2015 Yılı Alman Gençlik Edebiyatı’nın En İyi Romanı

10 Üslup
8 Akıcılık
7 Kapak
8 Fiyat
8.3
Burcu Yılmazcan diğer yazısı

Masalın sonuna geldiğimizde, şimdi bildiğimizden daha fazlasını biliyor olacağız.

Çocukluğumuzun büyük bir parçası masallar, hayal dünyası ile tanışmanın ilk şekli belki de. Yetişkinliğinde bile masallardan vazgeçemeyenlerimiz var. Özellikle masallara hâlâ bağlı olanların daha da seveceği bir kitap Karda Birdoksan.

Susan Kreller’in bol ödüllü gençlik romanı Karda Birdoksan modern bir Andersen, “Karlar Kraliçesi” masalı. Birlikte büyümüş iki arkadaş Adrian ve Stella, tıpkı Kay ve Gerda gibi. Bu uzun süreli arkadaşlık, Adrian’ın Stella’ya olan aşkını keşfetmesi ve Stella’nın mahallelerine yeni taşınan Gürcü genç Dato’ya aşkını fark etmesi ile sarsıntılı bir döneme giriyor. Hikâyemiz de tam burada başlıyor.

“Ağlamak yok, öylece kalmak var sadece. Ölmüş gibi yerde yatmak, fazlasıyla ince halıyı ve her yerden gelen soğuğu hissetmek, belki mırıldanmak, kısacık ama, belki titremek ve lanet etmek, sondan önceki güçle ayağa kalmak ve son güçle bütün mobilyaları parçalamak, ama ağlamaksızın, duyuyor musun, hiçbir şekilde asla ağlamamak.”

Susan Kreller’in anlatımına bakıldığında, kitaptaki tüm sözcükler, Adrian’ın günden güne buz kaplayan acısını yüreğinizde hissettirmek için birlik oluyormuş gibi. Kreller’ın güçlü betimlemelerle, metaforlarla bezediği duru ve sakin anlatımı, Adrian’ın sessiz çığlığına ses oluyor. Bu anlatım, kitabın en sert ve coşkulu yerlerinde daha da sakinleşiyor. Adrian’ın acısının derinliğini, karanlığını ve soğukluğunu, tam da bu tezatlık sayesinde anlıyoruz. Sanki yazar, sözcüklerinin içine çeşit çeşit duygular saklamış gibi. O sözcükleri okurken, kendinizi o duygu yoğunluğunun içinde buluveriyorsunuz birden.

Karda Bir DoksanBu kitabı özel kılan tek şey, çoşkun duygusu ile tezat düşen sakin anlatımı değil tabii ki. İlk aşk, arkadaşlık, komşuluk gibi temaların yanı sıra, göçmenlik temasının da hayatın içinde tüm doğallığıyla işleniyor oluşu, kitaba muazzam bir konu çeşitliliği katıyor.

Adrian’ın, mahallerine yeni taşınan Gürcü aileyi her ziyaretinde bambaşka bir dünyanın içine giriyoruz. Göçmen olmanın, başka bir ülkede yaşamak zorunda olmanın, zorluklarını ve yurdunu özlemenin ne demek olduğunu Tamar’dan dinliyoruz. Kitabın öne çıkan karakterlerinden Gürcü anne Tamar, etraftaki tüm olumsuz koşullara rağmen, dayanışma kavramının özellikle göçmenler için ne ifade ettiğini, sığınılacak en sağlam liman olabileceğini sıcak ve samimi örneklerle gösteriyor bize.

Tüm bunların yanı sıra, Kreller’ın karakterlerine atfettiği özellikler de çok önemli. Mesela, ana karakterimiz Adrian’ın sıradışı boyu. On dört yaşında olmasına rağmen 1.90 boyunda biri o, hem de kitabın daha başında. Bu durum romana adını verecek kadar önemli bir özelliktir. Belki bu kadar uzun olmasa, yalnız da olmazdı; dolayısıyla, çoşkulu bir çöküşün öyküsünü okuyamazdık, hikâye tümüyle sıradanlaşabilirdi. Kilit karakterlerden bir diğeri ise kuşkusuz Misses Elderly. Adrian’ın sessiz çığlığını duyabilen ve her koşulda, kızarak ve üzerine giderek de olsa, desteğini hissettirdiği yegâne karakter.
Yazarın anlatımı ve sözcükleri kullanımındaki başarısı sayesinde Alman Gençlik Edebiyatı Ödülü’nü alan roman, Luchs ödülüne de layık görüldü. Karda Birdoksan barındırdığı zıtlıklarla anlatıma önem verenlerin, dram ve romantizm severlerin keyifle okuyacağı kitaplardan.

Karda Birdoksan
Susan Kreller
On8 Kitap
Türkçesi: Aylin Gergin
228 Sayfa, 2017

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.