Oğuz Kağan / Diriliş ve Turan

8 Üslup
8 Akıcılık
8 Kapak
8 Fiyat
8

Yazar Lokman Aydoğan’nın Türk destanlarını, tarihsel bilgilerle birlikte kurgulayarak anlattığı seri romanı Oğuz Kağan’ın ilk kitabı Diriliş’tir. Burada Oğuz adlı beyin Kağan olma süreci anlatılmaktadır.

“Düşümde ulu bir otağ gördüm. Taştan yapılmış bu otağ, yükseldikçe daralıyordu. O kadar yüksekti ki Gök Tanrı’nın tahtı bu otağ sanırdın. Bir ip beni boynumdan içeri çeker gibiydi. Girmek istemesem de ayaklarıma söz geçiremiyordum. Otağın içinde ilerlerken sağımda, solumda odalar ve odaların içerisinde taş masalarda yatan ölüler gördüm.En son odaya vardığımda taş masada yatan bendim. Korkup çıkmak istedim ama ayaklarıma söz geçiremiyordum. Düşümdeki ölü ben, ayağa kalkarak yanıma kadar yürüdü. Yüzünde acayip bir gülümseme vardı. Elimden tutup “kutlu yere gelsene, atamıza gelsene” dedi. Sonra taş masaya uzanarak hareketsiz kaldı.” diye rüyasını anlatan Oğuz beyin kaderi çizilmişti. Obasının ileri gelenleri ve bilgesinin de onayı ile Kutlu Taş Otağı bulmak için yurdundan ayrılır. Tek başına Kutlu Taş Otağı’nı bulması gerekmektedir.

Yurdunda ise Oğuz’un babası Teoman, devlet kurmak istemekte, bunun içinde obanın ileri gelenlerine karşı kendini güçlü kılmak için Çinli’lerle anlaşma yapar. Bu anlaşmanın ilk adımı ise Çinli Prensesle evlenecek olmasıdır. Bu adım Teoman için önemli olsa da Ötüken’deki itibarını da sarsar. İlk karşı çıkan da oğlu Oğuz’dur.

Oğuz ise yolculuğunu Boz bir kurdun rehberliği ile tamamlar. Otağı bulmuştur. Asıl görevleri şimdi başlayacaktır. Bu görevlerini ona anlatan ve rehberlik edense Bilge Ilanku Kam’dır. Oğuz, Bilge’den eğitim ve bilgi aldığı sırada, babası Teoman Kağan, Çinli eşiyle hükümdarlığını sağlamaktadır. Çinli prenses sinsice davranışlarla Kağan’ın obayı yönetmesinde yönlendirme yapmaktadır. Çünkü onun bu evlilikle ilgili başka bir amacı vardır.

Çinlilerin ülkesinde ise taht kavgaları yaşanmakta, güç gösterileri olmaktadır.

Günün birinde ise Oğuz bambaşka bir konumda ve görevdedir. Babasının rakibi olmuştur. Aynı kandan,candan olan bu iki kişi Kağanlık için mücadele verirken, bir yandan da Çinlilerin saldırılarına karşı koyarlar. Çıkan iç savaşta zafer Oğuz’un olur. O artık bir Kağan’dır.

Oğuz Kağan’ın ikinci kitabı olan Turan’da ise adından da anlaşılacağı üzere Oğuz Kağan’ın yeni bir hedefi bulunmaktadır.
“Genç Kağan, Kırklar Kurulu’nun huzurunda Yesüken’in üzerine ant içtiğinden beri kutlu bir yola girmiş, törenin savunuculuğunu üstlenmişti. Bu yolda ilk hedef Türk birliğini kurarak Turan’a ulaşmaktı. Sonrasında ise tüm acunu törenin gölgesine alrak Kızılelma’ya varılmak isteniyordu.”

Kağan’ın zihninden geçenler bunlar olsa da koşullara bakıldığında yurdunda kıtlık baş göstermiş, Çin Hükümdarının kısasa kısas istekleri nedeniyle zor durumda kalmıştır. Diğer yandan ise kendi Kağan’lığını obasına kabul ettirme mücadelesi vermektedir. Kağan, istemese de Çin Hükümdarı’nın isteğini kabul eder. Bu durum otoritesini sarssa da ilk başta geri adım atmaz. İlerleyen zamanlarda ise bu kez farklı kararlarla ordusunu kurar ve Çin’e yürür.

Oğuz Kağan serisi içerisinde olayların anlatımı ve konuşmalar, mümkün olduğunca aslına göre Öztürkçe ile yapılmıştır. Bu sebeple dipnotlarda sözlüklerle açıklama getirilmiştir. Ayrıca kitabın sonunda da sözlük yer almaktadır. Kitaplarda çok fazla karakter yer aldığından takibi kolaylaştırmak adına kitap girişlerinde kişi listesine yer verilmiştir.

Destansı ve yalın bir anlatımla okuyucuya tarihte bir yolculuk yaptıran yazar Lokman Aydoğan’ın kurgusal ve olayları sıralı aktarımıda etkili bir dile sahiptir. Bilinen destanlara farklı ve daha detaylı bir bakış açısı sunmaktadır.

Diriliş
Lokman Aydoğan
Bilge Kültür Sanat
416 sayfa, 2016

Turan
Lokman Aydoğan
Bilge Kültür Sanat
320 sayfa, 2016

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.