Kürk Mantolu Madonna

Kürk Mantolu Madonna
10 Üslup
10 Akıcılık
10 Kapak
10 Fiyat
10
Güray Özdemir diğer yazısı

Kürk Mantolu Madonna, Sabahattin Ali’ nin en çok ses getiren ve insanın iç dünyasındaki karmaşaları dile getiren nadide bir eseridir. Bir başyapıt özelliği taşımaktadır. Süreçte ise karşımıza çıkan en önemli başrol karakteri şüphesiz ki Raif Efendi’dir.

Kim peki bu Raif Efendi?

Günlük yaşantımızda sıklıkla karşımıza çıkan, dış görünüş itibariyle hiç te yabancı olmadığımız bir profildir. Kendi halinde, sessiz, fazla konuşmayan, kendi dünyasını kurup orada vakit geçiren bir insan düşünürsek böylelerine rastlamamız çokta zor değildir. Aslında eserdeki kilit nokta burada başlıyor.

Kitabı iki bölüm halinde incelersek, ilkinde sıradan, hatta çoğu insanın aklında bile kalmayacak kadar pasif bir prototip çizen Raif Bey, etkileyici yaşam öyküsüyle tüm tabularımızı yıkıyor. Olayların yavaş yavaş başlaması, anlamlandırmamız biraz da Rasim ile karşımıza çıkıyor. Rasim işini kaybediyor ve iş arama sürecinde de karşısına eski bir arkadaşı denk geliyor. Arkadaşı ise bir firmada müdürlük yapıyor ve Rasim’ e orada çalışması için yardımcı oluyor. Rasim, Raif Efendi ile aynı odada çalışıyor.

Nitekim Raif Efendi sessiz, sakin, içe kapanık, serbest zamanlarında kitap okuyup yazılar yazan bir insandır. Günlerden bir gün Raif Efendi işe gelmez ve hastalanır. Yalnız hazırlaması gereken bir çeviri vardır. Bunun için Rasim, Raif Efendi’ nin evinin yolunu tutar. Eve gittiğinde bir de ne görsün. Kalabalık ve çok sesli bir evdir. Ve koskoca evin geçimini Raif Efendi’ nin üç kuruşluk maaşıyla sağlamaya çalışmaktadırlar. Evde yaşayanlar Raif Efnedi’ nin yanında eşi Mihriye hanım, küçük kızı Nurten, büyük kızı Necla, baldızı Ferhunde ve baldızının kocası Nurettin’ dir. Raif Efendi, Rasim’ den iş yerindeki çekmecesinden eşyalarını getirmesini ister. Tüm eşyaları toparlayan Rasim’ in dikkatini bir defter çeker. Merakını artıran bu defteri okuma arzusuyla dolmuştur. Raif Efendi okuması için izin verir.

Asıl mesele ve tüm sırlar, Raif Efendi’ nin davranışlarının ve iç dünyasının altında nelerin yattığını bu defter de okuduklarıyla anlamaya başlayacaktır. Okudukları karşısında hayretler içerisinde kalmıştır.

Sır, Raif Efendi’ nin 24 yaşındayken Almanya’ ya gidip bir sabun fabrikasında işe başlamasıyla başlar. İşten arta kalan zamanlarda, sergiler, müzeleri, parkları, bahçeleri gezen Raif Efendi’ nin dikkatini bir gün sergideki bir tablo çeker.

KÜRK MANTOLU MADONNA…

Tabloya sergi bitene kadar bakan ve türlü düşüncelere dalan Raif Efendi’ nin yanına genç bir hanım gelir ve tablodaki kadını tanıyıp tanımadığını sorar. Sorulan bu soru karşısında kızaran ve utanan Raif Efendi, tanımıyorum diyerek yalan söyler. Daha sonraki günlerde garip bir biçimde Tablodaki kadın, Maria PUDER ile karşılaşır. Önceleri oldukça dostane başlayan bu arkadaşlıkta Maria, erkeklere güvenmeyen ve hiçbir zaman âşık olamamış, bağlanma sorunu yaşayan bir kadın profili çizer. Fakat bu esnada Raif Efendi bambaşka dünyalarda yaşamaktadır. Maria PUDER’ e sırılsıklam âşık olmuştur. Ondan başka bir şey düşünemez hale gelmiştir. Uzun bir süre vakit geçiren, sohbetler eden ikili Türkiye’ den Raif Efendi’ ye gelen bir telgrafla ayrılmak zorunda kalmışlardır. Telgrafta babasının öldüğü ve fabrikanın başına onun geçmesine dair bir haber gelmiştir. Türkiye’ ye geldikten sonra Maria ve Raif uzun bir süre mektuplaşmışlar ve sonrasında Maria mektup göndermemeye başlamıştır.

O neşeli, heyecanlı hali giden Raif, tekrardan özüne, içe kapanık dünyasına çekilir. Sonrasında evlenir, çocukları olur. Günlerden bir gün eşi Mihriye Hanım, çarşıdan alması gerekenler için Raif Efendi’ yi çarşıya gönderir. Orada çok enteresan bir şekilde karşısına Maria’ nın kuzeni çıkar. Kuzeninin yanında da bir kız çocuğu vardır. Ve tüm sır konuşmalar sırasında çözülür. Maria yıllar öncesinden ölmüştür ve o kız çocuğu da Raif Efendi’nindir. Defterin tamamını okuyan Rasim, Raif Efendi’ nin yanına gitmek istediğinde evde kopan feryatlardan onun bu hayattaki yolculuğunun sona erdiğini anlamıştır. Daha fazla dayanamayarak evden dışarıya çıkmıştır. Kitabın sonunda Rasim derki,

“Dün akşam bana : “Seninle şöyle bir oturup konuşamadık!’ demişti. Ben artık böyle düşünmüyordum. Dün akşam onunla uzun uzun konuştum. O bu dünyadan ayrılırken, benim hayatıma hiçbir insana nasip olmayacak kadar canlı bir şekilde giriyordu. Bundan sonra onu daima yanımda bulacaktım.

Şirkette Raif Efendi’ nin boş masasına oturdum ve siyah kaplı defterimi önüme koyarak bir kere daha okumaya başladım.

İkinci teşrin 1940 – Şubat 1941

Bastırılmış duyguların, iç karmaşanın, psikolojik tahlillerin, tutkunun, gizemin, ön yargıların, gururun tüm çıplaklığıyla karşınızda olacağı “Kürk Mantolu Madonna” yı tavsiye ederim.

Keyifli Okumalar

Kürk Mantolu Madonna
Sabahattin Ali
Yapı Kredi Yayınları
160sayfa, 2016

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.