Amak-ı Hayal

Tarih:

Yazar:

Kategori:

Dini, hisli, mistik… Sanırım bu üç kelime romanın metaforunu yansıtmaya yetiyor hatta artıyor bile. Raci’nin gün gün kaleme aldığı yazılar onun kendi içinde dem bu dem nasıl değiştiğini gözler önüne seriyor. Aslında Raci; iyi aile eğitimi almış, dini açıdan zihnini doyurmuş biri olarak gözümüzde canlandırılıyor. Ardından tesadüfen mezarda karşılaştığı bir meczup onun tüm düşüncelerini alaşağı ediyor. Meczubun dışı yokluk, içi varlık hali Raci’yi düşünce denizinde kulaç atmaya zorluyor.

Önceleri sık sık önünden geçip yüzünü bile çevirmeye medet ummadığı mezarlığı günden güne mesken tutar hale geliyor. Meczubun mezarlıktaki barakasında Raci’ye çaldığı ney onu mistik âlemle buluşturup kendini sorgulamasına sebep oluyor.

Romanın içinde yer alan bazı kısımlar aslında yazarın bize anlatmak istediğini özetler niteliktedir. Hatta yazar; roman kahramanı Raci’nin kişiliğinde felsefenin insanı gerçek mutluluğa ulaştıramayacağını göstermek istemiş ki başarılı da olmuş.

Amak-ı HayalRomanda baştan sona vahdet-i vücud anlayışı ve onun öğretileri anlatılmaya çalışılmış, Raci karakteri üzerinden anlayışın içsel yolculuğu mistik bir havayla okuyucunun düşünce dünyasına sunulmuş. Fena makamları diye adlandırılan zulüm, gurur, hiçlik … gibi metaforlar üzerinde durulmuş.

1910’da yazılmış olan Amak-ı Hayal, hayalin derinlikleri anlamına gelmektedir ve Tasavvuf edebiyatının en önemli eserleri arasında yer almaktadır. Bilmeyenler için açıklamak gerekirse “vahdet-i vücud” anlayışı Tasavvuf inancında yaratan ile yaratılanın tek kaynaktan geldiğini, âlemde görünen her şeyin Allah’ın bir yansıması olduğunu anlatır.

Amak-ı Hayal
Filibeli Ahmet Hilmi
Kum Saati Yayınları
160 sayfa, 2011

TAKİPTE KALIN

43,124BeğenenlerBeğen
529TakipçilerTakip Et
102TakipçilerTakip Et
581TakipçilerTakip Et

Oturduğun Yerden Yola Çıkaran Kitaplar

Dünya’nın ortak gündemi; Koronavirüs ile birlikte “sosyal mesafe”, “karantina” ve “izole yaşamak”. Artık hepimiz zamanımızın büyük bir bölümünü evde geçiriyoruz. Bu günlerde...

Son Ada; ‘Her hikaye kendi biçimini bulur’

"Her hikaye kendi biçimini bulur." Son ada, son liman, el değmemiş bir sığınak kibirle karşılaşırsa ne olur? Kargaşa mı...

Evde kaldığımız bu dönemde insanı mutlu edecek filmler

Günlerimizin neredeyse tamamını evde geçirdiğimiz bu dönemde, evdeki zamanı keyifli hale getirmenin değeri giderek artıyor. İlk akla gelen elbette televizyon. Birbirinden güzel...