Düşünce Gücüyle Tedavi

Düşünce Gücüyle Tedavi
8 Üslup
9 Akıcılık
7 Kapak
8 Fiyat
8

Louisa L. HAY benim dönüşüm yolumdaki en gerçek örnek, en güzel yolculuktur. Kendi mucizelerimi yaşadıklarıma eş olmasa da büyük dönüşümleri, mucizelerini yaşamış, derinden kabuk atarak yukarı çıkmıştır. Bugün her danışanıma tüm kitaplarını öneririm. Özellikle “Düşünce Gücüyle Tedavi” kitabını herkese istisnasız başucunda tutmalarını tavsiye ederim.

Düşünce Gücüyle Tedavi, bedenimizde yarattığımız hastalıkların, hangi düşünce kalıplarının ürünü olduğu konusunda, geniş çapta yazılmış bir bilgi kaynağı olan kitaptır. Kitabı baştan sona okuyun ve sonra her çalışmayı derinlemesine uygulayarak, daha yavaş şekilde okumaya devam edin, denilir.

Bedenimizde “hastalık” denen şeyin yaratıcısı biziz. Hepimiz tüm yaşam deneyimlerimizden tamamen sorumluyuz. En zarar verici düşünceler; dargınlık, güceniklik, olumsuz eleştiri, suçluluktur. Kırılma, darılma, gücenme duygularımızın üstesinden gelebilmek, kendimizi gerçekten kabul edip, sevdiğimiz zaman hayatımız her yönde denge ve düzene girer. İçinde bulunduğumuz olay ve şartları yaratıyor, peşinden bunlardan duyduğumuz sıkıntı, üzüntü ve hayalkırıklığı için bir başkasını suçluyoruz. Bu durum bir nevi gücümüzü de başkasına kaptırmak anlamına geliyor. Deneyimimizi, gerçekliğimizi ve bunda yer alan tüm kişileri aslen yaratımlamış olan biziz.

“Herşeyin Malzemesi Düşüncedir ve Düşüncelerimizi Değiştirebiliriz” der, Louisa L. HAY!

Sorunumuz her ne olursa olsun, yaşadıklarımız, iç dünyamızın dışarıya yansıyan sonuçlarıdır. Bir düşünce, bir duygu yaratıyor ve siz bu duyguya kendinizi kaptırıyorsunuz. Oysa ki böyle bir düşünceniz olmasaydı böyle bir duygunuz da olmayacaktı. Düşünceler değiştirilebilir, çünkü biz düşüncelerimiz değiliz, dolayısıyla duygularımız da değiliz.

Geçmişin üzerimizde gücü yok. O güç noktamız sadece şimdiki anda. Şimdi seçebilirsiniz, haydi o özgürlüğü şimdi seçelim.! Tam şimdiye küçücük bir nefes tekniği ile gelelim isterseniz; bir burun deliğini kapatalım, diğerinden güçlü bir nefes alalım, sonra diğer burun deliğini kapatalım ve diğerinden verelim. Verdiğimizden geri alalım nefesi, kapatalım ve diğerinden geri verelim. Günde 7 kere 7 adet dönüşümlü (burun deliklerinden) PRANAMAYA nefesi yapabilirsiniz. Hemen şimdiye ve dengeye gelir, duygu durumunuzu düzenlersiniz.

Louise L. Hay, çocukluğunun büyük bölümü, fiziksel ve cinsel tacizle geçmiş. Hayatında çocukluk döneminden itibaren geçirdiği ağır deneyimlerden kendisini büyütmeyi başarmış, sonrasında da insanlara bunun yöntemlerini öğretmiş, hayat öğretmenidir. En bilinen hikayesi ise orta yaş döneminde yakalandığı kanser hastalığını içsel gücüyle kendisinin tamamen iyileştirmiş olmasıdır. Gerek kendi süreçleri sırasında, gerekse başkaları ile yaptığı yoğun çalışmalarda insanın doğasını zihinsel, duygusal, ruhsal ve fiziksel olarak dört boyutlu şekilde bütünsel olarak ele alarak bu yapıyı Evren’in bilimsel gerçekleri ile birleştirerek derin, kalıcı ve bütünsel yöntemler geliştirmiştir. Louise L. Hay dünyada kişisel gelişim alanında sayılı isimler arasına girmiştir.

