Kış Mevsimine Eşlik Edecek Kitap Önerileri

Gülşen Bolat diğer yazısı

Bir fincan çayımı aldım. Bilgisayarımın klavyesini F yaptım. Yazmak için heyecanlı olduğum bir konuda hızımı kaybetmek istemiyordum çünkü.

Görünen o ki, değişik bir kış mevsimi geçireceğiz. Kimi zaman battaniye altında berjere oturmuş kahve yudumlarken okuyacak şiir ihtiyacımız olacak; kimi zaman da hayatımızı kazanmaya giderken toplu taşımaların sıkış tepişliğini bize unutturup ineceğimiz durağı kaçırtacak kadar sürükleyici kitaplara. Belki size de fikir olur diye makûs talihimi döndüren, bulunduğum yeri unutturan yol arkadaşlarımdan söz etmek istedim.

İlk kitabım, Ayşe Kulin- Nefes Nefese’dir ki ciddi manada Fareli Köyün Kavalcı’sı yaşlarımda okuma alışkanlığı kazandıran, bana kitap okumayı sevdiren ilk kitaptır. Ayşe Kulin’i şimdilerde okumaya halet-i ruhiyem müsade etmese de okurken duygularımı saklayamadığım ilk kitap olarak kalacaktır bende. Ardından Sevdalinka, Adı Aylin, Türkan…

Nefes Nefese

On seneyi aşkın bir süre geçmiş üstünden hafızamı zorlayarak, Nefes Nefese’de Ayşe Kulin, II.Dünya Savaşı’nın yaşandığı dönemleri Türkiye gözünden anlatıyor. Aile içi sorunlar, aşk hikayeleri derken kitap kendini akıcı dille, ilgi çekici konusuyla sürükleyerek durağı kaçırtmakla kalmıyor, diğer kitapları da merak ettiriyor.

Tarık Tufan- Kekeme Çocuklar Korosu, Şanzelize Düğün Salonu isimli romanından sonra kitap sayfalarını ezberlemek isteyecek kadar keyifli ve kaliteli zaman geçirdiğimi hissettiğim kitap. Doksanlı yılların üniversiteli gençlerin derdini dert edinmiş bunu da bir radyo istasyonunda kendi sıcak diliyle anlatmış. “Allah’ım aklımı ve annemi koru lütfen” ise en sevdiğim alıntılardan.
Şanzelize Düğün Salonu

“Sevmeyi seviyorsanız, okuyun.” dediğim kitap, Ercan Kesal – Nasipse Adayız.

Yazarların kitapları dışındaki hayatlarını ilgiyle takip eder misiniz, bilmiyorum fakat Nasipse Adayız bir Ercan Kesal romanı. Bir Aday adayının romanı, bir doktorun belediye reisliğine atılışının romanı. Sanırım güzel bir yolculuk kitabı olur. Son sayfayı da okur, eve gelir, Bir zamanlar Anadolu’da filmini de- henüz izlemediyseniz – açarsanız nasıl güzel olur! İzleyenler zaten tebessüm etmiştir bile.:) Çok içten gelen bir alıntıyla; “Güldük sonra, öyle kendiliğinden, sebepsizce…”

Nasipse Adayız

Yeryüzü Ayetleri- Furuğ Ferruhzad. Ne diyeyim ki. Çay yapın kendinize, papatyalı olsun. Okuyun.
Yeryüzü Ayetleri

Ece Gamze Atıcı – Adem Aynası, kitap isminden dolayı “Adem ile Havva’yı mı anlatıyor?“ Diyenlere; Baki Yıldız’ın hikayesi bu, modern zamanların Gepetto ustasının kaleminden. “Adem ile Havva’nın Güncesini, Mark Twain anlatmış zaten. O ayrı kitap. Onu da eklemek lazım ama mutlaka okunacaklar listesine.

Adem Aynası

Adem Aynası’nda ise, 8 yıldan beri 42 yaşında olan yalnızca bir roman kahramanı olma özelliğini taşıyan ve kalp atışını dahi hissetmekten yoksun kalmış gerçek hayat kahramanlarına insani duygularını hatırlatan Baki Yıldız’ın hikayesi. Baki Yıldız’ın kalp atışını hissettiğinde söylediği bir cümle var ki;

“… Bir gürültü ki filler tepişiyordu sanki içimde. Bu ne gürültü derken… Elimi göğsüme götürdüm. Bu bir mucizeydi! Mucize bu. Saf bir mucize. Zerre kötülük olamaz bu işte, zerre! O ne güzel, ne yüce, ne derin bir melodiydi öyle. Ve anladım ki dünyanın en güzel sesi; insanın etten, kıkırdaktan kulaklarıyla duyabileceği en güzel ritim kendi kalbinin sesiydi. Kalbim. Duymuştu beni.”

“Hay bin okka mürekkep aşkına!” Bu nasıl yürek titremesi!

Nermin Yıldırım- Dokunmadan. Hülya, Sadi Seber ve Adalet ile yaşıyoruz. Esas kız Adalet, ciddi bir hastalık geçiriyor bu süreçte de vicdani bir muhakeme yapıyor. Hülya ise Adalet’in en yakın arkadaşı. Sadi Seber ile vicdan muhakemesi yaparken yolda tanışıyorlar. Nermin Yıldırım, Adalet’in yolda olma durumuna “çok kasvetli” diyor. Çünkü; zaten yola da suçluluk duygusuyla çıktığından bana normal geliyor. Kendisi ise bu duruma “Türkiye talihi kahramanların psikolojik durumuyla örtüşünce böyle şeyler çıkıyor ortaya,” diyor. Türkiye talihi demişken, akıcı, sürükleyen ve bitmek bilmeyen cümleler içinde ülkemiz güncesine de değiniyor.

Dokunmadan - Nermin Yıldırım

Benim kendimden bir parça bulduğum, okurken kendimi inanılmaz mutlu ve rahat hissettiğim… Mutlu hissetmek deyince şu an Selçuk Aydemir’den bahsetmediğim için ciğerim sızladı.

Velhasılıkelam okusak severiz, seversek okuruz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.