Yağmurda Dans

8 Üslup
10 Akıcılık
10 Kapak
7 Fiyat
8.8
Ayşe Ayhan diğer yazısı

Juliette Sobanet Siyah Kar adlı fantastik kitabından tanıdığımız bir yazar. Aynı yayınevinden daha önce çıkan kitabında da yine zaman yolculuğu teması hâkimdi. Yazar bir seri gibi hem Paris’e hem de geçmişe sihirli bir şekilde dönmeye dair hikâyeler yazıyor. Siyah Kar adlı kitabını okuduysanız bu kitabın seri niteliği taşısa da farklı karakterlere sahip ayrı bir kitap olduğunu söylemeliyim. Yine de her kitabını havada birkaç şey bırakarak sonlandırmayı seviyor yazar. Bu yüzden devamını hep bekliyorum nedense.

Claudia 35 yaşında, evli bir adamdan hamile, hamileliği süresince ise başka bir adama çok âşık olan bir evlilik terapisti. Âşık olduğu kişiye onunla tanışmadan önce başka birinden hamile olduğunu açıklayacağı sırada onun nişanlı olduğunu öğreniyor. Bütün bunlar olurken büyükannesinin dans atölyesinde tanıştığı yaşlı bir kadının verdiği kolyeyle geçmişe dönüyor. Geçmişte 1959 yılının Paris’inde kendini Ruby adında genç bir dansçı olarak buluyor. Üstelik en yakın arkadaşı da büyükannesi. Geçmişte Ruby’nin hayatında yanlış gitmiş olan şeyler Claudia’nın hayatını da etkilediğinden ona her şeyi değiştirme şansı tanınıyor. Beş gün içinde hatırladığı ve hatırlayamadığı anılarıyla başka bir kadının bedeninde boğuşurken dansçı kızlardan birinin cinayetinin zanlısı olduğunu da öğreniyor. Hem cinayeti çözmeye hem de kaderinde yanlış gidenleri değiştirmeye çalışırken aşkı da buluyor. İki dünya arasından sıkışıp kalıyor. Geleceğe dönebilirse bebeğine kavuşacak ama 1959’da âşık olduğu adamı yitirecektir.

İtiraf etmem gerekirse Siyah Kar’ı daha tutarlı bulmuştum. Başlarda ondan daha güzel olduğunu düşünerek okusam da son sayfalarda sık sık gözlerimi devirmekten kendimi alamadım. Çok akıcıydı. Heyecanlı ve merak uyandırıcıydı. Ama merak uyandıran her şey klişe bile olamayacak kadar garip bir şekilde birbirine bağlandığından hayal kırıklığına uğradım. Fantastik öğelerin olduğu kitaplarda yine de bir parça gerçeklik aranır. Bu kitapta yoktu. Kim onları niye geçmişe gönderiyor, niye karakterin her adım atışında başka bir doğaüstü olay yaşanıyor anlayamadım. Kitapta tüm sorular, tüm mantık “Şimdi anlatamam, sen kafanı takma, geleceğini düşün, zamanı gelince anlayacaksın.” Gibi cümlelerle geçiştiriliyor, geçiştiriliyor, en garip olaylara en basit bahaneler uyduruluyor. Sanki finalde bir ilkokul çocuğuna vermişler de sonunu uydurmuş havası vardı.

Severek ve merak ederek okuduğumu yineliyorum ama keşke yazar hikâye üzerine biraz daha kafa yorsaydı o zaman fantastik kitapları “Bana ne! Ben şimdi de böyle olsun istiyorum.” havasında yazmaması gerektiğini öğrenirdi.

Yağmurda Dans
Juliette Sobanet
Arkadya Yayınları
Türkçesi: Oğuz Barış
392 sayfa, 2017

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.