Körlük

10 Üslup
10 Akıcılık
8 Kapak
10 Fiyat
9.5
Seçil Başak Savaş diğer yazısı

1998 Nobel Edebiyat ödülü almış yazara ait bir kitaptır Körlük.

Bir adamın kırmızı ışıkta beklerken arabasını hareket ettirememesinin sebebinin bir anda yaşadığı körlüğün olmasıyla başlar.

Bu körlük, herkesin bildiği gibi değildir ama… Bu körlük, beyaz bir körlüktür…

“Beyaz Körlük”

“Hiçbir şey görmüyorum, yoğun bir sis içinde gibiyim, bir süt denizine düştüm sanki. Ama körlük böyle bir şey değil ki, dedi öteki, körler her şeyi kapkara gördüklerini söylerler ama ben her şeyi bembeyaz görüyorum…”

Kitabı okurken o kör adamın göremediği gözlerinden bakıyor insan hayata. Onun gibi göremeyip, onun gibi hissetmeye çalışıyor eşyayı. Önüne beyaz bir perde kapatıp hareket ediyor.

O kör adama daha alışamamışken bir bakıyoruz ki birbiriyle bağlantı kurmuş herkese bulaşmaya başlıyor. Sonrasında devletin bu bulaşıcı hastalığa aldığı önlemle yani tüm hastaları bir akıl hastanesinde karantinaya almasıyla devam ediyor. Burada çok zorluk çekiliyor. Açlık, zorbalık, pislik ve daha birçok şey, (biri çocuk yedi kişi başta olmak üzere) onların hayatta kalmalarını engellemeye çalışıyor.

Bu körlük koskoca şehirde sadece bir tek gören kalıncaya kadar devam ediyor.

Hayat artık yok olma derecesine geliyor ve büyük yaşam mücadelesi veriliyor.

Her şeye rağmen tüm bu olanlara şahit bir çift göz kalıyor sadece ve maalesef her an görmemeyi diliyor.

Hikaye böyle devam ederken bizse düşünmeye başlıyoruz.

Acaba gerçekten görebiliyor muyuz, yoksa gördüğümüzü mü zannediyoruz?

İki insanın kavga edişini, bir kazayı, bir çocuğun ağlayışlarını, bir hayvanın acı çekişini veya ölüşünü görüp de geçip gittiğimizde sizce ne kadar görüyor sayabiliriz kendimizi? Asıl körlük bu değil midir? Gerçek körlük görüyorken kör olmak değil midir?

İşte kitabında bunların farkına varmamızı sağlamaya çalışmıştır Saramago. Tüm bu karanlık hikayeyi inanılması güç bir şiirsellikle anlatmayı başarmıştır. Koca bir toplumun bencilleşmesini, değer yargılarını yitirişini, çöküşünü ve tüm bunlara şahit olmak zorunda kalarak psikolojik olarak bitmiş bu gözleri olağanüstü gözlem yeteneğinin süzgecinden geçirerek bize sunmuştur.

Dikkatimi çeken bir şey ise, ne şehrin ne de insanların isimlerinin verilmemesi oldu. İlk Kör, Koyu gözlüklü kız, doktor, tek gözü bantlı yaşlı adam şeklinde tanıtılmıştır insanlar. Bu da isimlerin görmüyorken çok da anlamı olmamasından dolayı imiş.

Sonuç olarak yine iyi ki okumuşum dediğim bir roman oldu. Konuşmaların virgülle ayrılması biraz rahatsız etse de tekrar okunacaklarım arasına koydum bile. Bu karanlık, ürkütücü hikayeden saklı kalmış aydınlığı bulup çıkarabilmek ve yaşamımıza aktarabilmek ümidiyle…

Keyifli okumalar…

Körlük
Jose Saramago
Kırmızı Kedi Yayınları
Türkçesi: Işık Ergüden
336 sayfa, 2017

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.