Harry Potter Ve Lanetli Çocuk

Harry Potter ve Lanetli Çocuk
6 Üslup
8 Akıcılık
10 Kapak
10 Fiyat
8.5

Şimdiye kadar okuduğum hiçbir Harry Potter kitabını yorumlamamış olduğumdan bu belki de hayatımın en zor yazısı olabilir. Çünkü bu seri hem benim çocukluğum, hem de kitap okumayı sevme nedenim. Yeri çok ayrı ve özel. Her ne kadar yazarı bunu mahvetse de… Ne kast ettiğimi açıklayacağım.

Yedi kitaplık bir seriden sonra filmleri de çıktı. Bizim özlemimiz ve açlığımız dinmedi elbette. Muhteşem bir iş yapılarak illüstrasyonlu kitapları çıktı. Çok güzeldi. J.K Rowling belki de o zamanlar haklı olarak başka türlere yöneldi. Boş Koltuk’u ve takma isimle yazdığı polisiye kitapları çıkardı. Hiçbirini sevemedim maalesef. Daha sonra pottermore.com adlı sitesine yeni içerikler, testler ve hikâyeler girmeye başladı ki bu ciddi anlamda beni mutlu etti. Ozan Beedle, Fantastik Canavarlar..vs. gibi ek kitapları çıktı. Hatta Fantastik Canavarlar’ın filmi de çıkıyor. Yine sabırsızlıkla bekliyoruz. Ve son olarak bir fan ürünü diyebileceğimiz, yıllar sonrasını anlatan bir tiyatro oyunu ortaya çıktı. Oyuncular bana göre saçma sapandı. Ama bizden uzakta olduğu için çok da ilgimi çekmedi. Ta ki kitap olarak basılana kadar, ta ki bu oyunun da filmi çekileceği söylenene kadar.

Bunun anlamının ne olduğunu görüyor musunuz? Bu bizim için yazılmış bizi mutlu edecek yeni bir hikâye değil. Bu Rowling’in seriye devam etmesinin yolunu kapayan bir engel. Ayrıca Rowling’in sanki bu işlerden çok yorulmuş yaşlı bir kadın gibi köşesine çekilmesi ve “Alın Harry Potter’la ne yaparsanız yapın.” diyen tavrı hiç hoşuma gitmiyor. Paraya ihtiyacı olsa para için diyeceğim ama o da değil. Bu umursamazlığı ve sadece birkaç yerde simgesel olarak boy göstermesi çok sinir bozucu.

Hal böyle olunca kitaba ister istemez bir ön yargıyla yaklaşıyorsunuz ve sizin yedi kitaplık dünyanızı bozan en küçük bir farklılıkta oyunu yazan ve düzenleyen herkesten nefret ediyorsunuz. Ve emin olun benim sinirimi bozan farklılıklar mevcut ama bütün bunlar bile beni bu kitabı okumaktan alıkoyamazdı. Ne kadar kızsam da okumaya devam ettim.

Öncelikle hoşuma gitmeyen şeylerden sonra da sevdiğim şeylerden bahsedeceğim. İlki Harry’nin ta kendisi. Öyle bir Harry Potter okuyorsunuz ki kitapta sanki o değil. Kitapta Harry’yi hissedemiyorsunuz bile. Sanki karakterin daha önce tanımadığımız babası gibi. Öyle farklı, öyle kendinde değil, öyle saçma diyaloglar içerisinde… Diğer okuyanların tartıştığı gibi babalığını tartışmayacağım. İyi ya da kötü bir baba olabilir. Burası önemli değil benim için. Yahu bu arkadaş hiç Harry gibi davranmıyor ki ben iyi ya da kötü diye yargılayayım. Oğlu Albus’a dediği kötü şeyler ve verdiği yanlış cezalarda değilim yani. Harry yine bunları yapabilir ama kendisi gibi davranabilirdi. Zaman döndürücünün yol açtığı farklı evrenlerin hiçbirinde( ki zaten milyonlarca olasılığın hiçbirinde) Harry’nin umursamaz, sığ, despot davranabileceğini, insanları aşağılayıp, McGonagall’ı tehdit edecek kadar ileri gidebileceğini düşünmüyorum.

