Beyaz Kanatlar – Hiroşima

9 Üslup
10 Akıcılık
10 Kapak
8 Fiyat
9.3

Şu hayatta bilemeyeceğim şeyler çok fazla, anlayamayacaklarım da öyle. Bunların başında da “savaş” gelmektedir. Bir insan diğerini neden öldürmek ister ki? Bir çocuğu neden yaralamak ister? Bunu ölsem de anlamam mümkün değil.

Hakan Kum’un ilk kitabı Beyaz Kanatlar-Hiroşima, ilk kitap olduğunu hissettirmeyecek kadar özenle ve ustalıkla yazılmış. Yazarken kahramanlarını acılarıyla tekrar incitme korkusuyla, okuyanın canını acıtmadan ama hissetmesini sağlayarak yazıldığını her sözcükten fark edebiliyorsunuz. Kitap yaş grubu itibariyle 10 yaş üstünde her çocuk, genç ve yetişkin tarafından okunabilir. Kitabı bitirdiğimde gençlere okutmalı ki büyüdüklerinde hırslarına yenilmeyip merhameti koruyabilsinler, diye düşündüm.

Kitapta 8 yaşında bir kız çocuğunun gözüyle Hiroşima’ya atılan Atom Bombası ile hayatının nasıl değiştiği aktarılmaktadır. Burada tarih bilgilerimizi hatırlamak adına o günü kısaca yazmak istiyorum. Zaten Hakan bey de kitabının girişinde bu konudan söz etmektedir.

6 Ağustos 1945’te ABD tarafından Japonya’ya atılan kimyasal bir bombanın etkisiyle yüzbinlerce insan hayatını kaybetti, doğa ciddi olarak zarar gördü, hayatta kalan insanlar farklı hastalık türleriyle yaşamak zorunda kaldılar. En kötüsü de çocuklar babasız-annesiz, anneler-babalar evlatsız kaldı.

Kitabın ana kahramanı Cho, doğum günü için çok heyecanlıdır. 5 Ağustos pazar günü ailesiyle güzel bir gün geçirir. 6 Ağustos sabahı mutlulukla uyanır. Çünkü doğum günüdür. Babası işe gider. Annesiyle birlikte okula gitmek için hazırlanırken patlama olur. Sonrası Sonrası tam bir karmaşa… Babasının çalıştığı fabrika kalıntılarında, hastanede babasını ararlar. Tıpkı sevdiklerini, yakınlarını kaybeden diğer insanlar gibi. Buldukları ise minicik bir bebek olur. Annesi bebeği sahiplenir. Adını dahil bilmediği bebeği kardeşi beller. Çünkü savaşta hayatta kalanlar birbirinin ailesi olur. Sonra?

“Patika yoldan geçen yaşlı adam kapıda duran anneme, ‘Duydunuz mu? Nagasaki’ye saat 11.02’de çok büyük bir bomba atılmış. Durum, buradakinden çok daha kötüymüş!’ dedi. “

Kitapla ilgili yazara “Hiroşima’ya gittiniz mi? Nasıl yazdınız?” diye sordum. “Biraz kısa; ama kalp, emek ve ruh birleşmesi, yazarken oradaydım ve yaşadım. Bazen babası, bazen annesi, bazen arkadaşı oldum. Hiroşima’ya hiç gitmedim,” dedi.

Kitapta beni etkileyen kısımlar küçük kızın babasıyla ağaçlar ve kuşlar üzerine yaptığı konuşmalardır. Küçük kızın merhametli ve sevgi
dolu olması için gayret gösteren bir adamdır. Bir diğeri de yıllar geçtiğinde bombanın etkileri üzerine bilim adamlarınca takip edilmelerine “kobay olmayı red ederek” isyan etmesidir.

O küçük kız, babasının onun mayasına koymaya çalıştığı sevgi ve merhameti, her şeye rağmen saklayıp büyüdüğünde geçmişini kabus yapanları affeder mi sizce?

Beyaz Kanatlar-Hiroşima
Hakan Kum
Cenevre Yayınları
112 sayfa, 2017

diğer yazısı Dilek Özcan

Semaver

İlk olarak 1936 yılında yayınlanan Semaver öykü kitabından sonra birçok öykü, roman,...
Devamı

3 Yorum

  • Her zaman yeni kitaplar arayan biri olarak sayenizde beyaz kanatlar hırosima isimli kitaptan haberdar oldum ve sıkı takipçiniz olacagım.Okuyunca sizin nekadar isabetli bir analiz yaptığınızı gördüm.Kitap çok etkileyici bir anlatım ile insanı içine çekiyor.tesekkürler

  • Dilek hanım Beyaz kanatlar hirosima evet çok güzeldi.Yazarı tanınmıyor bulmam zor oldu.Okudugumda bütün içtenliğimle beni çok etkiledi.Size teşekkür ederim yeni tavsiyelerinizi bekliyorum.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.