Kimsenin Bilemeyeceği Şeyler

8 Üslup
8 Akıcılık
10 Kapak
8 Fiyat
8.5
Güray Özdemir diğer yazısı

Kimsenin Bilemeyeceği Şeyler “Sinan CANAN” tarafından kaleme alınmıştır. Toplamda 3 bölümden oluşan eserin, girizgah bölümünde ‘’KELİMELER’’ üzerinde durularak, günlük yaşama etkisi, aktarılmıştır. Bu bağlamda yazar, kelimelerin anlamlarına hakim olmamız, dilimizi korumamız ve kullandığımız kavramlar hakkında hemen fikir beyan etmek yerine kendi bilgi haznemizi geliştirmemiz üzerinde duruyor. Peki, hangi kavramlar?

-Israrla fikir beyan ettiklerimiz. Çünkü herhangi bir konu hakkında bir bilgi birikimine sahip olmadan her fırsatta konuşmaya çalışırsak dolayısıyla erdem denilen kavramı da hasara uğratırız. Bilgi sahibi olmadan, fikir sahibi olunmaz. Bunun yanında bir lisanda kullanılan her kelimenin birbirinden farklı anlam ve çağrışımları da olabilir. Örneğin; elma kelimesi, birçok insanın zihninde yeşil, kırmızı, ekşi, tatlı, tarım, çiftçi, fiyat, enflasyon gibi çağrışımlar oluşturabilir. Kelime dünyasının zenginliği, kişinin zihinsel alt yapısının fragmanıdır.

Çoğu zaman moda olduğu için dilimizi doğru kullanmamamız ve en garibi de buna ihtiyaç hissetmememizdir. En basiti sosyal medyada da buna gerekli itinayı göstermeyince bir süre sonra dil yozlaşmaya sebebiyet verecektir. Bunun için zamanımızın çoğunu ayırdığımız sosyal medyada imla kurallarına dikkat etmeye çalışırsak, vazgeçmeden, çaba sarfederek, lisanımızın ‘’zihnimiz’’ demek olduğunu kendimize ve çevremize sık sık anlatarak değişimlerin olabileceğinden bahsediyor.

Dilinizin sınırları, dünyanızın sınırlarıdır.
Ludwig Wittgenstein

‘’Aynı zamanda bir insanın anne karnından doğum sonrası 10 yaşına gelene kadar, beyninde ortalama olarak her saniye 1,8 milyon kadar yeni bağlantı kurulduğu hesaplanmakta. İşte bu karmaşık ve kaotik mekanizmalar sayesinde her birimiz farklı yetenekler ve anlayış düzeyleriyle hayatımıza devam ederiz.’’

Buradan hareketle, dünyadaki birçok insanın aynı mesleği tercih etmek istemesi de pek mantıklı değil diyebiliriz. Çünkü her insanın parmak izi bile birbirinden farklıyken büyük çoğunluğun aynı meslek alanlarına yönelmek istemesi haliyle şaşırtıcı. İşte bu noktada devreye toplumların psikolojik ve sosyolojik alt yapısını incelemek düşüyor. Eserde, günlük hayatta insanların maruz kaldığı birtakım zihin kontrol yöntemlerinden de bahsedilmektedir.

Grup baskısı

Eski değerlere saldırı

Meta-iletişim

Soru yasaklama

Lisan suiistimali

Celbedilmiş söz yitimi ( afazi)

Giyim kodları

Slogan atma/Slogan düşünce

Parasal bağımlılık

Sosyal yalıtım

Kontrollü korku ve toplumsal paranoya

Zihin durumu ve limbik ateşleme

Bu yöntemlerin hiçbiri, tek başına bireyi ve toplumu yönlendirmede çok fazla etkili değildir. Birleşik halde, topyekün kullanılması kontrol başarısı sağlayabilir.

