Kırmızı Pazartesi

Kırmızı Pazartesi
10 Üslup
10 Akıcılık
10 Kapak
10 Fiyat
10

Gabriel Garcia Marquez’in 1981 yılında basılan kitabı Kırmızı Pazartesi, yazara 1982 yılında Nobel ödülünü kazandırmıştır. Kitabı okuduğunuzda kitabın Nobel ödülüne layık olma nedenini açık seçik bir şekilde görüyorsunuz.

Kitap; yıllar, asırlar, çağlar atlasak da dünya olarak çözüme kavuşturamadığımız ortak bir toplumsal sorunu “Namus Cinayeti”ni konu alıyor. Marquez’in yetiştiği kasabada yaşanmış olan bir cinayeti toplumsal yansımaları ve kişiler üzerinde bıraktığı etkiyi harmanlayarak aktardığı kitabını sonunu bile bile merak ve heyecan içinde okuyorsunuz. Birkaç kuşak önce ailesi İspanya’ya göç etmiş Arap bir genç olan Santiago Nasar, bir pazartesi günü kasaba halkı tarafından bilinen ancak kayıtsız kalınan bir cinayete kurban gidiyor. Bir cinayet.. Namus cinayeti.. Üstelik işleneceği herkes tarafından bilinen bir cinayet..

Kitabın daha ilk sayfasında öğrenmiş olduğunuz cinayeti, Marquez öyle bir dille anlatmış ki, cinayetin şekli son sayfalarda anlatılsa da son sayfaya kadar bir an olsun sıkılmadan okuyorsunuz. Angela Vicario isimli bir genç kızın evlendiği gün bakire olmadığını öğrenen kocası Bayarda san Roman tarafından baba evine geri getirilmesiyle birlikte ikiz ağabeyleri Pedro ve Padro Vicario, kardeşlerinin namusunu kirletenin (sözde) Santiago Nasar olduğunu öğreniyor. Bunu kanıtlayan hiçbir delil olmamasına rağmen, ikiz kardeşler tüm kasabada Santiago’yu öldüreceklerini haykıra haykıra gezerlerken kasaba halkı cinayete ihtimal bile vermedikleri halde tiyatro seyreder gibi cinayeti seyretmeye koyuluyor.
Herkesin bildiği ama engel olamadığı cinayet, tüm kasabanın önünde işleniyor. Bir gün içinde yaşanan olaylar tek tek kişiler üzerinden, yazanın röportaj yaparcasına kendi ağzından anlatılıyor. Kitabı okurken ara sıra duraksayıp olayları kendi zihninizde canlandırarak sanki daha yeni sizin kentinizde yaşanmış bir cinayeti sorguluyormuş gibi bir havaya bürünüyorsunuz ki, bu da kitabın ne kadar gerçekçi bir şekilde kaleme alındığını ortaya koyuyor.

Yüzyıllardır bütün toplumlarda yaşanan, yaşanmaya devam eden namus sorununu ve bu sorun karşısında toplumun verdiği ortak tepki ve davranışları görüyorsunuz kitapta. Olaylar seneler önce, İspanya’da geçmiş olsa bile günümüz Türkiyesinde benzerlerinin yaşandığına, kitaptakiyle hemen hemen aynı davranışları, aynı kayıtsızlığı yaşadığımıza şahit oluyorsunuz. Bütün dünya toplumlarının aşamamış olduğu bir sorunu apaçık yüzümüze vuran bu kitabın fazlasıyla Nobel Ödülünü hak etmiş olduğu aşikar..

Dram, polisiye, psikolojik, sosyolojik bir kitap olma özelliğine sahip olan Kırmızı Pazartesi, daha önce Marquez okumamış kitapseverler için en uygun başlangıç kitabı olma niteliğine sahip diyebilirim.

Kırmızı Pazartesi
Gabriel Garcia Marquez
Can Yayınları
111 sayfa, 2016

Ayşen Uluer diğer yazısı

Açlık

Kitabı bitirdikten sonra zihninizin allak bullak olacağı bir Knut Hamsun romanı, Açlık....
Devamı

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.