Anlaşılmayan İnsan

Attila The Hun
Sevinç Üney Şahin diğer yazısı

Orijinal Adı Slave of the Hun olan ve dilimize birkaç farklı isimle çevrilmiş olan Geza Gardonyi imzalı bu güzel eser bir sahafta elime geçti. Benim okuduğum baskısının adı “Anlaşılmayan İnsan” ve baskı tarihi 1946. Kitap M. E. B. Tarafından “Dünya Edebiyatından Tercümeler” dizisinden Macar Klasiklerinin 4. Eseri olarak basılmış. Bu kitap, ülkemizde birkaç farklı isimle daha basılmış.

“Tanrının kılıcı Atila” adı ile Töre-Devlet Yayınları tarafından 1974’te Ankara’da; “Tanrının kırbacı: Atila” adı ile Demir Yayınları tarafından 1974’de İstanbul’da; daha sonra “Hunların Arasında Kölelikten Kahramanlığa” adıyla 2005’te Yurt Kitap yayınları tarafından; Yine “Tanrının KıIıcı Attila” adıyla Elips Kitap tarafından 2006 yılında Ankara’da yayımlanmış. Kitapta Hun İmparatorluğundan ve Attilla’dan çokça söz edilse de bu eser Zeta adında Bizanslı genç köle bir adamın hikayesi; bu sebeple “Anlaşılmayan İnsan” ismini daha doğru ve güzel buldum.

Dünyanın yaratılışından bu zamana kadar asırlarca yıl geçti ve milyarlarca da insan. İlk insan Hz. Adem’in dünyaya ayak basmasından daha önce, Cennet’teki yaşamından itibaren insan garip davranışlar sergilemiş ve bugüne kadar sirayet eden “anlaşılmaz” damgası ile damgalanmıştır.

Bugün kendimize ya da çevremize ya da dünyanın ahvaline bakarak biz de bu etiketin ne kadar doğru olduğunu görebiliriz. Zaaflarla yaratılan insan, sık sık kendi iyiliği için doğru olanı yapmayı beceremez. Bu durumu da hür irade, tercih diye ifade ederek kendince sonucu kabullenmeyi kolaylaştırma çabasına girer. Zeta da insan olmanın tüm özelliklerini gösterir.

Çocukluğunda kendi iradesi dışında çizilmiş bir hayatı yaşamak zorunda kalmışken, gün gelir seçimlerini yapacak kudrete erişir. Ama o imkansız bir “aşk” uğruna hayatıyla, rahatıyla, canıyla oynar. Sürekli, ateşin etrafında uçuşan pervaneler gibi hareket eder. Sonucunu bile bile böyle davranmaktan vazgeçmez. Oysa hayat karşısına birçok defalar “insan” gibi yaşama fırsatları çıkarmıştır. Acılarla dolu bir çocukluktan sonra karşısına çıkan bu fırsatlar belki yaralarını bir nebze olsun saracaktır. Ama o ne yapar; yarasına yara ekleme pahasına, aşkının ardına düşer.

Kitabın konusuyla ile ilgili çok şey söylemek istemiyorum, zira bazı şeyleri okuyucunun kendisinin keşfetmesi gerektiğine inanıyorum. Şu bilinsin ki, bu eseri okurken Hunlar ve Attila hakkında da çok şey okuyacaksınız. Hunların gelenekleri, yaşamları, kültürleri ilginizi çekiyorsa tam size göre bir eser “Anlaşılmayan İnsan”.

Eserde Attila’nın Bizans üzerine yaptığı sefer de anlatılmıştır. Bu seferde Attila’ya katılmak için gelen kabileler ile ilgili bilgilerin verildiği sayfalarda, adeta bir Game of Thrones sahnesi seyrettiğimi hissettim. Bakalım sizler okuyunca benimle aynı kanaatte mi olacaksınız. Keyifli okumalar.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.