Ektiğiniz topɾak bilinçaltınızdıɾ. Tohum ise yeni olumlu düşünceleɾinizdiɾ. Bugünden sonɾa yaşayacağınız tüm yeni deneyimleɾ bu tohumun içindediɾ. Tohumu yeni olumlu ifadeleɾle sulaɾsanız, kendinize duyduğunuz sevgi ve veɾdiğiniz değeɾin güneş ışığı gibi üzeɾinizde paɾlamasını sağlaɾsınız. / Louise L. Hay

Ne demiştik güç noktası daima ŞİMDİKİ ANDADIR. Değişim kendi düşüncelerimizde ve şu anda burada başlıyor! Ne zamandır olumsuz bir süreç içinde yaşadığımız, hastalıklar, sağlıksız ilişkiler, ekonomik sorunlar ya da kendimizden nefret ettiğimiz önemsiz. Bugün değişebilirsiniz! Hatırla; zihninde düşünen tek kişi sensin. Dünyanın gücü ve yetkisi sensin. Kendi dünyanın gücü ve merkezi sensin. Neyi düşünmeyi seçiyorsan, karşına o çıkacaktır.

Şimdi adım atma vaktidir. Kalkın ve yürümeye başlayın. Evinizde başka bir odaya gitmek için, kalkıp o odaya yürümeniz gerekir. Oturduğunuz yerden, diğer odada olmak istemeniz bir işe yaramaz. Bunun gibi sorunlarınızdan kurtulmak istiyorsunuz ama sonuca gidecek adımı, o küçük adımı atmaya yanaşmazsanız, önünüzdeki günlerin bir değişimi mümkün olmayacaktır. Öncelikle durum ve koşulları yaratma sorumluluğunu kabul edelim. Bunu kabul etmekle FARKINDA olmaya başlıyoruz. Size neyi yapmak zor geliyorsa, neye en çok direnç gösteriyorsanız, işte o anda öğrenmeniz gereken dersle karşı karşıyasınız. Direncinizi kırmak, teslim olmak, öğrenmeniz, hatırlamanız gereken her şey için kendinize izin vermek, bir sonraki adımı kolay kılacaktır.

İnsanın kendini eleştirmesi, ertelemeyi ve tembelliği daha da arttırır. Zihinsel enerjinizi eskiyi bırakmak ve yeni düşünceyi oluşturmak için kullanın. Koşulların değişmesi için; “Bu durumu yaratan içsel inanç ya da düşünce kalıbından kurtulmak istiyorum, seçiyorum” diye söylemeniz kurban sınıfından sizi çıkarmaya başlayacaktır.

Şimdi derin bir nefes alın, nefesinizi verirken, tüm gerginliğinizin bedeninizi terk etmesine izin verin. Saç köklerinizi, alnınızı, yüzünüzü gevşetin. Dilinizi, boğazınızı ve omuzlarınızı gevşetin. Sırtınızı, karnınızı, kalçalarınızı gevşetin. Bacaklarınızı ve ayaklarınızı gevşetirken yavaş derin sakin nefesler alın.

Gerginliğinizin farkına varın. Bedende olan gerginlik zihninizde de aynı şekilde var demektir. Bu gevşemiş ve rahatlamış halinizle, kendinize seslenin; “Kendimi özgür bırakmak istiyorum. Bırakıyorum, özgürleşiyorum. Gerginliği bırakıyorum. Korkuları bırakıyorum. Kızgınlığı, öfkeyi bırakıyorum. Suçluluk duygusunu bırakıyorum. Hüznü bırakıyorum. Eski sınırlılıklarımı bırakıyorum. Bırakıyorum ve dinginim, kendimle barışığım. Hayatla barışığım. Güvendeyim.” (Bir kaç kere tekrar edin, bırakmanın kolaylığını hissedin, zor olduğu düşünce hissi her geldiğinde bunu tekrar edin.)

