“Çoktan kabuk bağladığını düşündüğüm yaralarım vardı. Yanılmıştım. Yazmaya başlayınca onlar da bir bir sızlamaya ve bazen de kanamaya başladı.”

Tarık Tufan’ın şehrin ötekilerine atfettiği kitabı Bir Adam Girdi Şehre Koşarak. İç yaralarından bahsediyor kitabında sizin de yaralarınıza dokunarak. İnsan hayatından, kapitalizmden, annelerden, kadınlardan, kabilelerden, yazarlardan, kahramanlardan, Rabbimizden, Kudüs’ten, Filistin’den, Gazze’den, modern zamanın hesaplanabilir bir Tanrı yaratma anlayışından, dualarımızı yarım bırakan adamlardan…

Kısa kısa yazıyor yazarın günlüğü gibi hissediyorsunuz. Bazen umutlu bazen yorgun. Geçmişe özlemimizi yokluyor yüreklerimizde, hani şu eşyayla bile başka türlü ilişkilerimizin olduğu zamanlara. Eşyalara anlam kattığımız tüketip bırakmadığımız bazen dertleştiğimiz bazen ısınsın diye kıyafet diktiğimiz eşyalara. Yani “eşyanın ruhunu görebildiğimiz zamanlara.”

İllaki sözleriyle dokunduğu bir yer vardır sizin de ama dediği gibi bu kitap “şehrin ötekilerine.” Kitaptan kısa bir dinleti bırakıyorum sizlere.