Günübirlik Hayatlar

Günübirlik Hikayeler
10 Üslup
10 Akıcılık
10 Kapak
10 Fiyat
10

Günübirlik Hayatlar, Yalom’ un son eserlerinden birisi olmakla beraber bilmeyenler için aktarayım: Yalom, Varoluşçu Psikoterapinin en önemli temsilcilerinden birisidir. Bu ekol, Irvin D. YALOM, Viktor FRANKL, Rollo MAY ve James BUGENTAL gibi isimlerin otoriterliğinde şekil almıştır.
Kitap, toplam 10 psikoterapi öyküsünün sentezinden oluşmaktadır. Her biri ayrı bölümler halinde sunulmuştur.

1.BÖLÜM- BURUK TEDAVİ

2.BÖLÜM- HAKİKİ OLMAK ÜZERİNE

3.BÖLÜM-ARABESK

4.BÖLÜM-TEŞEKKÜRLER MOLLY

5.BÖLÜM-BENİ TEL ÖRGÜLERİN ARDINA HAPSETME

6.BÖLÜM-HİÇ DEĞİLSE ÇOCUKLARIN İÇİN TOPARLAN

7. BÖLÜM-GEÇMİŞİ KABULLENMEK İÇİN ÜMİDİNİ YİTİRMELİSİN.

8.BÖLÜM-GİT KENDİNE ÖLÜMCÜL BİR HASTALIK BUL; ELLİE İÇİN.

9.BÖLÜM-ÜÇ GÖZYAŞI

10.BÖLÜM-GÜNÜBİRLİK HAYATLAR

İçeriklerine baktığımızda;

1.BÖLÜM: Yalom, Paul ANDREWS isimli bir yazarın, yazma serüveninden, çözümlenmemiş yas sürecinden bahseder.

2.BÖLÜM: Hem yakışıklı, hem zengin, hem de yönetici vasfında olan Charles’ in içsel sıkıntılarını, anlam arayışını anlatıyor. Yalom tüm bunları aktarırken oldukça samimi bir dil kullanıyor. Üst perdeden değil de gerçek olanı aktarıyor. Aralarda dikkatimi çeken birçok kelimesi, cümlesi oldu. Bir bölümde der ki;

“Yirmi veya otuz yıl önce olsaydı böyle bir soru karşısında elim ayağıma dolanırdı. Ama terapist olarak olgunlaştıkça, profesyonel sorumluluklarımı elden bırakmadan bilinçdışına güvenebilmeyi öğrendim. Düşüncelerimin içeriğinden çok, onları ifade etmeye istekli olmamın önemli olduğunu çok iyi biliyordum. Bu doğrultuda aklıma ilk geleni söyledim”.

…”Makul sorular. Sistematik olma çabası gütmeden aklıma geldiği şekilde yanıtlayacağım”.

Kitabın içerisinde esprili anlatımların olması da esere renk katmış diyebilirim. Çoğu zaman hayret ettiğim çoğu zaman tebessüm ettiğim yerleri oldu.

Ayrıca terapistlerin, insanların yaşadıkları sorunlarla ilgili olarak çoğu zaman istedikleri bir şeyler vardır: “ŞAŞIRMAK”. Çünkü terapi ortamlarında aktarılanlar gizli olmakla beraber günlük hayatta karşılaşılan sorunlar çoğu zaman insanları şaşırtsa da terapistler için şaşırtıcı olmayabiliyor.

3.BÖLÜM ise Irvin D. YALOM’ un şaşırdığı bir terapi seansını anlatıyor. Natasha isimli narin, yetmişli yaşlarında, geçmişinde dans ile ilgilenmiş olan bir kadının hikâyesini aktarıyor. Natasha yetmişli yaşlarına geldiğinden dolayı hayatının anlamının azaldığına inanıyor.

4.BÖLÜM, daha önce Yalom’ un birlikte çalıştığı Molly isimli bir danışanının öyküsünü anlatıyor. Akabinde çok çalışkan bir radyolog ve onun insanların hayatına dokunma serüvenini aktarıyor.

