Kitap İncelemeleri

Baudolino – Umberto Eco

Umberto Eco denildiğinde aklımıza hemen filmi de çekilen “Gülün Adı” gelir. Ancak, Eco “Baudolino” ile tekrar ortaçağın karanlık günlerini aydınlatıyor ve bizi de buna davet ediyor. Kendisi ile aynı memleketten olan bir karakter olan Baudolino’nun üzerinden ilerleyen kitap, Hristiyan dünyasından İstanbul’daki Latin İmparatorluğuna ve başka medeniyetlere doğru yapılan yolculuğu bize aktarıyor.

Baudolino İtalya Piemonte’nin güneyinde bir köyde büyür. Milano ve Pavia arasında bir yerde savaşta olan Kutsal Roma-Cermen İmparatoru Friedrich Barbossa ile karşılaşır ve onun dikkatini çeker. Baudolino’yu yanında alan Friedrich onu manevi oğlu ilan eder. Friedrich’in akrabası Otto tarafından eğitimine başlanan ancak daha sonra Paris’te eğitimini sürdüren Baudolino aslında usta bir yalancıdır. Paris’teki eğitiminden sonra Friedrich’in danışmanı olan ve ona akıl veren Baudolino’nun aklında sadece bir şey vardır o da Doğuya hakim olduğuna inanılan Rahip Johannes’in ülkesine ulaşmaktır. Bu uğurda Rahip Johannes’in ağzından Friedrich’e mektup bile yazar. Friedrich ile III. Haçlı seferine katılır. Daha sonrada Rahip Johannes’in ülkesini aramaya koyulur.

Kitabın arka kapağında yer alan şu cümle kitabın aslında kısa bir özeti gibi; “Erken Ortaçağ, karanlık bir dönem olarak gibi kötü bir üne sahiptir. Umberto Eco Baudolino’da bu döneme aydınlık, ışıklı bir elbise giydiriyor.”

BaudolinoKitap tamamen Baudolino’nun ağzından Yunan tarihçi ve devlet adamı Niketas’a anlatma üzerine kurulmuştur. Umberto Eco kitabın bölümlerini çok uzun tutmamış ve okuyucuyu uzun bölümlere hapsetmiyor.
Romanın, “Gülün Adı” kitabındaki polisiye havasından çok tarihi havası var. Okurken ilk başlarda size beklediğinizi vermese de kitabın içine girdikçe kurulan hayaller, oynanan oyunlar ve düş kırıklıkları ile karşılaşıyorsunuz. Yazar kitabı tarih sırasına göre yazarak kafa karışmasının da önüne geçmiş. Coğrafyalar arasında gezindikçe Anadolu’da var olan kültürleri de gözlemleyebiliyoruz. Her geçtiğimiz yerde kitaba yeni karakterler katılıyor. İlerledikçe de hiçbir yerde göremeyeceğiniz coğrafyalara ve orada yaşayan ilginç karakterlere şahit oluyorsunuz ve tabi ihanetlere…

Bazen uzun monologlar bazen sıksa da bu dinleyicinin merakından ve Baudolino’yu bölmek istememesinden kaynaklanıyor. Eco, eğer anlatıcıyı bölmüş olsaydı kitaptaki bütünlük bozulma tehlikesiyle karşı karşıya kalırdı.

Etiketler
Daha Fazla Göster

Özkan Köprülü

1989 yılında İstanbul’da doğdu. İlk ve orta öğrenimini İzmir’de, lisans eğitimini Atatürk Üniversitesi, Gazetecilik Bölümünde tamamladı. Çeşitli kuruluşlara ve kişilere basın danışmanlığı hizmeti veriyor. Yazı yazmaya okulda başlasa da esas olarak arkadaşının kendi sitesi için yazmasını istemesi ile daha sistemli bir yola girdi. Yazı serüvenini daha sonra birkaç sitede daha sürdürdü. Son olarak burada kitapcafe.com sitesinde yazmaya başladı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Kapalı