Semerkant

Semerkant

Batı’nın gözbebeği Doğu’nun nadide çiçeğini taşıyor! Hayyam, bize nasip olan şu güzel anı keşke kalkıp görseydin!

Kitabın bittiği bu cümlelerle başlıyorum yazıma.

Her bitiş bir başlangıç değil midir? İşte bu kitabı okurken böyle düşünmek gerekiyor tam manasıyla. Amin Maalouf’un okuduğum ilk kitabı Semerkant. İyi ki tanıdım dediğim yazarlardan biri ve iyi ki tanıdım dediğim kitaplardan biri oldu.

1949 Beyrut doğumlu Lübnanlı yazar, kitaplarını Fransızca yazmasına rağmen birçok dile çevrilmiştir. Kitaplarında genellikle doğuya ait öğeleri çok iyi işlemektedir. Doğuya ait gelenek ve görenekleri mutlaka tanıtır. Birçok kitabında Osmanlı Devleti ve Türkiye üzerine yorumlara da rastlanmaktadır. Kitapları roman tarzında yazılmış da olsa sosyolojik temalar sürekli olarak işlenir.

Semerkant (özgün adı, La Samarcande), Ömer Hayyam’ın Rubaiyat adlı elyazması eserinin 1072 yılında Semerkant’ta başlayan ve 1912’de Titanik’te biten hikâyesini ele alıyor. 11.y.y ile satırlarına başlıyor. Hayyam’ı, Nizamülmülk’ü, Hasan Sabbah’ı anlatıyor yakinen. Birbirlerini nasıl tanıdıklarını ve birbirleriyle olan ilişkilerini öğreniyoruz buradan. Hayyam ile Cihan adlı kadın şairin ilişkilerini ustaca bir anlatımla izliyoruz. Hasan Sabbah’ı tanıyoruz sonra. Selçuklu Hükümdarı Melikşah’a ve veziri Nizamülmülk’e yaptıklarını, Alamut Kalesinin nasıl Haşşaşiyan kalesi olduğunu, burada insanlara yapılanları okuyoruz. Rubaiyat’ın nasıl kaybolduğunu fark etmeye çalışıyoruz.

Sonra bir bakmışız 20.y.y.dayız. Benjamin Omar ve Şirin’i tanıyoruz burada . Hayyam’a olan hayranlıklarından dolayı, Lesage çiftinin oğulları Benjamin’e Omar ismini koymaları, Omar’ın isiminin verildiği bu bilgini merak edip Rubaiyat’ın peşine düşmesini ve bu sebeple İran’a uzanan yolculuğunu öğreniyoruz. Burada İran Şahı’nın torunu Şirin ile tanışmalarını, birbirlerine aşık olmalarını izliyoruz. Rubaiyat artık ikisinin ortak noktası olmuştur. Bulabildiler mi?
Ya da sonrasında neler yaşadılar?
Okuyup tüm bunları sizlerin görebilmesi için olay örgüsünden daha fazla bahsetmeyeyim.

SemerkantÖmer Hayyam’ın Rubaiyat’ının çevresinde iç içe iki öykü bizim gördüğümüz… 20. yüzyıl başlarında İran’da gerçekleşen modernleşme hareketlerini iyi anlamamız ve değerlendirebilmemiz için dersler çıkarabileceğimiz, önemli tarihi ve siyasi olaylar bulunmaktadır kitapta. Bemjamin Omar’ın ağzından anlatmış yazar bize olanları. Dili sade ve akıcıdır. Bir sonraki sayfayı çevirme isteği uyandıran bir kitap oldu. İki hikaye arasındaki bağlantı da çok şaşırtıcı ve güzeldi.

Gerçeklik ve kurgunun birbiriyle muhteşem bir ezgiyle buluştuğu bu adresi görmek, bilmek, tanımak anlatılmazdı. Okumanızı şiddetle tavsiye ederim. Yazımı birkaç alıntıyla sonlandırıyorum. Daha sonra, yine güzel kitaplarla buluşmak dileğiyle.
Keyifli okumalar…

“Sonraki aylarda üçüncü dereceden denklemleri ele alan çok ciddi bir eser yazmaya girişti. Bu cebir eserinde Hayyam, bilinmeyen sayıyı göstermek için Arapçadaki ‘şey’ terimini kullanmış;İspanyolların ilmi eserlerinde Xay olarak geçen bu kelime zamanla kısaltılıp sadece ilk harfine indirgenmiş, sonra da x tüm dünyada bilinmeyen sayının simgesi haline gelmişti.” (sy.43)

“Çin kağızı bu. Semerkant atölyelerinin bugüne kadar ürettiği en iyi kağıt. Maturid mahallesinden bir Yahudi, benim siparişim üzerine tamamen dut ağacına dayalı kadim bir tarife göre imal etti bunu… bu kitabı sakla. Ne zaman ki zihninde bir mısra şekillense, dudaklarına yaklaşıp dışarı dökülmek istese hiç düşünmeden tut, bastır onu ve sır gibi saklayacağın bu varakların üzerine yaz. Yazarken de Ebu Tahir’i düşün.
Kadı bu hareketinin, bu sözlerinin edebiyat tarihinin en iyi saklanmış sırlarından birine yol açacağını bilebilir miydi? Ömer Hayyam’ın o muhteşem şiirinin dünya tarafından keşfedilmesi, Rubaiyat’ın tüm zamanların en özgün eserlerinden biri olarak baş tacı edilmesi, Semerkant yazmasının tuhaf yazgısının öğrenilmesi için tam sekiz yüzyıl beklemek gerekeceğini tahmin edebilir miydi?”

Semerkant
Amin Maalouf
Yapı Kredi Yayınları
318 sayfa

4 Yorum

  • Güzel bir tanıtım yazısı olmuş. Kitaptan aldığınız son paragraflar vermek istediğiniz msj nedir?

  • Seni yürekten tebrik ederim paylaşımın beni öok memnun etti. Seni daha önce neden okumadım? Ama bundan sonra takipteyim.Semerkand ‘ı gördünmü bilmiyorum. Gezmediysen şehirlerin incisini görmelisin. Ben çok beğendim

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.