Uzun Beyaz Bulut Gelibolu – Buket Uzuner

9 Üslup
9 Akıcılık
9 Kapak
9 Fiyat
9
Nergiz İnce diğer yazısı

“Gelibolu’nu ayazı serttir. Ege’den hiç beklenmeyecek kadar hırçındır, insafsızdır. Uğultulu seslerle ürkütücü bir hikâye anlatarak dolaşan rüzgâr insanı döver, hırpalar. Sessiz ve incecik yağan erken bahar yağmuru, rüzgarın anlattığı ürkütücü hikayeyi anlamış kadar içini titretir insanın.”

Adına yakışır bir girişle başlıyor kitap. Çanakkale savaşının mevsime istinaden yazılmış olduğunu düşünüyorum. Kendi memleketim olduğu için rahatlıkla çok yerinde bir tespit olduğunu söyleyebilirim. Soğuk, sert rüzgârında etkisiyle burnunuzun ucundan başlayarak ayak parmaklarınızı dahi hareket ettiremeyeceğiniz kadar iliklerinize işler.

Romancı, hikayeci ve gezi yazarı olan Buket Uzuner’i tanımak ve eserlerini okumak için ilk önce bu kitabı seçtim; iyi ki de seçmişim diyorum.

Uzun Beyaz Bulut Gelibolu kitabı tarih kitaplarında anlatılmayan Çanakkale savaşını, karakterlerin kişisel duygularıyla harmanlanmış bir kurguyla dönemin gerçeklerini gözler önüne seriyor. Yazarın üç yıl süren araştırmaları sonucu ortaya çıkan kitapta Osmanlı teğmeni Ali Osman Bey ile Anzak Er Alistair John Taylor’ın ailelerine yazdığı mektuplar ele alınarak geçmiş tarihin gizemi ortaya çıkarılmaya çalışılıyor.

Yeni Zelandalı olan Victoria Taylor 2000 yılının Mart ayında Gelibolu’ya gelerek savaşta kayıplar listesinde olan dedesinin mezarını ve onun geçmişine ait bir şeyler bulmayı ummaktadır. Sadece tarih kitaplarında okuduğu savaşı dedesinden kalma mektuplarla birleştirerek dilini hiç bilmediği bir yerde geçmişin peşine düşerek gerçekleri öğrenmeye çalışır. Ona eşlik eden turist rehberi Mehmet ile birlikte Ece Yaylası köyünde aksi bir ihtiyar olan Beyaz Hala ile geçmişte dolaşmaya, anlatılanları bir dedektif gibi araştırmaya başlar.

İkisinin de karşılıklı olarak okuduğu mektuplarda savaş dönemi ve yaşanan psikolojik çöküş daha bir gözler önüne seriliyor.

Gelibolu“Ege Denizi’nin üstü cesetlerle doluydu ve tarifinde zorlandığım o muhteşem mavi-yeşil rengi artık kıpkırmızıydı. Hatta sonunda filikayla kıyı arasında cesetlerden bir iskele oluşmuştu. Hayır, yanlış yazmadım, suyun üzerinde yüzen cesetler yan yana dizilerek bir iskele inşaa etmişlerdi. Deniz, Türklerin üzerimize attığı bombaların şarapnelleriyle köpük köpüktü. Biraz önce bize güzelliklerini sunan Ege Denizi, Gelibolu’ da öfkeden kudurmuş, kıpkırmızı kesilmiş, sanki bizi reddediyordu. Bizse sanki topluca intihar ediyorduk. Bizi Türkler değil, o yanlış sahile çıkarma emri verenler öldürüyorlardı.”

Yazar, kitapta öyle bir hava yaratmış ki aynı savaşı geçmiş ve günümüz olarak iki defa değerlendirmiştir. Mektuplarda askerlerin anlattığı savaşı birebir yaşarken Beyaz Halanın bu savaşı kendi görüşü ile değerlendirmesi, milliyetçilik duygularını daha bir ön saflara çekmektedir.

Viki ile birlikte bizde tarihin sadece kitaplardaki gibi olmadığı destanlar yazarak kazanılan bu vatan toprağının gizli kalmış tarihini öğreniyoruz. Çanakkale Savaşı’ın sadece topla tüfekle değil de acıyla, özlemle, açlıkla da harmanlanmış bir savaş olduğunu dönemin gerçekleriyle gözler önüne seren, elinizi uzatıp dokunabileceğiz bir anlatıma şahit oluyoruz.

Tarihi konunun etkileyiciliği sade bir anlatımla birleşince ortaya harika bir kurgu çıkmış. Okurken aklım hep o dönem hakkında bildiklerim ile bu kitaptan öğrendiklerim arasında gidip geldi. Yazarın, Beyaz Hala karakteri ile duyduklarını ve çocukluğuna ait anılarını anlatması, bende o döneme ait daha duygusal bir hava yarattı.

Savaşın tek taraflı olmadığı, her iki tarafında ağır kayıplar verdiği; buna rağmen iki düşmanın insanlığa verdiği dostluk dersi harika işlenmiş. Kitabın tanıtım yazısında da söylediği gibi: Tarih düz okunacak bir metin midir? Ve tarih yeniden yazılmalı mıdır?

Uzun Beyaz Bulut Gelibolu
Buket Uzuner
Everest Yayınları
342 Sayfa, 2016

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.