Güneşi Uyandıralım

9 Üslup
9 Akıcılık
10 Kapak
7 Fiyat
8.8
Şuranur Zebunoğlu diğer yazısı

Jose Mauro de Vasconcelos, edebiyat dünyasının en ilginç yazarlarından birisidir. Brezilyalı ünlü yazar olan Vasconcelos, 1920’de Rio de Janeiro yakınlarında, Bangu’da doğmuştur. Çok yoksul olan ailesi vardı ve ona bakmaları için Natal kasabasındaki amcasının yanına yolladılar. Orada dokuz yaşındayken Potengi Irmağında yüzmeyi öğrendi ve hep günün birinde yüzme şampiyonu olmanın hayalini kurdu.
Liseyi Natal’de bitirdikten sonra iki yıl tıp öğrenimi gördü. Öğrenimini yarıda bırakıp yeni hayaller peşinde Rio de Janeiro’ya döndü. İlk işi, hafif siklet boks antrenörlüğü oldu. Yaşamı boyunca çeşitli işlerde çalıştı, bu onun yazarlığına büyük katkılar sağladı.

İlk kitabı olan “Yaban Muzu” 1940’ta yayımlandı. 1945’te yayımlanan “Beyaz Toprak” adlı romanı çok beğenildi. Daha sonra “Evden Uzakta” (1949), “Sular Çekilince” (1931), “Kırmızı Arara” (1953) ve “Ateş Çizgisi” (1955) romanlarını yazdı. “Kayığım Rosinha” (1961) ile ününün doruğuna çıktı. En ünlü kitabı Şeker Portakalı (1968) on iki günde yazılmıştı. “Ama onu yirmi yıldan fazla yüreğimde taşıdım,” der yazar. Bu kitaptaki küçük Zeze’nin serüvenleri “Güneşi Uyandıralım” (1974) ve “Delifişek” (1963) adlı romanlarında sürer.Ünlü yazar 1988’de ölmüştür.

Yazarlık yeteneğini uzun yıllar keşfedememiş ya da hayatın yorgunluğundan keşfetmeye vakit bulamamış fakat daha sonra hayat hikayesini yazmaya karar vererek edebiyat dünyasında yeri almaya başlamıştır. Hatta 12 günde tamamladığı kendi hayatından birçok kesitlerin bulunduğu ve bu yazdığı kitap ile çok satanlar listesine girerek neredeyse rekor kırdığı, sevilerek okunan Şeker Portakalı eseridir. Dünya edebiyatında bir yer sahibi olmuştur.

Bu yazıda Şeker Portakalı’ndan bahsetmeyeceğim ama kısaca özet geçip asıl kitaptan söz açmak istiyorum. Çünkü bahsedeceğim kitap Şeker Portakalı’nın devamı niteliğinde.

Aydın Emeç tarafından Türkçeye çevrilen bu romanda yoksul bir ailenin oğlu olan Zeze’nin yüzmeye daha yeni başlamasından ilerde yüzme şampiyonu olma hayalini kurmasına kadar birçok serüvenini ve bu hayali için ilerlerken hayatın ona nasıl oyunlar oynadığını ve onu nasıl farklı yerlere sürüklediğini anlatıyor. Şeker Portakalı, aslında hayat dersi veren nadide eserlerden biri ve hayata dair gerçekleri su yüzeyine çıkartıyor. Bunu yaparken de okuyucunun kendi geçmişinden parçaları bulmasını ve hayatı daha iyi anlamasını sağlıyor. Tanıtımını yapmak istediğim kitap aslında Güneşi Uyandıralım…

Şeker Portakalı’nın küçük kahramanı Zeze karşımıza çıkıyor biraz daha büyümüş haliyle.Okula başlamıştır ve yeni maceralara atılmıştır. Çok sevdiği biricik dostu olan Şeker Portakalı artık yerini sevimli küçük bir kurbağaya bırakıyor. Zavallı Zeze’nin hüzünlerini içinde bir yerde yine saklı olduğunu görüyoruz gözlerinin içi yine ışıl ışıl parlamasına rağmen. Büyümüş çocuğun kırık hüzünlerini taşıyor yüreğinde.

Güneşi Uyandıralım’da artık zengin ve aşırı alıngan bir aile tarafından evlât edinilmiş olduğunu görüyoruz. Mekanlar ve insanlar değişiklik gösteriyor. Zeze, dünyayı anlayan ve anlamlandıran küçücük bir insan aslında. Kitabın sonunda ise o küçücük insanın duyduğu acı gerçekten çok derinden sarsıyor.Sevmediğimiz, fakat katlanmak zorunda kaldığımız insanları, kalbimizde nasıl gömebileceğimizi Zeze’ den öğreniyoruz. Şeker Portakal’ı ve Güneşi Uyandıralım kesinlikle çocuk kitapları değil, bence büyükler okumalı ve çocukların dünyasını tanımalıdır. Ernest Hemingway’in çok meşhur bir sözü var; Eğer bir ülke hakkında bilgi edinmek istiyorsanız, o ülke hakkında ne düşünmeniz gerektiğini öğrenmek istiyorsanız o zaman çocukların, yaşlıların ve azınlıkların hayatını incelemelisin. Çocuklar, azınlıklar ve yaşlılar toplumun en hassas bireyleridir çünkü. Gerçekten de öyle… Bu iki kitaptan sonra haylazlıkları ve maceralarıyla devamı gelen Delifişek adlı romanda Zeze daha da büyümüş olarak karşımıza çıkıyor…

Güneşi Uyandıralım
Jose Mauro De Vasconcelos
Can Yayınları
Türkçesi: Aydın Emeç
256 sayfa, 2016

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.