Klişe hikâyeleri sevenlerin uğrak yeri olmalı Zeynep Saraç’ın “Ceylan” romanı.

Olayların boncukları ipe dizer gibi belli bir ritimde olması ilk okumada insanı garipsetse de sayfaları çevirdikçe kelimelerin büyüsüne istemsizce kapılıyorsunuz. Sizi düşünce âlemlerinde sürüklemeyen dili, apaçık kendini ortaya atan karakterleri, eğlenceli plan akışı ile kafa dağıtmaya birebir “Ceylan”.

“Malum, benim beynim, kurduğu cümleleri fıskiyeden su püskürtür gibi ağzımdan püskürtmeye bayılırdı.”

Son zamanlarda adını sıkça duyar olduğumuz wattpad uygulamasının bize kazandırdığı bir yazar Zeynep Saraç. İlk romanı “Ceylan” ile gönüllere taht kurmayı başarmış. Ancak wattpad uygulamasının götürüsü olan ne kadar uzun yazarsam o kadar okunur, düşüncesine yazarımız da kendini kaptırmış. Betimlemeleri uzattıkça uzatmış, iç konuşmalar deseniz alabildiğine derya deniz, kişilerin tanıtımı da diğerlerinden farksız değil.

CeylanTanıtımı uzun tutması romanın okunma hızını yer yer düşürse de yine de sizi okumaya devam ettiren bir his oklarını kalbinizin tam ortasına nişanlıyor.

“Yıldızları süpürürsün,
Farkında olmadan güneş kucağındadır.
Bilemezsin, bir çocuk gözlerine bakar.
Arkan dönüktür, yüreğinde kuruludur orkestra,
Duymazsın, koca bir sevdadır yaşamakta olduğun.”

Tutucu bir ailede iki abi ile büyüyen bir kız ne kadar özgür olabilirse, o kadar özgür bir kız Ceylan. Zenginliğinin verdiği her şeyi yapabilme gücüne ne yazık ki sahip değil. İstediğini yapamayan bir insanın aşka olan bakışı nasıldır? Tutsak bir kız, eğer aşka kapılırsa neler olur? Oyunlar, yalanlar, yasakları delmenin verdiği haz, kalp çarpıntısı…

“Bazen ne kadar kitap okursan oku, hatta kitapların kendisi ol, son sözü kader söyler”

Okurken Ceylan’a söylenene söylene dilinizde tüyler bitecek, haberiniz olsun. “Yapma kızım, gitme yavrum!”

Ceylan
Zeynep Saraç
Arunas Yayınları
447 Sayfa, 2016