vermeer’in İnci Küpeli Kız adlı resminin hikayesi romana aktarılmış ve kitabın yazarı da Tracy Chevalier’dir. Yazar, 1962’de ABD’nin Washington eyâletinde doğmuştur. Yazdığı tarihi romanlarla tanınmış olan Tracy’nin, ilk romanı 1997’de basılan The Virgin Blue’ya başladı ve daha sonra yeniden yayınlandı. Bunu daha sonraki romanlar izledi: İnci Küpeli Kız (1999); Düşen Melekler (2001); Lady ve Unicorn (2003); Burning Bright (2007), William Blake hakkında bir roman; ve Olağanüstü Yaratıklar (2009).Tracy Chevalier’in en yeni romanı, 19. Yüzyılda Ohio’ya göç eden bir İngiliz Quaker’ı hakkında The Last Runaway (2013) romanıdır.

Yazar, İnci Küpeli Kız (Girl with Pearl Earring) romanının ilhamı olan Vermeer’i övmektedir ayrıca bu romanı yazma fikrinin nasıl doğduğunu da açıklamıştır. 19 yaşındayken odasının duvarına asılan Vermeer’in İnci Küpeli Kız tablosunun posterinden yola çıktığını açıklıyor ve yazar; “Vermeer’in tablolarındaki kadınlar bir sır taşıyor gibi gizemli bakıyorlar, birçok hikaye düşünüldü fakat hiçbiri söylenmedi bugüne kadar. Ben bu hikayelerden birini söylemek istedim” diye açıklıyor. Roman bir portrenin gizemi üzerinden yazılmış ve ona birçok anlam yüklenmiştir. Gerçekler ve hayaller iç içe geçmiş ve yazarın eşsiz anlatımı, betimlemeleriyle daha da süslenmiştir. Ayrıca kitap kapağının orjinalliğini bozmadan kullanılmış olması ve kitabın ayrıca 3 dalda Oscar Adayı oluğu filminde çekilmiş olması, sizi kitabı okumaya yaklaştıran unsurlardan.

Romanda 1660’lı yılların Hollanda’sında geçen ve ressam Johannes Vermeer’in asla dillendirilmeyen aşkı ve ev yaşantısı hakkında bilgi sahibi oluyoruz ayrıca dönemin Hollandasını da öğrenme fırsatı buluyoruz. Ressam Vermeer aslında resim yaparak kalabalık ailesine bakmaya çalışan bir sanatçıdır. Biraz melankolik ve aşırı hali olsa da hayat mücadelesinde yerini bu şekilde almıştır. Eve sonradan gelen 17 yaşındaki hizmetçisi Griet, ev halkından gizli olarak ressamın asistanlığını ve modelliğini yapmaktadır ve olaylar bu yönde gelişmeye başlar. Tabii bu genç kız, ressama aşık olur ki ressam da ona olan aşkını tarifleyemez fakat tablodaki bakış açısı aslında her şeyi ele vermektedir.

Ayrıca ressam ölmeden önce kızın potresinin olduğu tabloyu sattığı kişiden ödünç almıştır, bu da onun son isteği olmuştur. İnci Küpeli Kız, bahsedildiği üzere “Hollandalı Mona Lisa” olarak da bilinir. Lahey’de , Mauritshuis’de sergilenen eserin odak noktasındaki kızın kimliği hakkında ve yapılış tarihine yönelik kesin bilgiler yoktur. Sonradan bu tablo üzerinde yapılan araştırmalar modelin hayali değil gerçek olduğu noktasında birleşmiştir. Sırlarla dolu bu gizemli ressam, ardında yine gizemli ve bir o kadar eşsiz bir eser bırakmıştır.

ALINTILAR
‘’Bu sokaktan bütün yaşamım boyunca geçmiştim, fakat hiç bu kadar yoğun biçimde evime sırtımı döndüğümün bilincinde olmamıştım. Fakat sokağın sonuna varıp da evimizin görüş alanından çıktığımda, biraz daha emin adımlarla yürüyüp çevreme bakınabildim. Sabah hala serindi; gökyüzü Delf’in üzerine çekilmiş gri ve beyaz renkli düz bir çarşaf gibiydi.’’

“Katolik ya da Protestan olan resim değildir,” dedi. “Bunu belirleyen, resme bakan insanlar ve bu insanların resimden bekledikleridir. Bir kilisedeki resim, karanlıkta yanan bir mum gibidir -onu daha iyi görmek için kullanırız. Bizimle Tanrı arasında bir köprüdür. Ama bu, Katolik ya da Protestan bir mum değildir. Yalnızca bir mumdur.”

“Yüzünde bir şey değişti, sanki omzumun üzerinden bana bakıyordu da, şimdi doğrudan yüzüme bakıyordu. ‘İmge bir resimdir, bir tablo gibi.’ Başımı salladım. Onun söylediklerini anladığımı düşünmesini her şeyden çok istiyordum.”

“O, sıra dışı bir adam.”

“Yanımda olduğunda soğuğa o kadar da aldırmıyordum. Bana yakın durduğunda, bedenindeki sıcaklığı hissedebiliyordum…”

“Gözlerin çok iri,’ dedi sonra. Yüzüm kızardı. ‘Öyle derler, efendim.”

“Yalnızca hırsızlar ve çocuklar koşar.”

“Evet, yaşam bir aldatmaca. Eğer yeteri kadar uzun yaşarsan, hiçbir şeyin şaşırtıcı olmadığını öğreniyorsun.”

“Büyüleyici… Tıpkı bir Vermeer tablosu gibi… Zaman ve yer sınırlarını aşıyor.”
– The New Yorker

‘’Bir mücevher roman.’’
– Time

‘’Bu romanda herşey bir arada: On yedinci yüzyıl Hollandası üzerine bir inceleme,bir yetişkinliğe adım atış öyküsü ve bir resme nasıl bakılacağını anlatan lirik bir deneme… Sanat tarihçilerinin kafasını yüzyıllardır kurcalayan bir gizeme, çekici bir çözüm… İnci Küpeli Kız’ın böylesine yaratıcı ve parlak bir biçimde canlandırdığın için teşekkürler Tracy Chevalier!’’- The Philedelphia Inquirer

‘’Vermeer’in tablosundan Chevalier’nin romanına geçen ışık, Gökçen Ezber’in çevirisinde sönmüyor, aksine Ezber, romanı Türkçe’nin renkleriyle , gölgeleriyle aktarmakta çok usta.’’
– Saliha Paker

İnci Küpeli Kız

Tracy Cevalier
Bilge Kültür Sanat
Türkçesi: Gökçen Ezber
248 sayfa, 2002