KitapKitap İncelemeleriKonuk Yazar

1984 – George Orwell

1984, George Orwell’in politik içerikli romanıdır. İlk bakıldığında çoğu kişiye sıkıcı ve gereksiz bir kitap gibi gelebilir. Ya da çok ağır izlenimi uyandırabilir. Yalnız kitabı dikkatli okuduğunuzda politik içerikli bir kitabın bu denli akıcı bir üslupla anlatılması önyargılarınızı kıracaktır. Eser, 1947-1948 yıllarında yazılmıştır. Kitapta, faşist-baskıcı tavra sahip iktidar acımasızca eleştirilir.

“SAVAŞ BARIŞTIR, ÖZGÜRLÜK KÖLELİKTİR, BİLGİSİZLİK KUVVETTİR.”

Bu felsefe kitabın tümüne hakim ve birçok defa karşınıza çıkacak bir cümle. Kitapta, her şeyi bilen ve gören bir devlet toplumun tümüne hakimdir. Totaliter bir yönetim şekline sahip olan Okyanusya, tam anlamıyla sıkı yönetilmektedir. Ülke, Büyük Birader olarak anılan bir lider ve Ingsos(İngiliz Sosyalizmi) Partisi tarafından yönetilmektedir. Parti, iktidarını sürekli gözetim ve muhbirlikle sağlamlaştırmaktadır. Politik anlamda tek rakip ise devrim sırasında Büyük Birader ile aynı tarafta bulunmuş olan fakat sonradan yönetimle fikir ayrılığına düşerek Parti aleyhtarı bir tutum izleyen Emmanuel Goldstein’dir.
Kalabalık bir yeraltı örgütünün lideri haline geldiği söylenmektedir fakat hikayede kendisinin ve hatta Büyük Birader’in bile hayatta olup olmadığı anlaşılamamaktadır. İlgi çeken kavramlardan birisi de “Düşünce Polisi” dir. Bu sayede otorite korunmaktadır. Ve her şey düşünce polisi tarafında izlenmektedir. Din yasaktır. Zevk, eğlence içerikli her şey çoğunlukla yasaktır. Cinsellik yaşanılmaz, çocuk yapılmaz. İnsanlar enerjilerini buna yöneltip tüketmemelidir.

Kitabı okuduğunuzda şunu açıkça göreceksiniz ki, insanlar doğal bir takım ihtiyaçlarını (yeme,içme,cinsellik gibi) uygun ortamlarda gideremedikleri takdirde bu enerji fazlasıyla bastırılarak psikosomatik denilen birtakım belirtilere sebep olmaktadır. Beden ağrıları buna örnektir. Bunun yanında yanlış şekilde bastırılan birtakım dürtülerin de kişi, zaman, yer perspektifinde ne gibi sonuçlar doğurduğunu görme noktasında da başarılı buldum.Kitabı okuduğunuzda çok net göreceğinizi düşünüyorum.
İşin acı taraflarından bir diğeri de masum ve tertemiz dünyaya gelen çocukların zihinleri negatif yönde işlenerek kendi öz anne babalarına oldukça acımasız davranabileceklerini de gösteriyor. Ya da 2+2=4 diye bildiğimiz bir kavram dahi insanların zihinlerinde 2+2=5” yaklaşımını bile kabul edecek şekilde yeniden şekillendirilir. Geçmiş geleceği, şimdi ise geçmişi denetim altında tutuyor.

Her ne kadar ütopik olsa da kitabı objektif bir biçimde değerlendirdiğimizde hiçte yabancı olmadığımız olayları içerisinde barındırıyor. Dünyada, 1984’deki yönetim anlayışına benzer faaliyetler ne yazık ki hala sürmektedir. Fazlasıyla gerçek bir eser. Şahsi görüşüm; dünya da tam anlamıyla eşitlik denilen kavram hüküm sürdüğünde bu romanın geçerliliği kalmayacaktır. Ama bunun dışında hızlı ilerleyen çağımızda Orwell, nokta atışları yaparak okuyucuyu esere çekmeyi başarıyor. Sıradanlıktan uzak ve dikkatle okunması gereken bir kitap. Ben beğendim, keyifle okudum. Sizlere de tavsiye ederim.

1984
George Orwell
Can Yayınları
352 sayfa

Güray Özdemir
https://www.instagram.com/gryz01/

Etiketler
Daha Fazla Göster

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Kapalı