Çınlayan Sedir – Anastasya

9 Üslup
10 Akıcılık
9 Kapak
9 Fiyat
9.3
Gülay Şahin diğer yazısı

Yazarın dört kitabını da okudum ve bitti. İnanılmaz. İnanılmaz olan ise bu kitaptaki yazanların, kişilerin tamamen gerçek oluşu, varoldukları.

Anastasya beni çok etkiledi, biraz araştırdım, ve Youtube’dan çekilmiş görüntüleri izledim.

Kitabın elimde 1 ve 2 olanları mevcut. 3 ve 4 ise e-kitap olarak okuyabildim, tükenmiş ve basımı yok. Sesimi duyan yayınevi dilerim ki yeniden basar hatta anladığım kadarıyla kitap 8 adet ama bizim ülkede 4 adet çevirisi var.

Tüm kitapta en başında aşağıdaki yazı mevcuttur. Ve okurken gerçekten hissediliyor ben inanılmaz hissederek okudum.

Anastasya’ya göre metne, insanın üzerinde yararlı etkileri olan kelime ve harf kombinasyonları yerleştirilmiştir. Okuma esnasında, kulağınız yapay nesne ve aygıtların sesleriyle rahatsız edilmezken, bu etkiyi hissetmek mümkün olur. Kuş cıvıltıları, yağmur, ağaçlardaki yaprakların hışırtı/an gibi doğal sesler, olumlu etkinin artmasına yardımcı olur.

Dünyanın çeşitli ülkelerinden on binlerce okuyucu, mektuplarında Anastasya ‘nın yukarıda söylediklerini doğrulamıştır.

Sibiryalı bir işadamı olan Vladimir Megre, 1994 yılında Sibirya’nın tayga ormanlarına doğru ticari bir geziye çıktığında tanıştığı yaşlı bir adam ona “Çınlayan Sedir” ağaçlarıyla ilgili şaşırtıcı bilgiler veriyor.

Asıl olan ise yaşlı adamın torunu olan Anastasya ile tanışmasının hayatının dönüm noktası olması. Sibiryalı Şaman Anastasya’dan öğrendikleriyle çok derin bir dönüşüm yaşayan Megre, tüm ticari planlarını bir yana bırakarak Anastasya”ya verdiği sözü tutar ve Anastasya”nın cömertçe paylaştığı iç görüleri paylaşmak üzere kitaplar yazmaya başlar, daha önce tek bir yazı ya da şiir yazmamasına rağmen.

Kitapta der ki; Bundan sonra olanları Vladimir Megre asla hayal edemezdi. Kitap milyonlarca insana büyük heyecan ve ilham verdi. Hiçbir reklamı yapılmayan Çınlayan Sedir kitapları serisi, kitabı daha bitirmeden bile eşlerine dostlarına alanlar ve kitabı okuyanların çevresindeki insanlara hararetle önermesiyle bir fenomene dönüştü. Kitap, Sağlıklı hamile kalmak ve doğumun öneminden çocuk yetiştirmeye, bireysel ve sosyal sorunların çözümünden bahçıvanlığa, düşüncenin nasıl yarattığından insan hayatının anlamına, megalitik (tarih öncesi çağlara ait) bilimden insanlığın gizlenmiş olan şok edici gerçek tarihine, cinsellikten dine yayılan konuları kapsayan bilgiler her birimizin içinde var olan sınırsız potansiyeli keşfetmemizi sağlıyor.

Vladimir Anastasya ile konuştukça önce ona hayret eder. Yıllarca bu ormandan hiç çıkmamış kadının beş dil biliyor olması, dünyadaki birçok olaydan haberinin olması ve spritüel anlamda inanılmaz yeteneklerinin olması ile öncelikle ona deli gözüyle bakmıştır. Zamanla ona inanmaya başlar ve daha çok konuşmasını, anlatmasını ister. Ve Anastasya’ya gitgide çok saygı duymaya başlar. Bu süre zarfında Anastasya ile beraber olurlar, Anastasya’nın isteği ile olur bu ve hamile kalır. Çocuğu ormanda büyütmek ister ve bu zaten Çınlayan Sedir serisinin ikinci kitabının konusu.

