Müptezeller

Müptezeller

Emrah Serbes, ‘Deliduman’ dan iki yıl sonra ‘Müptezeller’ ile yeni çıkanlar rafına bomba gibi bir dönüş yaptı. Kelime anlamı ile başlarsak müptezel; saygınlığını yitirmiş, kıymetini kaybetmiş anlamına gelmektedir ve bu isimle içeriğe dair ipucunu da vermiş yazar.

Kitabın 163 sayfasında 20’li yaşlarının başında ‘kaybeden’ olarak tanımlanan bir delikanlının, Bakır Arslan’ın, yaşamının bir bölümü ‘geriye dönük hikayecilik’ tekniği ile anlatılıyor. Kahramanımız; patronlarına, müdürlerine, polise, yönetenlere sessiz kalan yahut sessiz kalmak zorunda bırakılıyor ve bunlar sonucunda başına gelenleri anlatıyor. Antalya’da garsonluk yaptığı bir otelde başlıyor öykü. Köpekleri zehirlemeye karşı çıkması sonucu işinden olan Bakır, ilerleyen günlerinde yaptığı bomba ihbarı sebebiyle hapis yatacak, babasını kaybedecek, arkadaşının cinayetine ve daha bir sürü yaşamı sorgulatacak olay ile karşılacaktır. Mutlu sonlardan uzak olan kitap ‘Müptezeller’.

Müptezellerİsyankarlığın hat safhada olduğunu bol bol görüyoruz sayfalarda. Bataklığa girip çıkmak için debelenen ama debelendikçe daha çok batan bir kahraman Bakır. Gerçekçiliği yadsınamayacak bir eser. Toplumumuzda bu durumlar ile yaşayan nice genç vardır. Her insanın karşısına çıkabilecek olaylar sonucunda battıkça batar Bakır.
İlk Emrah Serbes kitabım olduğu için diğer kitaplarıyla karşılaştırma işine girmeyeceğim. Argo’ya karşı duran biri olmasam da kitapta biraz aşırıya kaçıldığını düşündüm.

Yine de o kadar olumsuzluk içinde kullanılan argo’nun itici değilde vurgulama amaçlı kullanılmış olabileceğini düşündüm okurken. Dili kullanışı ve kalemini çok başarılı buldum Emrah Serbes’in. Kahramanının iç dünyasını vurucu bir şekilde okuyucuya aktarmış yazar ve bunu oldukça da akıcı bir dil ile yapmış. Ruh halimi de oldukça etkileyen eserden bir alıntı bırakıp son veriyorum yorumuma:

“Geçmişle arama bir duvar örüldü sanki. ‘Özlesem ne olacak?’ diyorum. Yine de insan özlemek istiyor. Derinden özlemek istiyor geçmişi ama nefret de ediyor o günlerden. Sorun şimdi, sorun şu an. İnsanın şimdisi b.ktan olunca geçmişi ne yapsın.”

Tanıtım Bülteninden:

“Üzülme baba,” dedim, “alt tarafı bir ev, alt tarafı beton parçası ya. Çalışır ederiz, yine alırız. Ben de çalışırım bundan sonra, söz, alırız bir ev daha.” “Ona üzülmüyorum ki ben,” dedi babam. “Her ay evin taksitini ödedik de ne oldu. Bak, uçup gitti elimizden balon gibi. Keşke seni ağlatmasaydık çocukken. Keşke sana o akülü arabayı alsaydık.” Güzel olmak isteyen alkolikler, berduşlar, kardeşler… Zembereği boşalmış hayat memat ezberleri, tek gözlü geceler. Yeraltının karın gurultusuna, belalı bir gündüze sarılan cuaralar.

Müptezeller, uğultuların, yoksunluğun ve kaybeden delikanlıların romanı. Lime lime, ufalanarak. Emrah Serbes, kenarların soluğunu, dünyaya katlanamayan, kendine gömülen çocukları haykırarak anlatıyor. Yaz biter, güz biter, hep kış gelir.

Müptezeller
Emrah Serbes
İletişim Yayınları
163 sayfa, 2016

Aylin Korkmaz diğer yazısı

Hayvanlardan Tanrılara: Sapiens

2015 yılında türkçeye çevirilmesi ile birlikte çok satanlar listesinde yerini alıp uzun...
Devamı

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.