Ari

9 Üslup
10 Akıcılık
8 Kapak
8 Fiyat
8.8
Fatma Acar diğer yazısı

ARİ

Bir duygusal roman,

Bir araştırma yazısı,

Bir tarih kitabı,

Bir soy araştırması… Nasıl tanımlamam gerektiğini bilmiyorum. Bildiğim bir şey var ki bu kitap çok insana bilmediklerini öğretecek ve insanı araştırmaya sevk edecek.

Çiçek Sekban Tüfekçi; Türklerin köken arayışında nerelere gittiğini, soylarının hangi yüzyıllara kadar dayandığını bilimsel veriler ile gözler önüne seriyor.

14 bin yıl önce battığı iddia edilen efsanevi “Mu” kıtasını ve “Mu” medeniyetini araştırmakla başlayan bu yolculuk Türklerin kadim soyunun tarihte bahsedildiği gibi yakın bir geçmişte değil de milattan binlerce yıl öncesine dayandığını birçok bilim adamının, tarih araştırmacılarının bildiğini öğreniyoruz ARİ’de.

Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün de gerçek tarihimize olan merakı ve Avrupalı yazarlar tarafından Türklerin kaleme alındığı tarih kitaplarını reddetmesi ile kendi döneminde de konunun araştırmasını şahsen yaparak gerekli araştırmaların başlamasına öncülük etmiş. Türk tarihinin dört yüz çadır halkın Anadolu’ya göçü ile başladığını iddia eden Avrupalı tarihçileri reddedip Türk kökeninin çok eski ve kadim bir ırk olduğunu ispat etmek için ciddi çalışmalar başlatmış.

“Efendiler,

Bu insanlık dünyasında en az yüz milyonu aşkın nüfustan oluşan büyük bir Türk milleti vardır ve bu milletin yeryüzündeki genişliği oranında da bir derinliği vardır.” Mustafa Kemal Atatürk (Ari, s. 41)

Bu tarih araştırmalarının içine yeni yeşeren bir aşk nasıl güzel yerleştirilirse öyle güzel yerleştirmiş yazar. Türklerin tarihini araştıran ve eline gizli belgeler geçen Reşat Bey öldükten sonra bu görevi torunu sosyolog Zümrüt alır ve her şey o zaman başlar. Polisiye aşk romanı okur gibi hem heyecan hem de adrenalin yüklü devam ediyor kitap.

Zümrüt ve Doruk bu araştırmayı sonuna kadar yapmaya ve bulgularını tüm dünya ile paylaşmaya kararlı iki âşık yürek.

Gelecekteki tüm teknolojik gelişimi varsayan güçlü medeniyet Sümerlerden kalan tablette birçok sır var ve bu sırlar da Zümrüt ve Doruk’un gerçeğe ulaşmasında büyük etken. Rus ajanlarının Zümrüt’ün dedesi Reşat Bey’in elinde olan bu kıymetli tableti almak istemeleri ile büyük bir kovalamaca başlıyor, silahlar patlıyor, araçlar devriliyor kan gölünün ortasında gerçeğe ulaşılmaya çalışılıyor.

Yazar kitabında gerçekleri hayali kahramanlarla kurguladığını bildiğimizden, bilim adamlarının olduğu uçağın şüpheli düşüşünü, Türkiye’deki toryum rezervini ve bunun kullanımının engellenmesini, Türk uçak sanayisinin önlenişi… Ve bunun gibi birçok gerçek bilgileri araştırarak yakın tarihteki engellenişimizi de öğrenmiş oluyoruz.

İşin en güzel yanı bu bilgilere bir ansiklopedi okumanın verdiği kasvet ile değil de heyecanlı ve kimi zaman ağlatan kimi zaman güldüren bir kurgu romanla ulaşıyor olmamız.

Yazar gayet akıcı, anlaşılır bir üslupla okuru tarih sahnesine davet ederken başarılı betimlemeleriyle kendilerini bu esrarengiz sahnede oyuncu olarak görmelerini sağlıyor.

Siz; tarih bilgisi edinmek mi, genel kültürünüzü geliştirmek mi, efsanevi yerleri keşfetmek mi, yoksa birçok duyguyu size aynı anda yaşatan bir aşk romanı mı okumak istersiniz?

Bu kitap size hepsini sunuyor.

Ve unutmamamız gereken bir şey var ki

“Dünü doğru okursan yarını sen yazarsın…” (arka kapak)

Ari
Çiçek Sekban Tüfekçi
Destek Yayınları
360 sayfa, 2017

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.