İmgenar Sokağı

9 Üslup
9 Akıcılık
7 Kapak
10 Fiyat
8.8

“Uykunun kollarında son şıkları işaretliyor bir kalp. Sessiz olamaz mısın hayat?” diyen İmgenâr Sokağı’nın yazarı Mehtap Altan’a, ek olarak ben de size diyorum ki “Hayat sesleri içinde biraz da kendinizi duyun ne olur?”…

sokakHayatın akışını değiştirin biraz ne olur? İmgeler sizin sokağınıza da gelsin… Mesela veresiye defteri olsun bakkallarda, manavlarda, sokak simitçilerinde… Para yerine masal anlatalım onlara, kitap okuyalım… Nereden mi çıktı bu fikir? Benden değil Ercan’dan çıktı.

” Öğretmenim patronumla bir anlaşma yaptık. O fakirliğin doğurduğu şartlardan dolayı okuyamamış. Hep çalışmış, hep çalışmış. Okuma yazması varla yok arası ve öğretmenim, parasını almadığım her çocuk için, bir masal veya öykü borçlanıyorum patronuma. bazen kitaplardan okuyorum, bazen de babacığımın masallarından anlatıyorum… Hem babacığımın kokusunu taze tutuyorum hem de hayatında çok az kitap okuyan birine kitapların efsunkar kokusunu armağan ediyorum. Daha da önemlisi atlıkarıncaya binmek için parası olmayan çocukların hayallerini gerçekleştirmiş oluyorum…” Ercan gibi hayatın akışını değiştirin efendim…
sokaklarAkşam komşuya bir tabak yemek götürürken yanında bir gülümseyiş, bir de şiir götürelim dudaklarımızın kenarında. Belki de ” Kalbimde uyuyan dualar acıyor Allah’ım” diyordur komşumuz kendi yalnızlığında…

Yanından geçtiğiniz ağaçların kokusunu çekin içinize, kimbilir hangi duayı, sevgiyi, yalnızlığı saklamıştır kabuğunda…

İmgeler mi sardı beni nedir; Size de bulaştırmak istedim biraz.

İmgenâr Sokağı’nın içeriğine baktığınızda günlük hayatta herhangi bir yerde herhangi bir insanlar ve herhangi bir olaylardan oluşuyor. Yazar sanki rastgele gördüğü nesnelerden, kişilerden ve olaylardan yola çıkarak onlara imgeleri de ekleyip sizi sarıp sarmalayan öyküler sunuyor. Okuduğunuz basit bir durum sizi neden o kadar derin etkiliyor düşünüyorsunuz… Öyküler kısacık ama sanki upuzun okumuş gibisiniz.

Öyküler hem birbirine bağlı hem ayrı … Deneme mi, öykü mü, şiir mi, roman mı okudum acaba, derken bir bakmışsınız kitap bitmiş altı çizili bir dolu cümleyle avuçlarınızda duruyor…

Nasıl bir yazmaktır bu, diye sorarsanız da belki de gizi bu satırlarda saklıdır…

İmgenar“Sessizliği kendime anavatan yaptığımdan itibaren, kelimelerin kağıt ile buluştuğu noktada bulmuştum kendimi. Yazmak, ihtiyar bir karıncanın kamburunda keşfettiğim asıl umut oldu benim için! Kelimelerin, cümlelerin elinden tutup; kimsesizliği yudumlayan bir insan ruhuna şefkatli bir soluk alınabileceğini işte bu dönemde anlamıştım. Kuyudan kumbaramın içine düşmüştü sanki en cesur çığlıklarım. Ve kimse kumbaradaki asıl manayı görememişti, görememişti, görememişti…”

İmgenâr Sokağı
Mehtap Altan
Profil Yayınları, 2014

Dilek Özcan diğer yazısı

Jantsen’in Hediyesi

Uzun süren bir okumadan sonra nihayet kitabı anlatmaya başlayabildim. Kitap açıkçası hem...
Devamı

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.