Dünya gündeminin en fazla konuştuğu noktalardan bir tanesi, Kudüs… Dünya ülkeleri bu kutsal şehrin geleceğini tartışıyor bugünlerde. Peki, bu yeni bir mesele mi, dünya için?

Amin Maalouf tarafından kaleme alınan “ Arapların Gözünden Haçlı Seferleri ” bizleri tarihte geriye götürüyor. Arapların ana yurtlarından bir tanesinin defalarca işgal edilmesini ve bu coğrafyanın buna tepkisini anlatıyor, kitap; fakat şehrin hikâyesinden ziyade içinde yaşayan insanların hikâyesi daha çok etkiledi beni. Bu kutsal şehir için binlerce Hristiyan kendi evlerinden çok uzak diyarlara, belki de bir bilinmeyene yolculuk ediyor. Bu yolculuk bazen onlar için bazen de karşılarına çıkan yerliler için tam bir ıstıraba dönüşüyor. Peki, sonunda kim kazanmış? Daha doğrusu bir kazanan var mı?

Güçlü zırhlarıyla savaş alanında farklılık yaratan Frenkler, bugün yaşanılan kaosa benzer bir ortam yaratıyor Suriye topraklarında. Bu katı, sert, sağlam kuvvetin karşısında dağınık kuvvetler birer birer yenilgiye uğruyor. Kurtarıcı olarak görülen çoğu emir kendi saltanatının devamlılığı için ne gerekiyorsa onu yapıyor.

Kendi evinden yüzlerce kilometre uzaklıkta savaşa giren bu insanlar karşılarına çıkan hiçbir cana saygı duymuyor. Tüm semavi dinler için kutsal olan bu şehrin, tüm inananlar için mezar haline gelebilmesi ne kadar da acı aslında. Kitabı okudukça tüm kutsalların, insanların şahsi menfaatleri altında araç olarak kullanıldığını görmek, binlerce insanın bu menfaatler için kan dökmüş olduğunu okumak oldukça can sıkıcıydı. Daha da can sıkıcı olan şey hala kan dökülmesi ve dökülecek olan kanların herkes tarafından tahmin edilebilmesi.

Arapların Gözünden Haçlı SeferleriTarihi okurken bazı kişiliklere hayran kalmamak elde değildi. Bir Selahaddin vardı ki insanlık timsali… Belki de kutsalın önemini kavrayan tek adam. Düşmanlarının ve haleflerinin zayıfları kılıçtan geçirerek sahip oldukları toprakları özenle, insanlıkla geri almasını bilen bir komutan. Bir insan canının kutsallığına inanan güzel adam.

Bu kitabı okurken tarih içindeki liderlerin riyakârlığına hayret edecek, zayıf insanların acılarına gözyaşı dökeceksiniz. Amin Maalouf romanlarının kaynağı olan coğrafyayı tüm gerçekliğiyle karşımıza sunuyor bu sefer. Oldukça güzel çevrilmiş ve hazırlanmış bir eser. Okurken kesinlikle zorlanmıyorsunuz.

Sizi zorlamasını umduğum şey bu şehrin hikâyesi… Olmaz ya keşke olsa dediğim ütopyalarımın parçasından biri haline gelen bir hayalim var. Bu kutsal şehir kimsenin değil, tüm dünyanın olsa. Tüm dünya insanlarının başkenti olarak kalabilse keşke… Belki dökülen ve dökülmesi ihtimal tüm kanlar böylelikle son bulur…

Arapların Gözünden Haçlı Seferleri
Amin Maalouf
Yapı Kredi Yayınları
Türkçesi: Ali Berktay
243 sayfa, 2017