Film gibi bir hikâyesi olan bu muhteşem şehrin giderek grileştiği ve çürümeye bırakıldığı bu günlerde, artık az sayıda kalan toprak parçası içinde kendini gösteren çiçeklerden ve betonlara isyan eden rengârenk meyve ağaçlarından takip edebiliyoruz baharı. Şehrin biraz dışında kalan ormanlık alanlar ve sahiller ise herkesin malumu, ‘temasal’ konutların tehdidi altında. Fakat bu karanlık tabloya rağmen erguvanlar hala filizleniyor ve bazı gelenekler hala devam ediyor. Bu geleneklerin en önemlilerinden biri de İstanbul Film Festivali.

Ellerinde festival kitapçığı ile Emek, Atlas ve Beyoğlu sinemaları önünde bilet sırasına giren, iki film arası, İstiklal’de koşturarak bir şeyler atıştırmaya giden o güzel insanlar, bu yıl 6-17 Nisan arası tekrar bir araya gelecek. Tabii artık Emek yok! En son 2009 yılında festivale kapılarını açmıştı ve sonra hiç açılmamak üzere kapandı ve yıkıldı. “Olsun, Emek’in karşı komşusu Sinepop ve yenilenen Yeni Rüya Sineması hala var.” dedik, dememize kalmadan Cercle d’Orient’un yenilenme süreci ile iki dostu en son 2010’da gördük. Fitaş, arada görünüp kayboldu, hala açık olsa da kendisine, 2016 yılından sonra festival zamanları ulaşılamıyor. 2013 yılında ise aramıza Feriye katıldı.

Balkonlu güzel salonu ve Boğaz manzaralı fuaye alanı ile gezegen üzerinde film izlemenin en keyifli olduğu yerlerden biriydi. O da 2016’dan beri festivalde yok. Tek tesellimiz ise hala ayakta oluşu. Ama yine de güzel haberler de gelmiyor değil. 1967 yılında kapılarını açan ve Kadıköy’ün en eski sinemalarından biri olan Kadıköy Sineması bu sene festival programında yerini aldı. Bu yıl festivale katılan Kadıköy Sineması’nın yanında bildiğiniz gibi Atlas, Rexx ve destansı direnişi ile ayakta kalmayı başaran Beyoğlu Sineması, sinemaseverleri ağırlamaya bu yıl da devam edecek.

Baharın Habercisi: İstanbul Film Festivali

37. kez düzenlenen İstanbul Film Festivali’nde bu yıl, Aram Gülyüz, Perihan Savaş, Osman Şahin, Arif Keskiner ve Cevdet Pişkin, Sinema Onur Ödülleri’nin sahibi olacaklar. Ayrıca 1986 yapımı, yönetmenliğini Bilge Olgaç’ın yaptığı başrolünde Perihan Savaş’ın oynadığı İpekçe filmi restore edilmiş haliyle Dünden Bugüne Türk Klasikleri bölümünde yerini alacak. Bunun yanında usta yönetmen Ingmar Bergman’ın 100. yaşı, özel bir bölümle anılacak. Türkiye’den 10 yönetmenin kendilerini en çok etkileyen Bergman filmini seçtikleri bu bölümde gösterimleri bizzat kendileri sunacak.

Yazımın sonunda festivalin bazı bölümlerinden, dikkatinizi çekebilecek filmler önereceğim. Şimdiden herkese keyifli seyirler.

Uluslararası Yarışma: Ev – Köpek – Tuzdan Kaide

Sinemada İnsan Hakları Yarışması: Ayaz – STYX

Türkiye Sineması: Yol Kenarı – Put Şeylere – Kuluçka

Vodafone Red Galaları: Köpek Adası – Saplantı – Lean On Pete

Dünya Festivallerinden: Ona İyi Bak – Üç Tepe

Genç Ustalar: Karanlıklar Vadisi – Kuzgunlar

Mayınlı Bölge: Köpuzlar – Sefil Hayat

Antidepresan: Abrakadabra – Ağacın Altında

Musikişinas: Radiogram

Çiçek İstemez: Gizemli Dil – Madeline Madeline’i Oynuyor