Okurken bir hikaye gibi gelen bir konusu var. Ama Vladimir Merge gerçek bir şahsiyet, bütün bunları yaşadığını ve yaşadıklarını kitaplaştıran bir adam. Bunu ondan Anastasya istemiştir, insanlığın basit ve spritüel yaşamı daha iyi anlayabilmesi için…

Anastasya olayı çığ gibi büyür ve insanlar onu görmek, tanımak isterler, Tayga ormanlarına gidenler olmuş ve oldukça rahatsız edenler haiyle.. Dünyada birçok insan onun hikayesini okuyarak, ona birçok şiir yazmış, şarkılar bestelemişler, Kitap içerisinde hepsi var.

Anastasya, Tohumların bilgeliğini anlatıyor..

Tohumların özünde bütün evrenin bilgeliğine sahip olduklarını söylüyor.Tohum ekenlerin, dikim yapmadan önce avuçlarına tohumları almalarını kuvvetlice üflemelerini söylüyor. Böylece tohum, o kişinin bütün sağlık bilgisini nefes ve tükürükle alıyor. Ve topraktan, doğadan o kişiye şifa olacak bilgiyi de bünyesine toplayarak meyvesini sahibini iyileştirecek meyve haline geliyor.

Açıkçası 4. kitap beni en etkileyenlerden biri oldu, ve kitabı okurken hayatınızda gerçekten titreşim hissediyor ve cesaretleniyorsunuz.

4. kitaptan;

“Bir insanın hafızası, altı ay önceki olayların kaydını bile güçlükle tutabilir. Bir başka insansa, çocukluğundaki olayları hafızasında tutabilir ve onları ayrıntılarıyla aktarabilir. Fakat bunu, insan hafızasının imkanlarının sınırına yakın görmüyorum.”

“İnsanın genetik kodunda, milyonlarca yıllık bilgilerin depolandığını pek çok bilim insanı inkar edemez sanırım. Bir insanın yaşamına dair tümleyici ya da ikincil bilgiler toplamak ve onu sonraki kuşaklara aktarmak mümkündür. Hepimizin aşina olduğu ‘miras’ ya da ‘miras yoluyla geçti’ ifadeleri de bunu doğrular. Anastasya’nın, milyonlarca ya da milyarlarca yıl önce insanlığın başına gelen olayları tasvir etme yeteneği, teorik olarak mümkün ve açıklanabilirdir. Üstelik bunlar, bizim halihazırdaki gerçekliğimizden uzaklaştıkları ölçüde kesin olur. Bence Anastasya’nın hafızası, diğer çoğu insanınkinden çok da farklı değil. Daha açık söylemek gerekirse, onun genetik koduna kaydedilen bilgi, başka bir bireyinkinden farklı değil. Tek fark Anastasya’nın bu bilginin tamamına ‘ulaşıp’ yeniden tasvir edebilmesi, bizse sadece parça parça ulaşabiliyoruz.”

Bunlar ve uzmanların söylediği diğer şeyler beni, Anastasya’nın geçmişle ilgili söylediklerinin doğru olabileceğine inandırdı bir şekilde.

Yine de yuvarlak masaya davet edilen bilim insanları şu olayı açıklayamadı: Nasıl oluyor da Anastasya, yalnızca dünyadaki medeniyetler hakkında değil başka galaksilerdeki ve başka dünyalardakiler hakkında da bilgi sahibi olabiliyordu? Üstelik bunlar hakkında sadece konuşmakla kalmıyor, bana sorarsanız, onları etkileyebiliyor gibi de gözüküyordu. Her şeyi sırasıyla anlatmayı deneyeceğim. Belki biri onun bu yeteneklerini en azından teorik bağlamda açıklar ve bunların diğer insanların doğasında da olup olmadığını çözer. Anastasya da bunları nasıl bildiğini açıklamaya çalıştı ama açıklamaları pek de anlaşılır değildi doğrusu.

Ve kitap hepsini açıklayarak devam ediyor…

Anastasya / Çınlayan Sedir
Vladimir Megre
Kuraldışı Yayınları
Türkçesi: Koray Karasulu
224 sayfa, 2008

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.