Tuba Ayar

83 İÇERİKLER3 YORUMLAR

Akilah Azra Kohen- Gör Beni -İki Devrin Hikayesi-

Azra Kohen kalemini daha öncesinde okuyanlar bilir. Eserlerinde tek bir ana tema tek bir yön ve tek bir konu bulmak zordur. Karakterler farklı yollardan aynı düzene hizmet ederler. Azra Kohen’in deyimiyle Biz’e…   Biz, için başlanan bu hayata Kohen anlattıklarıyla ve araştırmalarıyla destek verir. Bunun için romanlarda nadiren...

John Steinbeck’in kaleminden düşündürücü bir öykü “Fareler ve İnsanlar”

Kitabımız nehirlerin, yamaçların, söğütlerin, kumlu toprakların, patikaların, genç erkeklerin ve işsizlerin betimlemesine dayanan bir anlatı ile başlıyor. Ardından öykünün baş karakterlerini Lennie’yi ve George’u tanıyoruz. George, zeki bir mevsimlik işçisi aynı zamanda Lennie’nin de hayatındaki tek yol arkadaşı. Lennie ise oldukça güçlü ve kuvvetli ancak akli dengesi...

Kendini Bilmek

Sosyolojide, felsefede ve düşünce kitaplarında önemi her geçen gün artan bir isimdir Michel Foucault. ‘Kendini Bilmek’ kitabı da ilk kez 1982’de Vermont Üniversitesi’nde verdiği “Kendini Biçimlendirme Teknikleri” seminerine dayanmakta ve kitap seminerin kısmen kayda geçirilmiş halini yansıtmaktadır. Kitap sekiz bölümden oluşmakla birlikte Foucault ile bağlantılı diğer düşünürler üzerinden de...

İmaj ve Takva

Fatma Barbarosoğlu’nun kaleminden okuduğum ilk kitap: imaj ve takva. Öncelikle Fatma Barbarosoğlu’dan bahsedecek olursak İ.Ü. Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü’nü bitiren Barbarosoğlu, “Tasavvufi Eğitimin Değerlendirilmesi” başlıklı teziyle yüksek lisansını tamamlamış ve “Modernleşme Sürecinde Moda- Zihniyet İlişkisi” adlı teziyle de sosyoloji doktoru olmuştur. İmaj ve Takva kitabına dönecek olursak kitap farklı zamanlarda...

Sosyal Bilimlerde Nesnellik İmkânsız Mıdır?

Sosyal bilimlerde nesnellik tartışmaları en temel meselelerden birisi olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu tartışmalara düşünürlerin metodolojik görüşlerinden önce birer açıklama getirmek gerekirse öncelikle bilim anlayışlarının doğuşuna ve gelişimine bakmamız gerekmektedir. Ancak bu sayede yapılacak olan bir cevap düşünürlerin metodolojisinin daha iyi anlaşılır olmasını sağlayacaktır. Bilgilerimizi sistematik olarak gruplandırdığımızda karşımıza iki türlü...

Hayal Meyal…

Kaybedecek hiçbir şeyi olmayan insanları en çok rahatlatan şey belki de ‘anlatmaktır.’ Olduğu gibi bütün çıplaklığıyla… Dinleyici buna ne kadar hazırdır veya bir okur? Anlatılanların gerçekliği empatiyle ölçülmez anlatılanların gerçekliği dinleyenlerin onu ne kadar yaşadığıyla ölçülebilir. İnsan ölümle ismini bilimsel anlamda yan yana koyduğunda istemsiz bir geri dönüş yaşıyor...

Türk Sosyolojisinin Ana Sorunları

Türk sosyolojisi, Türkiye’de sosyoloji geleneği oluşmadan önce kendisine bazı sosyolojik anlayışlar belirlemiş ve bu anlayışlara bağlı kalarak Batı sosyolojisinin getirdiği tanım ve açıklamalarla yurdumuza aktarılmıştır. Sezer, kitabının başında Türk sosyolojisine dair birkaç yolun bulunduğunu belirterek bunları şu şekilde açıklamaktadır. Ya Batı’nın getirdiği açıklamalar evrenseldir ve bu nedenle açıklamalar Türkiye üzerinde...

Türk Modernleşmesinde İki Denge: Niyazi Berkes – Mümtaz Turhan

Türk düşünce tarihi dönem itibarıyla geçirdiği sancıların yanında düşünürlerin geçirdiği sancılarla da kendisini gösteren bir sürece karşılık gelmektedir. Bu karşılığın Türk düşünür dünyasında birçok ismini bulmak elbette mümkündür ancak burada yalnızca iki isimle birlikte Türk modernleşmesindeki farklılıklar ve sosyal değişmeler belirlenecektir. İlk olarak Türk düşününde batı sorunu adlı...

Sosyolog, İdeolog ve Bir Teorisyen: Ziya Gökalp

Gerek Türk sosyoloji tarihinde gerekse Türk düşünce tarihinde kilit bir isim olan Ziya Gökalp’i Sosyolojizm ekolü içerisinde değerlendirebilmek mühimdir. Ancak bu değerlendirme Gökalp’in düşünce süreçlerinde farklılıklar yaşaması ve bunları eserlerinde yansıtması gereği ile ve Türk düşünce tarihinin köklü değişimler içermesi sebebiyle de değerlendirmelere hep muğlak ve eksik bir alan...

Osmanlı’da Kurtarıcı ve Kurucu Misyon Bir Bilim: Sosyoloji

Osmanlı devleti tarih sahnesinde uzun süre kalabilmiş imparatorlukların başında gelmektedir. Bu imparatorluk sürecinde toplumsal yapı millet sistemi içerisinde farklılıklara dayanmakla birlikte aynı zamanda bu farklılık üst bir bütünlüğe de karşılık geldiği için mühimdir. Çünkü bu bütünlük ve farklılık toplumsal yapının zor okunmasına rağmen aynı zamanda birçok düşünürün kendisini temellendirebilecek...