Bilmek istediğim her şeyi iç rehberim bana söyler.

İhtiyacım olan her şeyi Evren bana sunar.

Hayatımda her şey olduğu gibi iyi ve güzel.

***

BOĞAZ, “istediğimiz şeyi söyleyebilme” ve “kendimizi ifade etme” yeteneğini temsil ediyor. Boğazla ilgili sorunlar, bunları yapmaktan korkmak, hakkımızı aramaktan çekinmek, “ben buyum” demek cesaretini gösterememekten kaynaklanıyor.

Kızgınlık, boğaz ağrılarının sebebidir. Eğer soğuk algınlığı da varsa zihinsel karışıklık yaşıyoruz demektir. LARENJİT, konuşamayacak kadar öfkeli olmak demek.

Boğaz ayrıca bedendeki yaratıcı akışı da temsil ediyor. Yaratıcılığımızı ifade ettiğimiz bu bölgede, yaratıcılığımız engellendiğinde, boğazla ilgili sorunlarımız olur. Hepimiz tüm hayatlarını başkaları için yaşayan bir çok insan tanıyoruz. Kendi istediklerini hiç yapamayan, sürekli anne-baba-eş-sevgili-patronların istekleri ve beklentileri doğrultusunda yaşayan ne çok insan var. BADEMCİK ve TİROİD sorunları, kendi isteklerinizi gerçekleştirememekten kaynaklanan, engellenmiş yaratıcılığın sonucu oluyor.

Boğazdaki enerji merkezi, yani beşinci çakra, bedende değişimin olduğu yerdir. Değişime karşı koyduğumuzda, değişimin tam ortasında ya da değişmeye çalıştığımızda, genellikle boğazımızda etkinlik artar. Öksürdüğümüzde ya da biri öksürdüğünde dikkat edin. Ne konuşuluyordu? Neye tepki gösteriyoruz? Direnç ve inatçılık mı, yoksa değişim süreci içinde miyiz? Grup çalışmalarımda öksürmeyi, kendini keşfetmede bir araç olarak kullanırım. Birisi öksürdüğünde, elini boğazına götürmesini ve yüksek sesle “Değişmeye Hazırım” ya da “Değişiyorum” demesini söylerim.

Yeni Düşünce Modeli: “Düşüncelerimi, hissettiklerimi, isteklerimi rahatlıkla ve özgürce dile getirebiliyorum. Yaratıcıyım. Sevgiyle konuşuyorum“

MİDE, tüm yeni düşünce ve deneyimlerimizi hazmeder. Mideniz neyi alıyor, neyi almıyor? Hazmedemediğimiz şey ne? Mide sorunları, yeniliklere kolaylıkla adapte olamadığımızın göstergesi. Korkuyoruz.

Çoğumuz uçakla yolculuğun yaygınlaşmaya başladığı ilk dönemleri hatırlıyordur. Kocaman metal bir kuşun içine girip, güvenli bir şekilde yolculuk edeceğimizi düşünmek oldukça zordu. Her koltukta kusma torbaları vardı ve çoğumuz torbaları kullanıyorduk. Şimdi aradan geçen yıllardan sonra torbalar hala var. Ama çok ender kullanılıyorlar. Uçma fikrini hazmettik artık.

Yeni Düşünce Modeli: “Yeni düşünceleri kolaylıkla özümlüyorum. Hayat benimle uyum içinde. Hiçbir şey bana rahatsızlık veremez. Dinginim

Düşünce Gücüyle Tedavi
Louisa L. HAY
Altın Kitaplar
177 sayfa, 2008

Gülay Şahin diğer yazısı

Düşünce Gücüyle Tedavi

Louisa L. HAY benim dönüşüm yolumdaki en gerçek örnek, en güzel yolculuktur....
Devamı

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.