Kendini Arayan ve “Kral Çıplak” Diyenlerin Öyküsü

Bilinmeyen Adanın Öyküsü
9 Üslup
8 Akıcılık
9 Kapak
10 Fiyat
9
Dilek Özcan diğer yazısı

Bilinmeyen Adanın Öyküsü

Bir varmış, bir yokmuş; Bir adam varmış, 1997 yılında Bilinmeyen Adanın Öyküsü’nü yazmış. Bir adam varmış: 1991 yılında yayımlanan “İsa’ya Göre İncil” kitabıyla kiliseden aforoz edilen; 1998 yılında Körlük ile Nobel alan; 2002’de İsrail’in Filistin’e soykırım yaptığını söyleyen; “büyülü gerçekçilik” ustası ve yazınlarında virgül ile nokta dışında başka noktalama kullanmayarak kendine has tarzıyla bir adam varmış, adı Josè Saramago olan.

Bir varmış, bir yokmuş; bilinmeyen bir ada ve o adaya gitmek isteyen bir adam varmış. Adamınsa adaya gitmek için bir teknesi bile yokmuş. Ülkenin Kral’ına gitmiş; dileğini iletmiş. Kral, biraz isteksiz (çünkü krallığında bilinmeyen hiç ada yokmuş) olsa da ona tekne verilmesini emretmiş. Adamsa sevinçle teknesini almaya giderken peşine takılan gizli misafirden habersizmiş. Teknesine kavuştuğunda ise ortaya çıkan gizli misafir, onunla gelmek istediğini söylemiş. Adam kabul etmiş; birlikte tekneye binmişler…

Saramago, yaşadığı dönemde aykırı ve isyankar düşünce yapısıyla hem kilisenin hem de siyasi yönetimin dikkatini çekmiştir. Bilinmeyen Adanın Öyküsü, kitabında da üst metinde “bir adamın bilinmeyen bir adaya gitmek için kraldan tekne istemesi” üzerine gelişen olayların anlatıldığı bir masal örgüsü yer alırken; alt metinde ise insanın kendini arayışına ilişkin felsefi öğretiler bulunmaktadır.

Kim olduğunu bilmiyorsan kendin olabilmen mümkün değildir.

Alt metinin başka bir ögesi de ülke yöneticilerine göndermeler yaparak yönetim-halk ilişkilerini ince ince eleştirmesidir.

Bilinmeyen Adanın Öyküsü“ – Sen kim oluyorsun ki bana bir tekne vermeyeceksin,
Ben bu krallığın kralıyım ve krallıktaki tüm tekneler bana aittir,
Bu gidişle onlar sana değil sen onlara ait olacaksın,
Ne demek istiyorsun, diye sormuş kral, huzursuzca,
Tekneler olmasa sen bir hiçsin, oysa tekneler sen olmasan da rahatlıkla denize açılabilirler,”

Bilinmeyen Adanın Öyküsü, Saramago tarzına sadık kalınarak düzenlendiği için eserde virgüller ve noktalardan başka noktalama bulunmamaktadır. Diğer yandan da karakterlerin tüm konuşmaları birbiri ardı sıra sıralandığı için kimin ne söylediğini takip ederken akışta yavaşlık olabilmektedir. Ancak çeviri dili ve anlatımda sadelik hâkimdir. Kitapta içeriğe uygun olarak yer verilen çizimler ilgi çekici. Daha önce Saramago okumadı iseniz Bilinmeyen Adanın Öyküsü, iyi bir başlangıç olabilir.

Bana göre Bilinmeyen Adanın Öyküsü, kendini arayan ve “Kral Çıplak” diyebilenlerin öyküsü; böyle bir amacı olmayanlar ise masal niyetine okusun o vakit…

“Mühim olan varış değildir gidiştir.”

Bilinmeyen Adanın Öyküsü
Josè Saramago
Kırmızı Kedi Yayınevi
Türkçesi: Emrah İmre
59 Sayfa, 2013

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.