Kor Adası

Kor Adası
Ayşe Ayhan diğer yazısı

Hikaye 1800’lü yılların sonunda Tilly adlı karakterin düğünüyle başlıyor. Aslında Tilly kitapta en çok yer alan kişi. Kimberley Freeman her zamanki gibi geçmişi ve geleceği karıştırarak iki karakter üzerine yoğunlaşmış. Ama hikayede günümüzde yaşayan karakter Nina’ya çok da yer vermemiş.

Dediğim gibi Tilly’yi kitabın baş karakteri olarak ele alıyorum. 1890 yılında kısa bir flört dönemi yaşadığı Jasper’la evleniyor. Tilly’nin büyük babası dışında pek kimsesi yok. Tabi ki büyük babası öldüğünde tüm mirasa sahip olacak can sıkıcı bir kuzeni ve onun eşini saymazsak. Bu çift sıklıkla Tilly’yi ve büyük babasını ziyaret ederek zavallı adamın ölmesini ne kadar da çok arzuladıklarını saklamıyorlar. Tilly’nin düğünü sırasında büyük babası kalp krizi geçirdiği için Tilly eşi Jasper’la evlerine gitmeyip kalmaya karar veriyor. Bu süre zarfında yaşlı adamın bakıcılığını üstlenen kız kocasına mektuplar yazıyor ama asla ondan cevap alamıyor. Sonunda eşinin yanına gittiğinde Jasper ‘ın büyük borç içinde olduğunu görüyor ve ona yardım etmeye çalışıyor. Alışkın olduğu lüks hayatı geride bırakan Tilly bundan sonra Jasper’ın beklediği gibi biri olmadığını görecek ve bu durum onu daha da uzaklara sürükleyecektir. Kendisini kor adası diye tabir edilen bir yerde bir cezaevi müfettişinin kızına mürebbiyelik yaparken buluyor. Geçmiş yakasını bırakmasa da Tilly bu küçük kıza yani Nell ‘ e yakın bir arkadaş ve iyi bir mürebbiye oluyor.

Kor AdasıNell sayesinde günümüzde anlatılan karakter ünlü yazar Nina ile ilişki kuruyoruz. Zira Nell( Eleanor) ,Nina’nın büyük büyük annesi. Ünlü yazarın kitapları tv dizisine de çevrildiğinden Nina oldukça varlıklı bir insan. Ama her yazar gibi, her insan gibi onun da sıkıntıları ve sırları var. Annesinin ısrarı üzerine Nell’in kor adasındaki evini yıllar sonra satın alan Nina bir türlü yazamadığı son romanını orada hayata geçirebileceğini düşündüğünden ve eski sevgilisinin yeni hayatına daha fazla tanık olmak istemediğinden bu eve kısa süreliğine yerleşmeye karar veriyor. Evin çatısını tamir eden Joe sayesinde evin duvarlarına gizlenmiş büyük büyük annesinin yazılarını buluyor. Bunlar sayesinde hayata tutunup yaşamına yeni bir yön vermeye, aldığı kararları uygulama cesareti bulmaya başlıyor. Nina karakteri Tilly kadar anlatılmasa da kitapta, hikayeler birbirlerine çok bağlı olmasa da iki hayatta da ortak olan olgular bulunuyor. Ön yargı, bağışlanma, bağışlama, kendini affetme ve yoluna devam edebilme…

Kitap tür olarak romantik-dram olarak geçse de aksiyon ve polisiye ögeleri bolca yer alıyordu. Kor adasının büyük bir bölümünün ceza evi olması da kitabın cinayet,firar,suç içermesine yol açıyor. Her yılın toplumsal sorunu olan kadına şiddet, kadını küçük görme konuları aslında kitapta alttan alta işlenmiş. Özellikle Tilly’ye küçüklükten beri fark ettirmeden yapılan baskılar onun kendinden,tepkilerinden ve haklı öfkesinden utanmasına yol açmış. Bu yüzden doğru bir şeyler yapsa bile ya da hiç suçu olmayan bir takım durumlar yaşasa da Tilly, kendisine hissettirildiği gibi hep kendini suçlu,öfkesini yersiz buluyor. Bu yüzden artık onu baskı altına olacak kişiler yanında olmadığı halde kendisi, öğrendiği şekilde vicdanını körükleyerek kendisine cehennemi yaşatıyor.

Kitabı sevdim,çünkü akıcıydı , mesajları anlaşılır ve yerindeydi. İki karakter de gerçekti,hayattandı. Belki de bize eskiden suçluluk duyduğumuz hatalarımızda takındığımız tavırları hatırlatacak kadar güzel içsel konuşmalara yer veriyordu. Kitabın içerisine girip kor adasında yaşamak çok kolaydı,finali son ana kadar tahmin edilemez ama tatmin ediciydi.

Göz ardı ettiğiniz gerçekler er ya da geç çıkar karşınıza tamamlanmak için. Yüzleşin ki ruhunuz arınsın.

 

KOR ADASI – Kimberley Freeman

1891 yılının İngiltere’sinde Tilly Kirkland, rüya gibi bir evlilik yaptığını düşünürken kendini bir kâbusun tam ortasında bulur. Yaşadığı talihsizlikler onu Avustralya’ya, Kor Adası’nda bir malikâneye getirir. Burada bir yerel cezaevi müdürünün kızına mürebbiyelik yapacaktır. Aslında her günbatımında adeta bir kora dönüşen bu adaya hayatının cezasını çekmek için geldiğini anlayacaktır…

2012 yılında ünlü yazar Nina Jones, kafasını toparlamak ve yazmakta sıkıntı çektiği yeni hikâyesine odaklanmak için Avustralya’ya büyük büyükannesinden kalma malikâneye gelir. Ancak Starwater Malikânesi’nin duvarları, onun yıllardır sakladığı büyük sırrının kanıtlarıyla doludur. Keşfettiği her kanıt ise Nina’nın büyük bir gizemi çözmesini sağlayacaktır.

Üçüncü kitabıyla hayranlarının kalbine bir kez daha kazınacak olan Kimberley Freeman’ın romanı Kor Adası, yarım kalan gerçeklerin sonsuza kadar saklı kalamayacağını ve ne olursa olsun kalbimizin sesine kulak vermemiz gerektiğini anlatıyor.

“Geçmişle günümüz hikâyesini kusursuzca birleştiren bir roman. Aşk, tarih ve adeta gotik gizemi barındıran bu hikâye okuyucuların hoşuna gidecek.”
-Booklist-
(Tanıtım Bülteninden)

Türkçe
480 s. — 2. Hamur– Ciltsiz — 14 x 21 cm
İstanbul, 2015

Ayşe Ayhan
Kitap Cafe
https://www.instagram.com/bikahvebikitap/

2 Yorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.