Çöl Çiçeği / Benim Ülkem – Waris Dirie

Çöl Çiçeği

“Waris’in öyküsü, gerçek bir kadın kahramanın öyküsü. Herkese esin kaynağı olacak!”
ELTON JOHN

Bir Afrika hikayesi. Ama öyle günlük gülistanlık değil. Açlık, susuzluk, ezilme, tecavüz, yokluk, perişanlık, kadın sünneti kısacası bu hikayede ACI var.

Waris Dirie Somali’de doğmuş göçebe bir ailenin kızı. Çölde, suya bağımlı bir hayat onlarınki. Su bulmak için çadırları ve hayvanları ile devamlı göçer haldeler. Çünkü su olmazsa bütün hayvanları ve en sonunda kendileri ölüme mahkum. Çölde eğitim yok, elektrik yok, sağlık hizmetleri, ilaç vs. gibi şeyler de yok. Sadece biraz deve sütü, ot kökleri ve bazen bir torba pirinç onların yemekleri. Aç yatmak, yemek bulamamak büyük bir üzüntü kaynağı değil. Ailenin hiçbir üyesi aç yattıkları için sızlanmıyor. Onların rutin hayatı bu şekilde. Çölde çetin hava şartlarında yaşam mücadelesindeler. Ailenin bütün çocukları gibi o da hayvanların bakımından sorumlu. Koca bir sürüye çobanlık yapmak onun görevi.

5 yaşında iken KGS (Kadın Genital Sünneti )’ne maruz kalıyor. Kadın Sünneti Somali, Nijerya, Etiyopya gibi Afrika ülkelerinin yanı sıra Suudi Arabistan, Irak gibi Arap ülkelerinde kadınlara uygulanan bir gelenek. Halk sünnet olmamış bir kadının temiz, namuslu olamayacağına, asla bir erkekle evlenemeyeceğine inanıyor. Hatta bunun dinen doğru olduğuna inandırılmışlar. Bu inanış atalarına kadar gidiyor. Bu yüzden sorgulanmıyor. Bu nedenle Somali’de binlerce kadın uygulama sırasında kan kaybından, şoktan ya da enfeksiyon gibi sebeplerden ölüyor. KGS uygulaması ilkel şartlarda yapılıyor. Anestezi yok, bazen kör bir jilet, bezen kesici bir taş, bıçak, makas ya da benzer bir aletle yapılıyor. Kendisi bu durumu “ şaşırtıcı olan, yapılan işlemin gerçekleştirildiği koşullar değil, içimizden bazılarının hayatta kalmasıdır” diye ifade ediyor.

12 yaşına geldiğinde babasının 5 deve karşılığında, onu yaşlı bir adamla evlendireceğini öğrenince evden kaçmak zorunda kalmış. Bunun için çölde günlerce yürüyerek tek başına, korumasız, aç ve susuz bir şekilde yol almış. Bu sırada insan ve hayvanlardan dolayı bir sürü tehlike atlatarak sonunda Başkent Mogadishu’ya akrabalarının yanına ulaşmış. O sırada teyzesinin eşi Londra’da, Somali Büyükelçiliği görevinde. Bu vesile ile Londra’da ki eve hizmetçi olarak gitmiş ve onun için özgürlük kapısı bu şekilde aralanmış.
Bu, onun yolculuk hayatının hep ilklerini yaşayacağı ve geri kalan yaşamının yönünü çizecek ilk adımıdır.

Londra’da dört sene, teyzesinin evinde hizmetçilik yapar .Teyzesi ve ailesi Somali’ye dönme kararı alınca Londra’da tek başına kalır. Bu sürede Mc Donalds’da çalışır ve arkadaşlarının evinde kalır.
Onu fark eden fotoğraf sanatçısı Terence Donovan ile tanışır. Bu sayede ajansa kaydolur ve kısa sürede yaptığı işlerle büyük bir üne kavuşur. Waris, artık ünlü bir top modeldir.

Yaptığı işler sırasında gerek pasaportsuz bir şekilde ülkede kalmasından, gerekse dil bilmemesinden dolayı birçok zorluk yaşamış olsa da, o bütün bunların üstesinden gelmeyi başarmıştır.

