Nar Çiçeği

Nar Çiçeği

Hani hepimiz bazen bunalırız okulumuz, işimiz, böyle bunaldığım sorumluluklarımız bizi bunaltır. İşte ben böyle bunaldığım zamanlarda kitaplara kaçarım hemen hele kaçtığım kitap böyle sıcacık içimi kıpır kıpır edecek bir kitapsa ne mutlu bana. Nar çicekleri tam olarak bahsettiğim gibi bir kitap. Böyle insanı hiç yormadan bir anda hikayenin ortasına çekiveriyor. Kitap bitince kocaman bir gülümse kalıyor sadece yüzünüzde.

Demir ve İpek çocukluktan beri en iyi en yakın arkadaşları. Demir İpek’in her daim kollayıcısı koruyucu meleği, mutlu eden süper kahramanı. İpek ise sevildiğinin farkında bunu sonuna kadar kullanıyor; nazlanmalar, ilgi beklemeler… Daha sonra bir tatlı aşk hikayesine dönüşmesi beklenen hikayemize nefret bulaşır ve bu nefret adeta bir kar topu gibi büyür. Değil artık arkadaş kalabilmek birbirlerini görmeye tahammülleri kalmamıştır ikisinde. Farklı hayatları vardır. İpek’in Arda’sı vardır. Arda’a delicesine aşık olduğunu düşünürken Arda’nın ayrılma isteğiyle sarsılır İpek.

Tam bu haberin üstüne Demir’in annesinden gelen Demir ile evlenir misin teklifi. Sağlıklı düşünemeyen ipek kabul eder ama nasıl bir hata yaptığını sonrdan anlayacaktır Dönüşü yoktur yaptığı hatanın. Diğer hatalarda çorap söküğü gibi gelecektir elbet. Demir’le evlenmeleri, birbirlerinin hırpalamaları kalp kırmaları, acı çektirmeleri, Nijerya’ya gitmeleri. Kavga etmekten nefretlerinden tam tükenecekken aşklarını artık içinde tutamaları. Tabi tam mutlu oldular derken aksilikler peşlerini bırakmıyor. Sanki birileri mutsuzluk büyüsü yapmış gibi…

Peki neydi bu kadar nefret ettirecek olay, nasıl çığ gibi büyüyüp hayatlarını altüst edip yıllarını çalan? Onları bu kadar büyük nefretin koynundan alıp aşlın kucağına bırakan neydi? Hiç bitmeyen aksilikler nelerdi peki? Gurur ve inat karsı karsıya gelince neler olurdu? İşte tüm bu soruların cevabı kitabın içerisnde. Kahvenizi yapın ve battaniyeyi göğsünüze kadar çekip kitaba başlayın bi bakmışsınız bitivermiş.

Ve son olarak hani hep büyük aşklar nefretle başlar denir ya belki de büyük aşklar nefreti doğuruyordur kim bilir…

Nar Çiceği
Zeynep Saraç
Arunas Yayıncılık
446 sayfa, 2016

Aygül Dursun diğer yazısı

Sofie’nin Dünyası

Felsefe sevmeyen, bilmeyen birine tavsiye edilecek muhteşem bir eser. Hem felsefeyi sevdirebilecek...
Devamı

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.