Hepimiz bu seriyle büyüdük. O yüzden tüm kitaplardan ayrı bir yeri vardır bizde. Çünkü bu seri bizim çocukluğumuz, örf ve adetlerimiz, güzel ahlakımız, tur rehberimiz, dostumuz, kiraz ağacımız. Kimse bunu inkâr edemez. Fakat öyle bir durumdayız ki yeni kitaplar ekleniyor seriye ama gençliğine özlem çekenlerin haberi yok. Yeteri kadar yer verilmiyor haberlerde, gazetelerde, sosyal medyada. Onun yerine sabun köpüğü kitaplar boy gösteriyor her yerde.

Geride kalmışlara küçük bir seri turu attırayım çok ipucu vermeden.
1. Bir genç kızın gizli defteri
2. Arkadaşlar arasında
3. Kendi ayakları üstünde
4. Adım adım hayata
5. İşte hayat
6. Şimdi düğün zamanı
7. Hayat devam ediyor
8. Günler akıp giderken
9. Ya sen olmasaydın
10. Taşlar yerine otururken
11. Yıllar sonra
12. Nerde kalmıştık

Çoğunuz biliyorum ki Serra’nın Oktay’la olduğu günlerde kaldı. Belki bazılarınız Oktay’dan ayrılıp Özgür’le evlendiğini de biliyordur. İşte en son 6.kitapta kalanlar çoğunlukta. Ama onun üstüne koskoca 6 kitap daha yazıldı. Son ikisini ise bu sene okudum.

Bu koca seride farklı üç kitap var. Bunlardan bir tanesi 9.kitap. Bu kitabı ben de okumadım açıkçası. Çünkü Serra ve Özgür’ün hayatlarına giren yakınları bir kızı ve aşkını anlatıyormuş. Yani kitap bu kızın üstüne kuruluymuş. Emin olmamakla birlikte onun ağzından yazılmış diyebilirim. Bu yüzden ben 9’u atlayarak devam ettim seriye. 11. ve 12. Kitaplarda ise Serra’nın kızı Selin’le tanışıyoruz. Annesi tarafından “Ben bu yaşlarda günlük tutmaya başladım. ”diyerek teşvik edilen Selin’in ağzından hayatını dinlediğimiz gibi sık sık da Serra’nın günlüğüne konuk oluyoruz. 11.kitapta biraz bu durumu yadırgasam da 12. Kitapta sanki seriyi baştan okuyormuş gibi hissetmeye başladım. Ama kötü anlamda değil. O hissi tekrar yakalamış kitap. Yeni olaylar, günümüzdeki yeni durumlarla bezenmiş bir İpek Ongun karakteri daha ve bu karakter Serra’nın kızı. Yani ona her yönden benziyor. Bu yüzden özlediğimiz o satırlara yeniden kavuşuyoruz.

Yıllar önce bu seriyi okurken hepiniz de benim gibi Serra’yla , kiraz ağacıyla arkadaş oldunuz, onun sayesinde günlük tutmaya başladınız, biliyorum. Hepimiz Oktay’a deli gibi âşıktık ve 6. Kitapta ona çok kızdık, bunu da biliyorum. Ama fark ettiniz mi ? Şimdi belki de Serra gibi bir anneyiz ya da olacağız. Peki, biz bu kitapları okurken şimdiki gençlik hangi kitapları okuyor ? Aslında hiç bu konuya girmek istemiyorum ama tekrar söylüyorum ki anneler çocuklarının istediği romanları hemen almak yerine hiç değilse bir arka kapağını okusun. Bu kitap çocuğuma ne katacak?, diye düşünsün. Çünkü gençlik kitaplarında alkol, sigara, cinsellik gırla gidiyor. Oysa İpek Ongun kitapları öyle mi? Duyarlılığı ,hoş görüyü, sevgiyi, saygıyı yani kısacası bir ebeveyn tarafından anlatıldığında ders gibi sıkıcı gelebilecek öğütleri hiç sıkmadan mükemmel bir şekilde kitaplarında işliyor. Bizi gezdirmediği yer kalmadı. Ürgüp, İtalya, Paris, Çeşme, İstanbul, Ankara… Bize yaşatmadığı duygu kalmadı. İnşallah bu seri sonsuza kadar sürer. İnşallah bilinçleniriz de bu tarz kitaplar tekrar hak ettiği yeri bulur.

“Biliyor musun arkadaşım, iyi işler yapmak istiyorum.

Benden küçüklere yararlı şeyler öğretmek istiyorum.

Hayvanların hayatını iyileştirmek istiyorum.

Temiz sokaklar, temiz parklar, temiz denizler istiyorum.

Tüm apartmanların balkonları çiçeklerle bezeli olsun istiyorum.

Bir şeyler yapmak gerek.

Bunları hayata geçirmek için bir yerden başlamak gerek.”

Gençler elini taşın altına koyuyor.

Selin, annesi Serra’dan izin koparıp Çeşme’ye, kuzinlerinin yanına döner. Ve eğlence başlar. Tabii beklenmedik olaylar, duygusal sorunlar da Selin ve arkadaşlarının peşini bırakmaz.

Eski, yeni aşklar… Neşe, hüzün, kuşku… Ve Selin’in içine düştüğü büyük açmaz… Tüm bunların yanı sıra gurur duyulan “iyi işler”.

(Tanıtım Bülteninden)

Bir Genç Kızın Gizli Defteri
İpek Ongun
Artemis Yayınları
352 sayfa