Unutma Beni

Unutma Beni
9 Üslup
10 Akıcılık
10 Kapak
10 Fiyat
9.8
Huriser Balcı diğer yazısı

Unutma Beni, hem küçüklere hem büyüklere yazılmış bir masal, bir başka deyişle, umudun hiç bitmediği bir farkındalık yolculuğu adeta. Belki anlatım tarzı olarak yerli Küçük Prens yakıştırması bile yapılabilir.

İda isimli küçük bir kız çocuğunun, köyünden uzaklaşması ve konuşabilen, eşsiz güzellikteki kar lalesiyle karşılaşması ile başlıyor masalımız. Sırf kendi bencilliği için laleyi toprağından koparması sonrasında, yolunu kaybeden İda’yı ve lalesini çok uzun ve meşakkatli bir eve dönüş serüveni bekliyor. Maceralarının sonuna gelebilmek için, haftalar, aylar boyunca, dört mevsimi yaşadıkları bir zaman dilimi süresince, bazen aç susuz yürüyerek dağları taşları aşıp, büyük dağın zirvesine varmaları gerekiyor.

İda ve lale, bu yolculukları esnasında karşılaştıkları kişilerden çok şey öğreniyorlar. İda, yolculuğunun başında karşılaştığı “masalcı çoban”dan “en yüksek dağın bile sanıldığı kadar yüksek olmadığını” öğreniyor. Bu umut ekilmese İda’nın kalbine, İda belki göze alamayacak, baştan vazgeçecek bu yolculuktan. Sonrasında bu umut, karşılaştığı iyi kalpli ağacın, gökte parlayan yıldızları onlara fark ettirmesiyle devam ediyor.

Yolculuğundaki sonraki durak, ormanda konaklayan gezgin bir Çingene grubu oluyor. Bu o kadar hayat dolu bir grup ki, İda ve lalenin umutla dolmaması mümkün değil. Grubun en yaşlı ve bilgin üyesi Patia’nın İda’ya söylediği sözler İda’yı yoluna devam etmesi için şevk veriyor. Patia’nın “Bir damla, orman doğurabilir.” cümlesini aklının bir kenarına kaydedip yoluna devam ediyor. Bu sırada toprağından uzun süredir ayrı kalan ve günden güne güçsüzleşip, yapraklarını kaybeden laleye iltifat etmesi gerektiğini de kendi yaşındaki Çingene çocuktan öğreniyor. Patia’dan öğrendiği “Hayal etmezsen, hiçbir şey olmaz” fikri, bundan sonraki yolculuğu esnasında kedisine yoldaş oluyor.

“Her şeyi bilmediğini bilen” Sokrates vari bir bilginle de kesişiyor yolları. Bilgin’in daha önce karşılaştığı leylekle benzer sözleri İda’yı şaşırtıyor, bir gün bu fikrin onların hayatlarını kurtaracağından habersiz.

“Uçurumdan düştüğünde kimse gelip bir çift kanat vermez. Oturup o kanatları kendin yapmalısın.”

Aslında İda, bu yolculuk esnasında karşılaştığı kişilerden eve dönüş yolunu değil, hayatla ilgili pek çok şey öğreniyor. Her öğrendiği bilgiyi, kendi kişiliğine katarak, yolculuk boyunca uygulamaya devam ediyor. Bu kazandığı farkındalığı sadece kendisine değil başkasına yardım etmekte de kullanıyor.

Sonrasında karşılaştığı, kurt, dağ köyü çocukları, çatlak topraktan çıkan küçük fidan ve zirvede bekleyen gezginden öğrendiklerini de kendi kişiliğine katarak, İda şimdiki İda’yı inşa ediyor. Yolculuğun başındaki İda ile sonundaki İda aynı değil.

“Giden ve dönen aynı kişi değildir asla.”

Laleyle olan dostlukları ve bağları öyle güçleniyor ki, lale kendisinin bu kötü hallere düşmesine sebep olan çocuğu çoktan affetmiş, hatta artık görünmez bir bağla birbirlerine bağlı olduklarını düşünüyorlar.

Şunu da belirtmeden geçemeyeyim. Kitabın en başından itibaren kafamda canlanan görüntüdeki küçük çocuk, kesinlikle bir erkek çocuktu. İda cinsiyeti belli etmeyen bir isim zira. Kitap kapağında da bir kız çocuğu resmedildiğini fark ettikten ve kitabın ortalarına doğru kız çocuğu olduğunu belirten ifadeleri okuduktan sonra bile beynim, erkek çocuk görüntüsünü değiştiremedi. Sanıyorum İda’yı Küçük Prens ile ve Yüzüklerin Efendisi romanının yüzük taşıyıcısı karakteri Frodo’nun çıktığı uzun ve zorlu yolculuktaki sefil halleriyle bağdaştırmamdan kaynaklanıyor.

Belki hepimizin bildiği ama üzerine kafa yormadığımız, unuttuğumuz basit gerçekler, farkına varıldığında, bazen hayatımızı değiştirebilecek boyutta öneme sahip olabilirler. Kitapta bunun gibi pek çok gerçeği İda ile birlikte biz de fark ediyoruz. Çingene Patia’nın İda’nın geleceğiyle ilgili sözü aslında hepimize bir mesaj niteliğinde:

“Yolculuğunun sonunda amacına ulaşacaksın ama yolculuğun bitmeyecek.”

Kendi içimize doğru olan yolculuğumuz hiçbir zaman bitmez, yeter ki yola çıkalım.

Unutma Beni
Aslı Eti
Kırmızı Kedi Yayınları
148 sayfa, 2016

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.