Kumkurdu Serisi

Kumkurdu
9 Üslup
9 Akıcılık
9 Kapak
7 Fiyat
8.5

–  “Bir de benim onlara şarkı söylememi istediler.” dedi Zackarina.
–  “Şarkı dinlemekten hoşlanıyor olmalılar.” dedi Kumkurdu.
– “O zaman kendileri söylesinler.” dedi Zackarina.
– “Belki cesaret edemiyorlar,” dedi Kumkurdu. “Belki de utanıyorlar.”
– “Hayıııır, hiç utanmıyorlar,” dedi Zackarina. “Durmadan vıdı vıdı konuşuyorlar.”
Kumkurdu pençelerini şöyle bir havaya kaldırıp baktı. Harika görünüyorlardı.

“Eğer insan görünmek istemiyorsa bir şeyin arkasına saklanır.” dedi Kumkurdu. “Bir çalının, bir kapının ya da bir sürü gevezeliğin. Ne kadar yüksek sesle konuşur, gevezelik ederse o kadar görünmez olduğunu düşünür.”
Zackarina biraz düşündükten sonra “Ben kendimi gizlemek istemiyorum.” dedi ve eve gitti.

Kumkurdu serisini küçükler kadar büyüklerinde okuduğunu biliyor muydunuz?

Yazarı Asa Lind, çocukluğunda dünyanın merkezi saydığı mutfakta masallar, öyküler ve şarkılar dinleyerek büyümüş biri. Çocukluğunun temelleri masallarla atılan birinden de böyle bir kitap çıkabilirdi ancak. Yazar, çocukların gözünden büyüklerin davranışlarını ve doğanın sırlarını anlatıyor. Hayatı onlara anlatmak için masal tadında ama bir o kadar da çaktırmadan öğütler veriyor; hayatın neden böyle olduğunu anlatmaya çalışıyor.

KumkurduZackarina, anne ve babasıyla deniz kıyısında yaşayan küçük bir kız. Hiç arkadaşı yok hatta evcil bir hayvanı bile yok. Annesi işe gidince evde sürekli babası ile kalıyor. Ama babasının da sürekli bir işi oluyor, işi olmazsa da ya gazete okuyor ya da kitap sayfalarının arasında kayboluyor. Hal böyle olunca Zackarina’nın hayali arkadaşı olan Kumkurdu devreye giriyor.

Kumkurdu’nun bir yaşı yok, evren var olduğundan beri var; bilmediği bir soru, tanıklık etmediği bir olay olmamış şimdiye kadar. Eğlenceli ve çok zeki; bilgece verdiği sözleri ile her şeye bir cevabı var.

“Birinin dost mu düşman mı olduğu nasıl anlaşılır?” diye sordu Zackarina.

“Şey, yemek gibi,” dedi Kumkurdu. “Tadına bakmak gerekir.”

“Olmaz ki,” dedi Zackarina. “İnsanların tadına bakılmaz ki.”

“Öyle ama gözlerinin içine bakabilirsin,” dedi Kumkurdu. “O zaman her şey anlaşılır.”

Yazar, hikâyeyi anlatırken kısa kelimeler seçmiş. Çocukların gözünde mantıksız olan her şeyin mantıklı bir açıklamasını yazmış. Hikâyelerde küçük kızın anlayamadığı soru ve sorunlara, Kumkurdu onun anlayabileceği şekilde cevaplar veriyor. Böylece Zackarina çocuk gözüyle yetişkinlerin dünyasını anlamaya çalışıyor. İçindeki çizimler, anlatılanları çocukların gözünde daha iyi canlandırılmasını sağlıyor.

Okurken ben de onlarla birlikte tekrar çocukluğuma döndüm. Hopladım, zıpladım, koştum, düştüm, ağladım ve güldüm. Hayata bir çocuk gözüyle tekrar bakıp yaptıklarımı ve yapamadıklarımı sorguladım. Çocukların masal gibi okuduğu ama büyüklerin okuduktan sonra tekrar çocukluklarını hatırlayıp anlatılanlardan ders çıkardığı bir kitap.

Okurken hep daha fazlasını istiyorsunuz ve daha fazla Kumkurdu sizi hayal dünyasında dansa çıkarıyor.

“Zaman gerçektende dediğin gibi mi?” diye sordu.

“O kadar büyük mü yani?”

“Kesinlikle,” dedi Kumkurdu. “O kadar büyük ki sonunu göremezsin. Başını da. En azından buradan.”

“Zaman kıtlığı diye bir şey yok öyleyse?” dedi Zackarina.

Kumkurdu binlerce beyaz istiridye kabuğu dişiyle güldü. “Zaman,” dedi. “Zaman hiç kıt bir şey değil.”

Kumkurdu Serisi
Asa Lind
Pegasus Yayınları
Resimleyen: Kristina Digman
Türkçesi: Ali Arda
2017

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.