Genel

Araştırmacıların Hala Açıklayamadığı 10 Antik Gizem

1. Antikythera Düzeneği

Antikythera Düzeneği
Antikythera Düzeneği

2000 yıllık Antikythera Düzeneği antik Yunan döneminden bir gemi enkazında bulundu ve “ilk bilgisayar” olarak adlandırıldı, kurmalı kadran sistemi ile çalışan bu aygıt Güneş’in, Ay’ın, beş gezegenin gökteki zamanlarını bir takvim eşliğinde takip edebiliyordu. Ayni zamanda Ay’ın formlarında (dolunay,hilal,yarımay vb.) zamanlarıyla birlikte takip edebilmekteydi. Bu aygıt sonraki 1000 yıl boyunca icat edilecek aygıtlara göre çok karmaşıktı, bu da uzaylılar tarafından getirildiği düşüncesini uyandırıyordu. Birçok bilimadamı bu teoriye karşı çıkıyor olsada, hala antik Yunanlıların kendi çağlarının bu kadar ötesinde bir aygıtı nasıl yaptıklarından emin değiller.


2. Voynich El Yazması

Voynich El Yazması
Voynich El Yazması

Voynich El Yazması Orta Avrupa’da 600 yıl öncesinde yazılmıştır, ama akademisyenler hala sayfaların ne anlattığını ya da hangi dilde oldukları konusunda bir fikre sahip değiller, sebebi bu el yazısı ile olan alfabeye sahip bilinen tek yazı olmasıdır. Araştırmacılar her sene yeni çeviriler denemekte, ama su ana kadar hiçbir çeviri tam olarak kabul edilemedi. Kısa bir zaman önce yapay zekâ kelimelerin İbranice olduğunu ve kodlama yöntemiyle yazıldığı önerisinde bulundu (önceki uzmanlarında önerilerinin ayni olduğu gibi), ama bu yöntem sadece kelimelerin yüzde 80’ini İbraniceye çevirebilmiştir, bunun yanında da anlamsız cümleler de meydana getirmiştir.


3. Kavanozlar Ovası

Kavanozlar Ovası
Kavanozlar Ovası

Laos’un dağlarında, bir alan Kavanoz Ovası’na ev sahipliği yapmaktadır. Bu oldukça büyük kavanozlar — bazıları 3 metre boyunda — 2500 sene öncesinden geliyor ve kimse onların neden orda olduklarını bilmiyor. Yakınlarındaki insan kemikleri bu kavanozların gömülme veya çürüyen cesetlerin yakılmalarından önce saklandıklarını ya da cenaze işleminin başka bir kısmına götürülme amacı taşıdıkları düşüncesini ortaya koyuyor. Orada yasayanlar bütün bu araştırmalar dışında bu kavanozların mittik bir dev için viski veya pirinç rakısı taşıdıklarını ve bunların o devlerin düşmanları yenmesini kutlama amacı taşıdıklarını söyler. Vietnam savaşından kalma hala patlatılmamış ABD bombaları hala o alanlarda bulunmaktadır, bu sebeple 60 kavanoz ovalarından sadece 7 tanesi halka açık durumdadır.


4. Roma Dodecahedronu (12 yüzlü şekil)

Roma Dodecahedronu
Roma Dodecahedronu

Bu gizemli objeler isimlerini 12 kenarlarından almaktadır, ama uzmanların kabul edebildiği tek şey sekli olarak kalmaktadır. MS.100 ve 300 yılları arasında bronz veya tas ile yapılmış ortası bos bir objedir, Roma Dodecahedron’larının ne ise yaradıkları hala fazla tartışılan bir konudur. Bazıları 12 kenarın Zodyak Kuşağı (burçlar) ile alakası olduğunu düşünmektedir, başka kimseler ise bu objelerin silah, oyuncak veya dini sembol oldukları önerisinde bulunur.


5. Nazca Çizgileri

Nazca Çizgileri
Nazca Çizgileri

MS. 1 ve 700 yılları arasında Peru’nun Nazca halkı pas renkli kayaların içini 30-38 cm oyarak alt katmanlarında daha açık renkli taşları ortaya çıkarmışlardır. Sonuç olarak hayvanların, bitkilerin, insanların ve geometrik şekillerin devasa resimleri ortaya çıkmıştır ve en iyi bir uçak yardımı ile gözlemlenmektedir. Bazı acayip teoriler bu şekillerin uzaylılara ya da antik astronotlara işaret olduğunu söyler, ama uzmanlar bile gerçekçi olan teorilerin doğruluğu konusunda bir bütünlüğe varamamıştır. İlk akademisyenler Nazca Çizgilerinin astronomi ile alakası olduğunu öngörmüştür, yakın zamanlı teoriler ise bu şekillerin tanrılardan yağmur dilenmesi için yapıldığını tartışır.