Yaşamın, onu bulunduğu noktaya sürüklemesinin bir tesadüf olmadığını ve bunun bir sebebi olduğunu düşünüyor. Amacı KGS uygulaması hakkında insanları bilinçlendirmek, ve bu konuda aktif bir şeyler yapabilmek. Hayatı boyunca sünnetin yapılma nedenini sorguladığını ama hiçbir mantıklı sebep bulamadığını, bu nedenle de bunu kendisi için değil, buna maruz kalan onca küçük kız çocuğu için yapmak zorunda olduğunu düşünüyor. Kendisini, KGS’nin bütün dünyaya duyurulmasına adamış durumda. Bu amaçla 1997 yılında Marie Claire dergisine KGS hakkında bir röportaj verir. Bu röportaj sonrasında Waris ve bütün Afrika’lı kadınların vahşet içeren bu sırrı dünyaya ifşa olur.

Waris’in bu röportajı sonrası Dünya Sağlık Örgütü ile yapılan çalışmalar sonucunda KGS’nin Afrika’da yirmi sekiz ülkede uygulandığı anlaşılmıştır. BM yüz otuz milyon kız ve kadında gerçekleştirildiğini tahmin etmekte. Her yıl iki milyon kız bunun kurbanı olmakta. Yapılan göçler ile Avrupa ve Amerika’ya giden Afrikalılar uygulamayı da beraberinde getiriyor. Bu yüzden Amerika’da pek çok eyalet KGS’ni yasaklayan kanunlar çıkarıyor.

Dört bin yıldır Afrika kültürlerinde kadınlara yapılan Kadın Genital Sünnetinin ne olduğunu yüksek sesle söyleyebilen ilk insandır Waris DİRİE. Bir okurun mektubunda da yazdığı gibi dünyada pek çok trajik öykü var, ama BÜTÜN BİR KÜLTÜRÜN ÇOCUKLARINA YAPTIKLARIYLA İLGİLİ BUNDAN DAHA KÖTÜ BİR ÖYKÜ YOKTUR.
Bununla birlikte, kitapta hiç bulunmayan bir şey varsa o da ajitasyondur. Çünkü yazar hayatı ile yaşadıkları ile barışıktır. Ayrıca ülkesi, ailesi, değerleri ile gurur duymaktadır. Tek bir amacı vardır: O da ülkesinde ki insanlara biraz olsun yardım edebilmek… Bu ona yetecektir.

Yazar yaşadıklarını ÇÖL ÇİÇEĞİ’NDE anlattıktan dört yıl sonra “BENİM ÜLKEM” adlı bir kitap daha yazdı. Bu sefer dünyaya ülkesini anlatmak, kültürlerinin resmini çizmek ve farkındalık yaratmak istedi. Bu yolda annesini bulup yıllar sonra onu görmek için, ülkesinde savaş olmasına ve ailesi çölde devamlı yer değiştirmesine rağmen bütün zorlukları göze alarak düştü yollara. Çünkü Ülkesi hakkında da bir kitap yazıp, tüm dünyaya ülkesini anlatmalıydı.

Büyükannesi onu Londra’ya yollarken “nereden geldiğini sakın unutma” diye tembihlemişti ama, torununun ülkesine ve insanlarına böylesine sahip çıkacağını belki de hayal edememişti. Belki de, onu bu kitabı yazmaya iten de büyükannesine verdiği sözdü.

Bu kitap tüm dünya dillerine çevrilmeli ve ulaşabildiği kadar çok kadına ulaşmalı diye düşünüyorum. Zira bizler de dahil olmak üzere, dünyanın bir yerlerinde kadınların böylesine bir uygulamayla sakatlandıklarından ve büyük acılar yaşadıklarından, Waris Dirie’nin hayatını okumadan önce habersizdik. Bu sebeptendir ki, Bilge Kültür Sanat’a, dilimize bu kitabı kazandırdığı için minnettarız.

Burcu Kaşmer
Kitap Cafe
https://www.instagram.com/arya.kitap/

Arya Kitap diğer yazısı

Ömür Boyu Esenlik – Pascal Bruckner

Ömür Boyu Esenlik Mutluluk Üzerine Bir Deneme Batı toplumları hep birlikte yeni...
Devamı

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.