‘’Eğer bir toplum büyük oranda hayvani ihtiyaçlarını karşılamayı birinci öncelik edinmiş fertlerden oluşuyorsa, zihin kontrollerinin işi hiç de zor değil: Havuzu burnuna tut, at koşmaya başlayacaktır’’.

Bir diğer soru ise, Cinsellik Neden Sürekli Satar?

Yazar, bu durumu insan canlısının beyin yapısıyla harmanlayarak okuyucuya sunuyor. Prefrontal lob denilen ön beyin kısmı; bireyin ahlaki değerler, öz dsiplin, yoğunlaşma, gelecek planlama, haz geciktirme, karmaşık hesaplamalar yürütme ve davranışların sonuçlarını kestirme gibi karmaşık işleri yürütür. Cinsel uyarım devreye girdiğinde limbik sistemi yahut içimizdeki ‘’ hayvani beyni’’ uyaran etkenlerin buradan dolayı ön beyin işlevlerinde azalmaya sebep olduğunu aktarır. Günümüzde küresel mekanizmada değerlendirildiğinde çıplaklık ve pornografinin gittikçe artması, ön beyin faaliyetleri azalan bireyler türetiyor.

En basit dondurma reklamları bile cinsellik içermektedir. Tüm bunlar temelde, insan algısına etki ederek istedikleri prototipi oluşturma çabasına hizmet ediyor. Bunun yanında ‘’ Aşk’’ kavramı da bu bağlamda ele alınmıştır. Aşık bir beyinde akılcı ve eleştirel düşünmeyle ilgili ön beyin faaliyetleri büyük oranda azalmaktadır. Aşık beyinde bir diğer yer alan bölge ‘’Amigdala’’ adlı korteks altı bir bölgedir. Amigdala, hislerimize yön veren ‘’limbik sistem’’ adlı sistemin önemli bir parçasıdır. Latince ‘’ badem’’ anlamına gelen ismini, beynin şakak (temporal) loblarının içine gömülmüş badem biçimli yuvarlak bir bölge olmasından alır.

Aşık bir beyinde amigdala bölgesinin faaliyetinin baskılanması özellikle korku duygusunun azalmasını, kişinin normalde giremeyeceği risklere girmesini sağlar. Kitapta dikkatimi çeken bir diğer önemli nokta, elinize ilk aldığınızda aşırı bilimsel bilgilere boğulacakmış gibi hissi oluşabilir. Lakin okudukça teori ve pratiğin güncel bilgi potasında sentezlenmesi okuyucuya sunulması oldukça dikkate değer. Diğer iki bölüm ise gittikçe daha teorik bir içeriğe bürünüyor. Bunun yanında bazı okuyucuların ise konular hakkında sorduğu sorular ve aldıkları cevaplar da kitaba hoş bir hava katmış diyebilirim.

Aynı şekilde günümüzde de hala tartışılmaya devam eden EVRİM TEORİSİ üzerine yazarın araştırmaları ve bilimsel gerçekler üzerinden temellendirmesi farklı bir pencereden bakmamıza yardımcı ediyor. Yine aynı bağlamda merak edinilen ve TV programlarında da gündem konusu olarak yer alan ‘’ İslam Dünyası ve Evrim’’ başlığı altında aktarılanlarda okunmaya değer nitelikte.

Yeryüzünde dolaşın ve böylece ilk yaratılışın nasıl olduğuna bakın
( Ankebut Suresi 20. Ayet )

“Darvinizmin, materyalist yorumu üzerinde ısrar edilmediği takdirde İslam ile hiçbir sorunu yoktur…”
Dr. Nidhal GUOSSEUM

Teori ve güncelin harmanlandığı bu eserin kaynak olabilecek nitelikte olması ve sizi okurken boğmayan yapısıyla katkısının olacağına inanıyorum. Okumak isteyenlere tavsiye ederim, keyifli okumalar…

Kimsenin Bilemeyeceği Şeyler
Sinan Canan
Tuti Kitap
292 sayfa, 2016

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.