Ay Düşerken

Ay Düşerken
9 Üslup
10 Akıcılık
10 Kapak
9 Fiyat
9.5

Goodreads okurlarına göre 2014’ün En İyi 10 Romanından biri olan Kabuğunu Kıran İnci kitabı ile tanınan Yazar Nadia Hashimi , 2016 da Ay Düşerken adlı kitabı çıkarmıştır. Ay Düşerken kitabını okuduktan sonra kesinlikle ‘Kabuğunu Kıran İnci kitabını ‘ı da okuyacağım dedim. Gelelim Ay Düşerken’in kitap yorumuna..

Ay DüşerkenAfganistan’da başlayan dramatik bir hikaye. Kabil de mutlu bir yuvası olan Fereiba, geçmişinde pek çok hüzne şahit olur. Annesini doğumda kaybeden, üvey anne ve üvey kardeşleri ile büyüyen Fereiba, çok sevdiği dedesi de vefat edince iyice içine kapanır.

Fereiba, okumayı çok istiyordu; çok zor şartlarla üvey annesi ve babasını ikna edilince okula döner. Kısa sürede başarılı olur ve sonunda öğretmen olur.
Daha sonra evlenir; mutlu bir yuvası olan Fereiba ve eşi Mahmood, Taliban rejiminin ortasında kalır. Eşi Mahmood, Taliban rejiminin hedefi haline gelip öldürülür. Daha fazla Kabil de kalamayacağını anlayan Fereiba 3 çocuğu ile kaçmak zorunda kalır ve işte asıl hikaye bundan sonra başlıyor..

Yazarın akıcı üslubu sayesinde kitap daha ilk sayfalarında itibaren merak uyandırıyor. Küçük Fereiba ve büyüdüğünde ise zorluklarla bazen tek başına bazen 3 çocuğu ile baş etmek zorunda kalan Fereiba’yı ilgiyle okuyorsunuz..

Kitapta en sevdiğim, şüphesiz yalın dili ve konunun akıcılığı oldu. Yazar üslubu ile sizi meraklandırıyor, “acaba neler olacak” diye düşünürken, kitabı bir okuyuşta bitirmenizi sağlıyor.

Ay DÜşerkenKitap hem Fereiba’nın gözünden hem de Fereiba’nın oğlu Saleem’in gözünden anlatılmış. Fereiba oğu Saleem karakteri de beni oldukça etkilendi.

Fereiba ve 3 çocuğu ile İngitere’deki kız kardeşine ulaşmak ister. Afganistan’dan İran’a binbir zorlukla geçmeyi başarır; oradan da Türkiye’ye geçen aile bir süre burada kalıp para biriktirir ve sonra Yunanistan’a kadar gelirler.

Yunanistan da kalabalık bir çarşıda Fereiba, oğlu Saleem’i kaybeder. Saleem, Yunanistan’da diğer mülteciler ile beraber sokaklarda yaşamaya başlar. Saalem’in bu sırada başına gelenler beni inanılmaz etkiledi. Saleem, İngitere’ye nasıl geçeceğini bilmeden polisler tarafından yakalanıp Türkiye’ye teslim edilir ve Saleem ailesine ulaşmak için yeniden mücadeleye başlar. Fereiba ise aklı oğlunda kalmış halde, yanında kızı ile İngiltere’ye ulaşır.
Avrupa’nın bir yanında anne, bir yanında oğlu, yeniden kavuşmak ve yeni bir hayat kurmak için bir yer bulmaya çalışırlar…

Her sayfa,da bir olay, her sayfada hüzün her sayfada umut .. Kitabın sonu ise tam istediğim gibi bitti. Belki biraz daha yazabilirdi; ama yazar, sonunu okuyucuların hayal dünyasına bırakmış olabilir.

Ay DüşerkenÇok severek okudum. Afganların bu kadar ağır şartlar yaşadıklarını bilmiyordum. Okurken sürekli ah çekmemek elde değil..Kesinlikle okunmalı dediğim kitaplardan.
Kitaptan dikkatimi çeken alıntılarla yazımı sonlandırıyorum;

” Ve uzaktan da olsa hakkında böyle bir fikir edindin.”
” Bazı şeyler uzaktan daha net görünür. Başka bir şey demeyeceğim.”

“Bu duvar bizi ayırıyor ama birbirimizden uzak tutmaya yetmiyordu, aramızda olmasaydı çoktan kaçar giderdim. Duvar benim örtümdü. ”

” Kader her şeyi sonunda düzeltecektir ama caba gösterdikten , gözyaşı döktükten ve uykusuz geceler geçirdikten sonra.”

“Allah korkusuyla yaşamazdı, çünkü Allah´ın bizi sudan sebeplerle cezalandırmayacağına inanırdı.”

Ay Düşerken
Nadia Hashimi
Lemur Yayıncılık
332 sayfa, 2016

diğer yazısı Ayşe & Büşra _ kitapkurtlari_

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.