İpek Ongun’un serisinde biliyorsunuz ki artık Serra büyüdü ve kızıyla birlikte yazdıkları kitapta yerini aldı. Serra yine Serra gibiydi Büyüse de tarzı, davranışları, düşünce şekli de aynı doğrultuda gelişmişti. Ama burada karakterler iyi tahlil edilmeden sadece olaylar üzerinden gidilmiş. Yani yıllar sonra yaşanabilecek hayali bir senaryo üzerine karakterler oturabilir mi diye düşünmeden rastgele yerleştirilmiş.

Sanırım bu yüzden yeni karakterleri daha çok sevdim ve zevkle okudum. Albus her ne kadar sinir bozucu olsa da hiçbir şekilde babasına benzemiyor. Belki Harry’nin beşinci kitabın başlarında girdiği ergen halleri gibi huysuz olabilir. Malfoy’un oğlu Scorpius ise canım ciğerim. Öyle çok sevdim ki. Bana tamamen Harry’yi anımsattı. Onun konuşmaları, onun kararlı adımları… Üstelik hafif şapşallığı Ron’a, bilgisi ve öğrenme isteği Hermione’ye benziyor. Yani sanki yazar Draco gıcık olsun diye oğlunu en nefret ettiği üç insana benzetmiş.

Kitabın tiyatro oyunu şeklinde yazılması diğer kitaplarda aldığımız havayı hissettirmiyor elbette ama zaten böyle bir şey de bu hikâyeden beklenemezdi. Akıp gitmesini ve hızlı okunmasını sağlıyor o kadar. Okuduğuma ve aldığıma hiç pişman değilim. Yalnızca Rowling serinin devamını yazacak olsa ( belki bir ihtimal) bu kitaba bağlı kalmak zorunda olması beni deli ediyor.

Kitabın konusundan kısaca bahsedip yazıyı bitireceğim. Harry’nin oğlu Albus Slytherin’e seçilince Malfoy’un oğlu Scorpius’la yakın arkadaş olur. Albus’un Slytherin’de olması, bazı şeyleri becerememesi ve herkesin Harry Potter’ın oğlu olduğu için mükemmel olmasını beklemeleri üzerinde baskı oluşturur. Bu yüzden yıllar boyu okula istemeyerek gider. Hırçın ve huysuz biri olur.

Cedric’in babası ise oğlunun boş yere öldüğünü düşündüğü için Harry’den eline geçen tek zaman döndürücüyü kullanarak oğlunu geri döndürmesini ister ama Harry kabul etmez. Albus bunları duyunca Scorpius’la zaman döndürücüyü çalar ve Cedric’i kurtarmaya giderler. Ama her çabalayışlarında gelecekte bir şeyleri değiştirir ve mahvederler.
Eğer Harry Potter seveniyseniz almamanızı asla söyleyemem. Kesinlikle okumalı ve seriyi tamamlamalısınız.
Sekizinci Hikâye. On Dokuz Yıl Sonra…

Harry ait olduğu yerde durmayı reddeden bir geçmişle boğuşurken, en küçük oğlu Albus da istemediği bir aile mirasının yükünü omuzlarında taşımakta zorlanır. Geçmişle gelecek uğursuzca iç içe geçerken hem baba hem oğul tedirgin edici bir gerçeği, bazen karanlığın beklenmedik yerlerden geldiğini öğrenir.

“Harry Potter ve Lanetli Çocuk”, J.K. Rowling, John Tiffany ve Jack Thorne’a ait yeni bir özgün hikâyeden yola çıkarak Jack Thorne’un yazdığı yeni bir oyun. Bu oyun sadece sekizinci Harry Potter hikâyesi değil, aynı zamanda tescilli olarak sahneye koyulan ilk Harry Potter hikâyesi. 30 Temmuz 2016’da Londra West End’de gerçekleşen prömiyerin hemen ardından Sahne Metni Özel Baskısı, dünyanın dört bir yanındaki okuyucuları Harry Potter, arkadaşları ve ailesinin devam eden yolculuğuyla buluşturuyor.
(Tanıtım Bülteninden)

Harry Potter Ve Lanetli Çocuk
Jack Thorne
Yapı Kredi Yayınları
360 sayfa, 2016

Ayşe Ayhan diğer yazısı

Ahh Kalbim – Meriç Mekik

İnanılmaz eğlenceli, inanılmaz sıcak bir hikâye bekliyor sizi. Kitap bir romantik komedi...
Devamı

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.