Beyaz Gemi

Beyaz Gemi
9 Üslup
8 Akıcılık
9 Kapak
9 Fiyat
8.8

Eserlerini Rusça ve Kırgızca kaleme alan Cengiz Aytmatov’un en çok okunan ve beğenilen eserleri arasında Beyaz Gemi’de yer almaktadır. Eserlerinde genel olarak modernizm karşısında tabiatın tahrip edilmesini, yabancılaşmayı, Kırgız Türkleri’nin hayatlarını ve Ruslaştırma politikasına kadar pek çok meseleyi konu olarak kaleme almış başarılı bir yazardır.

Beyaz Gemi adlı romanını da efsaneler, türküler, cümle ve kelimelerle sembolleştirip baskıcı sistemin insanlar üzerinde ki etkilerini, diktatörlüğünü, çocuk gibi en masum bir yüreği bile nasıl yobazlaştığını gösteren bir eserdir.

Beyaz Gemi romanı 7-8 yaşlarında isimsiz bir çocuğu anlatıyor. Çocuk San-Yaş Vadisi’nde üç evlik yedi kişinin bulunduğu, erkeklerin koruculuk yaptığı bir bölgede yaşıyor. Dede, çocuk ve dedenin karısı aynı evde, Orozkul Eniştesi karısıyla bir evde, işçisi Seydahmet karısı küçük bebeğiyle diğer evde yaşamaktadırlar. Hiç görmediği annesi ve babası tarafından çok küçük yaşta terk edilmiş “Kıvrak Mümin” lakaplı dedesine emanet edilmiş.

Sarılacak annesi, babası hatta bir kardeşi bile olmayan bu çocuk her şeyini doğa ile paylaşıp ona sığınan hayalperest, sevgiye muhtaç küçük bir yürek. Dedesinin dürbünü ile beyaz gemide bulunduğunu düşünen ve bir balık olarak babasına ulaşmak ve her şeyi anlatmak gibi masum hayalleri var. Okurken yüreğinizin bir tarafı bu çocuk için hep üzülüyor. Üvey ninesi tarafından hiç sevilmiyor. Bekey Teyze’sinin çocuğu olmuyor diye kısır olarak suçladığı karısını döven Orozkul Eniştesin’den korkuyor. Ona iyilikle davranıp yalnızlığını sarmaya çalışan bir tek dedesi var.

Dedesinin anlattığı masalları çok seviyor özellikle Maral Ana efsanesini. Mümin dede kendilerinin Maral Ana soyundan geldiğine inanıyor. Onları kutsanmış ve koruyucu olarak görüyor, bu yüzden Buğu soyundan gelenler Maral Ana’ya inanır diyerek torununa da aşılıyor.

Kitapta ki bu efsaneyi bile okurken insanların güç ve çıkar çatışmalarını, doğaya ve hayvanlara ne kadar zarar verdiğini, onları bile kendi çıkarları doğrultunda nasıl kullanıp yok ettiğini görmek mümkün.

Roman iyi başlamadığı gibi iyi bir şekilde de bitmiyor. Ama yazarın vermek istediği mesaj gayet açık ve net. Kitaptaki hikâyede yazar çocuğun gözünden yönetimine eleştirisel bir yaklaşım getirmekte. Dede gelenekçi, çalışan ve ezilen taraf, Orozkul ise diktatör, zorba ve yozlaşmış bir kişi olarak karşımıza çıkıyor. Çocuk ise aralarında en masum, belirsiz bir geleceğin arasında ezilen taraftadır. Yazar kitap sonunda iyilik ve kötülüğün bağdaşmadığını göstermek istiyor. Mümin dedenin yaşına rağmen bakmak zorunda olduğu insanlara sorumluluk duyup pes ederken, çocuk yaşayamadığı bir hayatta ahlaki değerlerini üstün tutup geleceği olarak kabul ettiği Beyaz Gemi’ye doğru sonsuz bir yolculuğa çıkıyor.

Alıntılar:

“Ee, oğlum, insanlar akılları ile değil de zenginlikleriyle tanınmaya, büyüklenmeye kalkışırlarsa, bunun sonu kötü olur.

Ee, oğlum, ozanlar böyle övgü, böyle dalkavukluk yarışında bulunurlarsa, ozan, ozan olmakta çıkar, şarkının, şiirin düşmanı haline gelir.

Ee, oğlum, eski zamanda atalarımız, zenginlik gururlanmayı, böbürlenmeyi, gururlanma-böbürlenme ise baştan çıkmayı, çılgınlığı getirir derlermiş.

Ee, oğlum, paranın hüküm sürdüğü yerde, güzel söze ve güzelliğe yer kalmaz.”

“Kendi ayıbını örtmek isteyen başkalarının yüzüne kara çalar.”

“Böyleleri hiç tükenmiyor. Her zaman istediklerini elde ederler. Kurtulmak mümkün değil onlardan. Her yerde izini bulur, her yerde karşına çıkarlar. Keyifleri için başkalarının canını çıkarırlar da sonra yine onlar haklı olurlar. Ah, hiç tükenmiyor böyleleri, hiç.”

“İnsanların sofrada tek kelime konuşmadan oturmaları, ama kafalarında şüpheli, kötü düşünceler olması kadar sıkıcı, fena bir şey yoktu.”

“İnsandaki çocuk vicdanı, tohumdaki öz gibidir. Ve o öz olmadan tohum filizlenemez, gelişemez. Yeryüzünde bizi neler beklerse beklesin, insanoğlu doğdukça ve öldükçe, insanoğlu yaşadıkça, hak ve doğruluk denen şey de var olacaktır.”

Beyaz gemi
Cengiz Aytmatov
Ötüken Yayınları
Türkçesi: Refik Özdek
168 Sayfa, 2016

0

Yorumunuzu Ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.