6. Paracas Şamdanı

Paracas Şamdanı
Paracas Şamdanı

Andes Şamdanı Peru’da olan bir taşlaşmış kum tepesinde Nazca Çizgileri gibi oyulmuştur fakat kendine ait gizemlerini sunduğu görülmektedir. 182 metre uzunluğundaki eser MÖ. 200 senelerinde yapılmıştır, ama kimse neyi simgelediği konusunda bir fikre sahip değildir. İsmi Samdan olmasına rağmen görüldüğü üzere bir şamdanı temsil etmemektedir. Bazıları Viracocha’ya (İnka’lı yaratılış tanrısı) övgü amaçlı yapıldığını söyler, bazıları da halüsinojenik boru çiçeğini simgelediğini ve etkisi altına gireni kendine çektiğini söyler.


7. Thonis-Heracleion

Thonis-Heracleion
Thonis-Heracleion

2700 yıl öncesinde, Mısır liman şehri Thonis-Heracleion Akdeniz’e geçiş görevini üstleniyordu, ama şehir merkezi binlerce yıl zaman içinde kaybolmuştu. 2000’lerin ilk senelerinde bir grup dalgıç antik eserlere rastladı. Zamanla, Mısır kıyısında denizin altında gömülü olan köprüleri, 5 metre heykelleri, hayvan lahitleri ve başka birçok mucizevi ögelere sahip olan bir şehir buldular. Arkeologlar böyle bir şehrin nasıl Akdeniz’in altında son bulduğu hakkında emin değiller, ama MÖ. 1. yy. sonlarında, tsunamilerin, depremlerin ve yükselen deniz seviyesinin kombinasyonuyla toprağın yeterince yumuşayıp MS. 800 yılına kadar tamamıyla şehrin battığına inanıyorlar.

8. Linear A

Linear A
Linear A

İki birbirinden uzak ama benzer yazı çeşitleri —Doğrusal A ve B— antik Girit röliklerinde bulunmuştur, ama araştırmacılar bu
Konuda hala kafalarını kaşımaktadırlar. Yunan temelli Doğrusal B 1952 de çözümlendi ve harflerden daha çok heceleri simgeliyordu. Yine de bu bilgi Doğrusal A yazı çeşidini çözümlenmeye yetmedi. Doğrusal A yazı çeşidinin MÖ. 1800 ila 1450 arasında kullanıldığı söylenmiştir.


9. Dogū

Dogū
Dogū

Japonya’nın Neolitik Jōmon döneminde yaratılan, Dogū kilden yapılan figürlerdir, hayvan ile insan birleşimi bir sekle sahiptirler. Arkeologlar yaklaşık 18 bin adet Dogū bulabilmiştir, 2300 ila 10000 yıl öncesine kadar tarihlendiğini söylemişlerdir, ama ne için kullanıldıkları konusunda hala bir bilgi sahibi değillerdir. Bazıları oyuncak gibi günlük obje olarak kullanıldıkları teorisine sahiptirler, bazıları da doğurganlık sembolleri olduklarına.


10. Sacsayhuaman

Sacsayhuaman
Sacsayhuaman

Birçok kişi İnkaların Peru’nun Cusco şehrindeki tas yapılar konusunda sorulara sahiptir. İlk düşüncelerde bir kale olduğu öngörülmüştür, ama sonraki kanıtlar ile seremoni amaçlı kullanıldıkları önerisi verilmiştir. Kullanılışı her ne olursa olsun Sacsayhuaman’ın mimari özellikleri hayret verici ölçüdedir; taşları öyle bir mükemmel şekilde yerlestirilmişki sıva olmamasına rağmen sağlam bir şekilde yerli yerinde durulmaları sağlanmıştır, çok iyi yerleştirilmiş olsalarda bütün taslar ayni sekle sahip değildir, bu düşüncede isçilerin bu dizaynı inşa sırasında yarattıkları düşüncesini ortaya koyar. Buna ek olarak taşların 100 tondan daha fazla ağırlığa sahip olma olasılığınıda düşünecek olursak bu taşların hareket ettirilmesi kendi içinde bir basari olarak görülebilir. Sacsayhuama antik bir gizemdir.

Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Kapalı

Reklam Engelleyici Algılandı

Merhaba Size daha fazla kaliteli içerik sunabilmek için sitemize reklam engelleyiciyi kapatarak destek olabilirsiniz. Teşekkür ederiz :)