5.BÖLÜM, Rick EVANS isimli, şu an yetmiş yaşında da eski bir CEO’ nun öyküsünü anlatıyor. Rick, eşini kaybedince bir huzurevine yerleşir. Oradaki uyum sorununu, mutsuzluğunu anlatır.

6. BÖLÜM, bu bölüm biraz daha kompleks bir yapıya sahiptir. Astrid, Dr. Yalom’ un terapisti ve kendisi de bir terapist olan, öldükten sonra bir hemşireyle yollarının kesişmesini anlatırken, hemşirenin Astrid’ e ‘’ hiç değilse çocukların için toparlan’’ demesi, onun hayatında dönüm noktası oluşturmuştur. Sonrasında Dr. Yalom ile tanışan hemşire ile seanslara başlar ve süreç akıp gider.

7.BÖLÜM, aslında yazar olmak isteyen, yalnız laboratuvar teknisyeni olarak çalışan, altmışıncı yaş günü yaklaşan Sally isimli danışanın öyküsünü anlatıyor.

8.BÖLÜM, ölmek üzere olan kanser hastası Ellie ve ölüm üzerine bir hikâyedir. Yalom derki;

…”Bu olay akışı, bana psikoterapinin pek çok hastadan defalarca öğrendiğim bir aksiyomunu anımsattı: hastama sunabileceğim en değerli şey, varlığım. Sadece yanında ol, diye düşündüm. Akıllıca bir şeyleri söyleme çabasını bir kenara bırak. Fark yaratacak bomba gibi bir yorum aramaktan vazgeç. Senin yegâne görevin, tüm varlığınla burada olmak. Seansa ihtiyacı olan her ne varsa alacaktır zaten.”

9.BÖLÜM: Helena isimli kişi, klinik psikolog olduktan sonra hayatındaki bütün arkadaşları hakkında teşhislerde bulunmaya kalkar. Süreçte Yalom ile bu konu üzerinde çalışırlar.

10.BÖLÜM, Jarod, başkaları tarafından nasıl algılandığına, nasıl göründüğüne fazlasıyla kafa yoran bir kişidir. Yalom, uyguladığı terapiyle Jarod’ un kendini fark etmesini ve farkındalık kazanmasına yardımcı oluyor. Marcus Aurelius’ un sözlerinden, eserlerinden pasajlar da aktarılıyor.

“Her insan kendisini diğer insanlardan daha çok sevdiği halde neden kendi fikrine diğer insanlarınkinden daha az önem verir”?

“Eğer biri beni sevmiyorsa bu onun sorunudur. Benim de amacım, kınanmamı gerektirecek bir şey söylememek ya da yapmamaktır”.

“Sözünden dönmene ya da kendine olan güvenini yitirmene neden olabilecek hiçbir şeyi avantaj sayma”.

“Eğer biri hatalı olduğumu ispat eder, bir sözümü veya davranışımın yanlış olduğunu bana gösterirse memnuniyetle değişirim. Ben hakikatin peşindeyim. Asıl zararlı olan, insanın kendi yanılsamalarını ve cehaletini ısrarla sürdürmesidir”.

Sonsöz kısmında ise Yalom, samimi duygularını, düşüncelerini ve deneyimlerini aktararak yeni terapistlere bir nevi rehberlik ediyor. Yazarın üslubu, kullandığı dil ve anlatım tarzı bende samimiyet hissi oluşturdu. Aynı zamanda gerçek hikâyelerden oluşması, Yalom’ un analizleri, kendi duygu ve düşüncelerini de aralarda okuyucuyla paylaşması ziyadesiyle hoşuma gitti

Okurken oldukça keyif ve dersler aldığımı söyleyebilirim. Sıkmayan, akıcı yapısıyla içine çeken Günübirlik Hayatları tavsiye ederim. Keyifli okumalar. 

Günübirlik Hayatlar
Irvin D. Yalom
Pegasus Yayınları
208 sayfa, 2016

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.