Küçük Kara Balık

Küçük Kara Balık

Küçük Kara Balık
Samed Behrengi

Sene 2004 tabiri caizse ekranları kasıp kavuran bir dizi:Çemberimde Gül Oya… Orada sempatikliğiyle, alçakgönüllülüğüyle, melek yüzüyle, Mehmet’e olan aşkıyla ayılıp bayıldığım bir karakter vardı. Yurdanur Öğretmen.

Şimdi düşünüyorsunuzdur belki bunun masalla ilgisi ne diye hemen oraya geliyorum. Bir gün Yurdanur Öğretmen, bir öğrencisiyle kaldırıma oturmuş (hatırladığım kadarıyla) ona umut aşılamaya çalışıyordu. Yaptığı bu konuşmada bir masaldan bahsetmişti. Sonra başı belaya girmişti. Meğer masalın geçtiği kitap yasaklıymış Neyse 🙂

Konumuza gelirsek o kitap,Küçük Kara Balık’tı. Sahnenin etkisiyle zaten hüzünlenen ben, iyice çökmüştüm. O dönem liseye gidiyordum ve böyle bir kitabın varlığından haberdar bile değildim. Neden bugüne kadar hiç duymadım;neden öneren, anlatan bir öğretmenim olmadı diye hayıflanmıştım. Küçük Kara Balık yıllar sonra geldi aklıma. İlk fırsatta gittim aldım kitabı. Lütfen bu masal kitabı için çocuk kitabı diye bir ön yargınız olmasın. Kitap çoğumuzun unuttuğu iki kavrama vurgu yapıyor: Hayat ve özgürlük.

Masal bu ya… Küçük bir gölette küçük bir kara balık yaşarmış annesiyle birlikte. Hergün rutin olarak yaptıkları artık yetmez olmuş bizim kara balığa. Sık sık denizi düşünüyormuş. Bu onun bir gün gerçekleştirmek istediği bir amaçmış. Ona göre hayat yalnızca yemek yemek, uyumak, küçücük dünya sandığı bir gölde yaşamak değilmiş. Artık sorularla annesini sıkıştırmaya başlamış. ”Bu gölet dışındaki dünya nasıldı?” Ama annesinin cevapları tatmin etmemiş küçük kara balığı. Bir sabah şafak sökmeden şöyle bir konuşma geçmiş aralarında:

“-Anneciğim, seninle konuşmalıyım. Annesi, uyku sersemliği içinde: -Acelen ne sevgili yavrum? Önce sabah gezintimizi yapalım, sonra konuşuruz. -Olmaz anne,artık ben bu gezintilere çıkmak istemiyorum.Buralardan gideceğim. -Sabahın bu erken saatinde nereye gideceksin yavrum? -Bu derenin bittiği yeri merak ediyorum. Ah anne, bu soru beni aylardır düşündürüyor. Derenin nerede bittiğini öğrenmem gerek. Bugüne kadar bu soruya bir karşılık bulamadım. Geceleri gözüme uyku girmiyor. Sürekli bunu düşünüyorum. Kararımı verdim anne, gidip derenin nerede bittiğini öğreneceğim. Orada neler var, başka yerlerde neler var, görmek bilmek istiyorum.” demiş ve evi terk etmiş. Yolu da uzunmuş, denize varabilmesi için göletten dereye çıkması, derede de başına iş gelmeden uzuuun bir yolculuk yapması gerekmekteymiş.

Küçük Kara Balığımız hedefine ulaşabildi mi? Her masal gerçekten mutlu sonla mı biter? Kitabı okuyup öğrenmek lazım. 🙂

Hayat koşuşturmasının çocuk ruhunuzu öldürmesine izin vermeyin, hayaller kurun,masallar okuyun. Bunların aksi büyümenin gereği değildir. Yazıma son verirken şimdiden keyifli okumalar diliyorum ve sizleri kara balığımızın aklından geçen bir soru ile baş başa bırakıyorum. J

“Ben bilmek istiyorum; gerçekten de yaşamak dediğimiz şey şu bir avuç yerde yaşlanıncaya kadar dolaşıp durmaktan mı ibaret; yoksa dünyada başka şekilde yaşamak da mümkün mü?”

Can Çocuk Yayınları
55 sayfa

Yazar Hakkında:
Babasının adı İzzet, annesinin adı Sara idi. İran genelinde seyahatler ile Fars ve Azeri halk kültürü üzerine incelemeler yaptı. Halkın dilinde dolaşan masalları, söylenceleri derledi, yorumladı, yeniden yazdı. Bunları derlemenin yanı sıra, çocuk öyküleri yazdı. Ne var ki kimilerince çocuk öyküleri olarak görülen bu yapıtlar kimilerince de İran ve diğer dünya halklarına, adalet, eşitlik, dogmayı sorgulama, direnebilme gibi öğütlerde bulunan metinlerdir. Zamanının Şah yönetimine karşı masal ve hikâyeler yazarak karşı koymaya çalışmış, başkaldırmıştır.Samed Behrengi öğretmen okulunda okumuştur. Öğrenimini tamamladıktan sonra köy okullarında öğretmenliğe başlamıştır. Kısa hayatı boyunca her zaman çocuklara hayatı anlatmaya çalışmış ve öğretmenlik görevinde kalmıştır. Samed Behrengi (1967) 28 yaşındayken şüphe uyandıran bir biçimde Aras Nehri’nde ölmüştür. Yüzerken boğulduğu söylentisi yayılsa da buna kimse inanmadı, çünkü Behrengi, yazdığı masallarla, ülkesinin başına çöreklenmiş Şahlık düzenini açıkça eleştiriyor, her türlü baskı yönetimine karşı çıkıyordu. Bu yüzden suikasta uğradığı düşünülmektedir.Yapıtları onlarca dile çevrilmiştir.

Diğer Eserleri:

Bir Vardı Bir Yoktu
Bir Şeftali Bin Şeftali
Yıldız ve konuşan Bebek
Yıldız’ın Kargaları
Pancarcı Çocuk
Kel Güvercinci
Ulduz ve Kargalar
Bir Günlük Düş ve Gerçek
Köroğlu Geliyor
Püsküllü Deve
Sevgi Masalı
Bir Aşk Masalı
Ah Masalı
İnatçı kediler
Beyaz diş

Gamze Taşın
Kitap Cafe
https://instagram.com/aylak_kiz/

Gamze Taşın diğer yazısı

Peri Gazozu

Yeni yazarlar tanımaya bayılıyorum. Özellikle Türk Edebiyatı’nda. Kesal’da yeni tanıdığım ve yazılarının...
Devamı

1 Yorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.